logo

05 Nisan 2026

TÜRK BİRLİĞİ


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

    Değerli okuyucular, 

    Kıymetli dostlarım. 

    Dünyamızın yaşadığı bugünkü belirsizlik, sizi bilmem ama büyük bir insan topluluğunu düşündürüyor, tedirginliğe sevk ediyordur. Olanlardan kendisini sorumlu gören, sorgulayan, belki de yapabilecek bir şeyler düşünen liderlik pozisyonunda olanlar vardır. 

    Size sorayım Var mıdır?

    Nasıl düşünüyorsunuz,

    Neler tahmin ediyorsunuz? 

     Hürmüz boğazı sıkıntısı ve yansıması, enerji problemleri, bir çok ülke ekonomilerini sarsmaya, tedirgin etmeye başladı. 

    Şimdi de, Yemen devleti İran ile dostluğunu ifade ederek, İran’ın yanında savaşa dahil olmuş. Kızıl denize girişin ağzı olan “Bab el Mandeb” boğazını ticari gemi geçişlerine kapatmış ve Avrupa’ya kısa yol Süveyş kanalını atıl duruma düşürmüş. Önümüzdeki gelecekte biz dahil, her ülke ticari ve ekonomik olarak bundan ciddi zarar görecektir. Yaşayacağız.   

     Şuana kadar benim anladığım kadarıyla, güç birliği olduğu varsayılan BM (Birleşmiş Devletler), NATO (Kuzey Atlantik antlaşması örgütü), EU (Avrupa birliği), OPEC (Petrol ihraç eden ülkeler Örgütü) v.s gibi mevcut kurumların her biri tamamen çıkar birlikteliği olmuş. Ortak amaçlar ikinci, üçüncü pozisyona evrilmiştir. Bu yüzden Türk dünyası geç kalmadan, behemahal titremeli, ayılmalı, kendine gelmelidir. Aynı soydan, aynı kandan, aynı kültür ve ananeden oluşan devletler birlik, beraberlik içinde bir araya gelerek ortak bir çatı altında bütünleşme iradesi oluşturmalıdırlar. Bu ideoloji 19. yüzyılda Fin dilbilimci ve tarihçi Matthias Alexander Castrén tarafından Ural-Altay kavimlerinin birliğini sağlamak amacıyla atılmıştır. Macarlar, Finler ve Türkler gibi Ural-Altay halklarının birliğini savunan bu ideoloji, zamanla tüm Türk topluluklarının birleşmesini hedefleyen bir siyasi görüşe dönüşmüştür. 

     Osmanlı’da Türkçülük akımı içerisinde; Ziya Gökalp, İsmail Gaspıralı ve Enver Paşa gibi isimler bu fikri yayan önemli, önder şahsiyetlerdir. Bütün bunlar maalesef düşünceden ileriye götürülüp gerçekleştirilememiştir. Hayal edin orta Asyadan çıkıp, Avrasya genelinde yayılmış olan bu millet, aynı çatı altında bir araya gelmiş olsa. Üç yüz milyonluk aynı dil kökenine sahip, gelişmiş genç insanının ekonomik gücü, üretim arzı, savunma refleksi güçlü, verimli toprak büyüklüğü ile halkına refah içinde yaşam sürdürülebilir.

    Dünyanın en mutlu halkı olan, Finlandiya da bu çatının altında yer bulacaktır. Macaristan’da Macarlar, Gagavuzya, Moldova Avrupa’daki yerleşik soydaş Ülkelerdir. Yukarıdaki haritada Hun Türkleri, Doğu Türkistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Asya’daki kardeş ülkeler olarak ortak ülkelerdir. Tataristan, Yakutistan, Başkurtistan, Tuva cumhuriyeti, Hakasya cumhuriyeti, Altay cumhuriyeti gibi Rusya’nın altında olan kardeş özerk federe devletlerdir. İsimlerini bilemediğim başka oluşumlarda olabilir. (İleride işleyeceğim bir konu) Sanıyorum bende olduğu gibi, TÜRK BİRLİĞİ düşüncesi sizde de ayrı duygular oluşturmuştur. 

      Hayali bile heyecan verici stratejik, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel bir güç birliğidir. VAKTİ GELDİ demek gerekir

     Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin, ikinci yüzyılında Önder ve lider bir devlet olarak başı çekmesi şarttır. 

   Gününüz neşeli, verimli geçsin.  

     Sağlıcakla kalın, mutlu olun.

Share
1370 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...