logo

Başarısızlığı, Başarı gibi Göstermek…

rmzn
Cumhuriyet Halk Partisi Kestel ilçe Örgütü, geçtiğimiz hafta genişletilmiş üye toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantıda; daha çok özeleştiri yapılmaktansa, savunma yapılması akıllarda kaldı.
İlçemizde %13 bir oy kaybı yaşamış olan partinin ilçe başkanı, il başkanı ve Milletvekilinin biz başarılıyız demesi, partilileri de şaşkına uğrattı.
CHP’de başarı, meclis üyesi eksildikçe ölçülüyor demek ki…!
Gaz alma niteliğinde gerçekleşen üye toplantısına, ilginin de beklenenden az olduğu vurgulandı.
Eleştirilmeye tahammülün olmadığı bu üye toplantısıyla, bir kez daha pekişti.
Adında; Halk olmasına rağmen, halktan gittikçe uzaklaşan, benciliğin tavan yaptığı, riyakarlığın ise su yüzüne çıktığı ilçe teşkilatında, yaşanan bu başarısızlığı, başarıymış gibi lanse etmeye çalışılması, üyelere bunu dayatır hale getirilmesine anlam veremeyen CHP üyesi Hatice Doğan, İlçe başkanını istifaya davet etti.
Başarının meclis üyesi sayısının 7 den 4’e inmekte değil, Mudanya gibi seçimi kazanmaktan geçtiğine değinen CHP’liler, İlçe başkanının istifa etmesi gerçeğinde birleştiler.
Yönetimde yaşanan o kadar istifaya rağmen, ilçe teşkilatının görevden düşmemesine de anlam veremeyen partililer, bazı CHP’li yönetim kurulu üyelerinin istifa dilekçesinin cebinde gezdiğini, bugün yarın istifaların yaşanacağı söyleniyor.
Peki, kim bu cebinde istifa dilekçesi ile dolaşan yönetim kurulu üyesi…
Ve ya neden istifasını vermiyor. ?
Bu istifa sonrası ilçe yönetiminin düşeceği, CHP kulislerinde konuşuluyor. Dilekçesi cebinde dolaşan bu meclis üyesi ise, “az kaldı” diyerek, en kısa zamanda istifa edeceğinin sinyallerini verdi.
MECLİS ÜYESİ HALEN KAYIP
Cumhuriyet Halk Partisinden Kestel Belediye Meclis üyesi olan ve sırra kadem basan Neşe ŞEN’e halen ulaşılamıyor.
Seçimlerden sonra yapılan ilk meclis toplantısına da katılmayan, fakat partisi tarafından istifaya zorlanan bu kayıp meclis üyesinin önümüzdeki meclis toplantısına katılıp, katılmayacağını CHP’liler bile bilmiyor.
CHP’li yöneticilerle konuyu konuştuğumda, “Ben yönetim kurulu üyesi olmama rağmen, kendisiyle halen tanışamadık. Bu ay meclis toplantısına katılır mı bende bilmiyorum” demekteler.
Yanlışlar zincirinin halkalarını oluştururken, aynı zamanda insanlar üzerinden dedikodu yapıp, kırıcı olan, yönetici vasfındaki CHP’lilerin yaşananlar sonrasında, “Biz nerde yanlış yaptık” isimli parçayı sık sık dinler hale gelmişler….
Daha öncede konuyu gündeme getirmiştik…
Kayıp meclis üyesini bulana, eski meclis üyeleri ödül bile vereceklerini konuşuyorlardı aralarında…
Ödül devam eder mi bilmiyorum…
Ama, meclis üyesi halen kayıp…

BÜYÜK ACI…
Kim verecek bunun hesabını…
Kim verecek 245 işçinin hayatını geri..
245 işçinin ve ailelerinin kaybolup giden umutlarını nasıl görmezden gelebiliriz…
Hangi siyasi çıkar, bunun altından nemalanmaya çalışacak…
Hangi sermayenin bunu örtbas etmeye parası yetecek…
Kim verecek bu hesabı…
Evet, Soma’dan bahsediyorum.
Manisa’nın Soma ilçesindeki maden ocağında geçtiğimiz gün meydana gelen acı olayda, hayatlarının kaybeden 245 canımız, bizleri yasa boğdu.
İhmalkarlığın yaşandığı, CHP’lilerin verdiği soru önergesinin red edildiği, bu maden ocağında yitip giden 245 canın hesabını kim verecek..
Türkiye bir cinayet mahalli haline gelmiştir
Katliamın sorumlusu patronların kâr hırsıdır
Maden sektörü devletleştirilmeli, bilim insanlarının ve işçi örgütlerinin tam yetkili denetimine açılmalıdır
Soma’da maden işçilerinin, patronların azami kâr arayışının kurbanı oldukları bellidir. Ülkemiz, tüm sektörlerde sürüp giden bir cinayetler zincirine sahne olmaktadır.
Soma madenlerinin güvenlik sorunlarının daha önce Meclise kadar gelmiş olmasına ve hükümet tarafından üstünün örtülmesine şaşıran var mı?
Bu madende bilimsel ve teknik olarak gerekli tüm iş kurallarının ihlal edilmiş olması istisna mı?
Ya olayın nasıl gerçekleştiği, madende durumun ne olduğu, kaç işçinin yaşamını yitirdiği bilgilerinin yetkililer tarafından aptalca bir inatla gün boyu saklanmaya çalışılması?
Peki söz konusu madenin bir özel işletme olmasına ne dersiniz?
Yurttaşlar, İşçi kardeşler,
İnsanlarımız katledilirken “bu ülkede insan hayatına değer verilmiyor” deyip geçemeyiz. Paranın, cehaletin, vurdumduymazlığın insan hayatına saldırısının karşısında ayağa kalkmalıyız..
Aksi halde, ağlamaya, ağıtlar yakmaya devam edeceğiz.

Share
124 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?