Son Dakika


Sevgili okurlarım; Bir sorunu çözmek istiyorsak, o sorunun ortaya çıkmasına vesile olan asıl kaynağına inmek zorundayız. Aksi takdirde sorunu çözeceğimizi zannederken boşuna enerji tüketmiş oluruz. Çağımızda, Türkiye de ve Dünyada hepimizi bunaltan ekonomik ve sosyal krizlerin asıl kaynağı, finans kapitalizmin emperyalist faşist düzenidir. Yani geri kalmış ülkelerin halklarının adım adım felakete sürüklenmesinin tek sorumlusu finans kapitalizm emperyalizmidir. Zira her şeyin sebebi tarihi sürecini tamamladığı için, her gün biraz daha çürüyen, bu düzenin yok oluş sancılarının faturasını uydu devletlerin egemen olduğu geri kalmış ülkelerin halkları ödüyor.
Daha açık bir ifadeyle konuya açıklık getirelim.
Dünyadaki ekonomik ve sosyal bunalımların, dolayısıyla bu bunalımların neticesinde devam eden savaşların sorumlusu sonu yaklaştıkça vahsileşen finans kapitalizmdir .Yani ölümü yaklaştıkça daha çok yakıp yıkacak dünyayı kan gölüne çevirecektir. Elbette ki bu hep böyle devam etmeyecek, insanlık bu sömürücü katilleri sistemiyle beraber tarihin çöp sepetine gönderecek, halklar ve insanlar arasında adaletin egemen olduğu, eşitlik ve barış düzeni kurulacak.
Bizim yapacağımız tek şey var. Finans kapitalizme odaklanmaktır, bu sistemin ölümünü hızlandıracak bir ideolojik, teorik ve pratik örgütlenme oluşturmaktır. Bunu yaparken en dikkat edilecek husus bildiğimiz gibi, finans kapitalizm uydu devletler ve daha bir sürü aparatlarıyla, dünyanın bütün toplumlarına sirayet etmiştir. Bu anlamda, bütün kötülüklerini meşru gösterecek envai türlü hileler yapılıyor.
Dolayısıyla, gayrı finans kapitalizmin yerel ve global siyasi kadrolarının hile ve yalanlarına inanmayalım. Çünkü onlar bu zalim düzenin, Zulüm ve sömürünün devamı için çalışıyorlar. Yapacağımız şey öndeki belediye seçimlerine bu perspektifle bakmaktır.
Proje diyecekler, bilmem ne diyecekler, anlayacağınız işkembeyi kübradan bol bol atacaklar. İnanın hepsinin söylediklerinin %90’ı yalandan ibarettir. Türkiye de sistem bir bütündür, yerel ve genel bütün kurumlar Türkiye Cumhuriyeti devletine bağlıdır. Kurumların sağlıklı işlemesi için ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin olamaması lazım.
Şu anda devlet toplumun hiç bir talebini karşılayamadığı için görevini yapamaz konumdadır. İster istemez toplum her gün artarak büyüyen, sefalet ve haksızlıkla karşı karşıya kaldığı için toplumsal kriz daha çok derinleşiyor .
Bu konuda son söz olarak söyleyeceğim şudur.
Kurtulmak için asıl hedefe odaklanalım.
BENZER HABERLER