Son Dakika


Sevgili okurlarım;
Ben, köşe yazılarımı her hangi bir kişi veya insan topluluğu mutlu olsunlar diye yazmıyorum. Kuran ilminin ışığında, bilimsel olguları baz alarak yazıyorum. Bu girişten sonra yazacağım konuya geçeyim.
Yaptığı vahşice katliamlarından dolayı, İsrail devletine büyük öfke duyuyorum, yaptıklarını hiç bir nedenden dolayı mazur görmek mümkün değil. Ama, her şeye rağmen İsrail’i bu kadar agresif yapan nedeni, bilince çıkarmak zorunlu bir görev olarak önümüzde duruyor.
Orta ve yakın doğudan Kafkasya’ya kadar olan topraklarda yaşayan insan toplumları, kendi hissi konumları ile nesnel gerçekler arasında uyum kurup, ona göre davranmadıkları için maddi ve manevi olarak büyük acılar çekiyorlar. Bildiğiniz gibi, insan hafsalasının kabul edemeyeceği barbarlıklara şahitlik ediyoruz. Bu garabetin sorumlusu, bir kişi veya topluluk değildir, bu topraklarda yaşayan halklar olarak hepimiz suçluyuz.
Bu bağlamda, İsrail’i saldırgan yapan olguları ortaya koymaya gayret edeceğim.
Söz konusu ettiğim coğrafyada hakim iki mezhep var.
Sunniler ve Şialar.
Üç tanede millet var.
Araplar, Türkler ve Farslar. Bunlar dışında kalan dini ve milli gurupların, bahse geçen topraklarda her hangi bir egemenliği yoktur. İsrail’i şimdilik bir kenarda tutarak devam edeyim.
Irak’ta, Kürtlere Araplar tarafından Halepçe de katliam yapıldı mı, yapıldı. Şengal de Ezidilere katliam yapıldı mı, yapıldı. Suriye de selefi Sunniler tarafından Alevilere katliam yapılıyor mu, yapılıyor. Durzilere katliam yapılıyor mu, yapılıyor.
Yapılan bütün bu katliamların, bölgede yaşayan halkların menfaatleriyle uzaktan yakından en ufak bir alakası yok.
Ayrıca nesnel durumla da ilgisi yok.
Bu bağlamda, tekrar dönelim İsrail’in agresifligine. Yüz milyonlarca nüfusa sahip müslüman devletler tarafından kuşatılmış olan İsrail, 8 milyon nüfusu olan küçücük bir devlet. Ayrıca, komşu ülkelerin halkları İsrail’e çok büyük bir düşmanlık duygusu besliyorlar. Yani, soykırıma varacak düzeyde din, mezhep ve ırk çatışmalarının olduğu bir ortamda İsrail göstereceği ufak bir zafiyet sonunun geleceği varsayımıyla davranıyor. Zira azınlıkların çoğunluklar tarafından her gün katliama uğramalarına şahitlik yapılıyor .
Akıl ve bilim dışı uydurma fikirlerle, sürekli insanların beyinlerine sapık şeyler sokarak, vahşice kan akıtan cinayet çeteleri kurulmuş, üstelik bu katil sürelerinin medya destekçileri var. Burada İsrail konusunu kapatıyorum, yorumu size bırakıyorum. Sayın Erdoğan, Türk, Kürt, Arap birliğinden ve kardeşliğinden dem vuruyor. Vallahi ben şahsen sizi anlayamıyorum, birleşince ne yapacaksınız insanların eşit ve özgürce barış içinde yaşayacağı adalet düzenimi kuracaksınız, ırk, din, mezhep maskesi takarak zulüm yapan zalimlerin zulmüne son mu vereceksiniz, katillere devlet kurdurtmak için mi Suriye devletini yıktınız.
Anlayacağınız, Türk’e, kürt’e, Araba ve ırkı dini mezhebi ne olursa olsun bu topraklarda yaşayan bütün insanlara adalet lazım, eşitlik lazım, barış lazım, huzur lazım başkada hiç bir şey lazım değil, mesele bu kadar basit.
BENZER HABERLER