Son Dakika


Mehmet ismi Anadolu insanın lisanında Muhammet isminin Türkçe okunuş şekli. Mehmetçik derken de ‘’Küçük ve Sevgi veren Muhammed’’ anlamına geliyor. Türkiye’deki anaların niceleri evlatlarını askere yollarken oğlum asker oldu Mehmetçik oldu diye iftihar eder. Yani Küçük Muhammet oldu sancağının koruyucusu oldu bir manevi ruh ile asker edilirdi evlatlar. Kınalar yakılır, ağıtlar söylenir, bayraklar dikilir, İstiklal Marşı okunur, birlik beraberlik olunurdu. Kültürümüze ve manevi dünyamıza eklenmiştir. Buda bizde ordu-millet kavramını güçlendirdi, millet ordu oldu. Mehmetçik, Türk milletinin tarihi mücadelesinde ün kazandığı nice unvanlardandır. Onun içindir ki siyaset üstüdür devletin refleks organıdır. Çanakkale şehitler diyarına giden bölücü siyasetçiler Mehmetçiğe(Türk askerine) katil, soykırımcı demek ise gayri ahlakıdır. Mehmetçiğin gölgesinde nöbet tutuğu Türk Bayrağına devletin namusuna el uzatıp indirenler tarihin en kötü yerindedir. Gelin tarihi anekdotlara ile göz atalım ordumuzun tarih serüvenine siz değerlendirin;
Türk Ordusu kuruluşu M.Ö.220 de Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıkışı ile kurduğu özel askeri 10’luk sistemi ile başlar. Emir komutaya mutlak itaat ile bağlı birlikler oluşturur. Bugün dünyadaki bütün devletler ordularını hale bu sisteme göre hareket ettirir. Bu güçlü askerlik sistemi ile bütün Asya’daki göçebe, köylü halkları tek tuğ(bayrak) ve devlet çatısı altında toplayıp Turan Birliğini sağlamıştır. Dünya tarihine yön verecek askeri teknik ve teknolojilerimizde olmuştur.
Sakalar/İskitler bugün ki Kazakistan bölgesinde atı evcilleştirmişler savaşa dahil edilmiş Tomris Hatun önderliğinde İranı/Persleri dize getirmişlerdir, Atilla Han önderliğindeki Hunlar, at nalı icadı ile Avrupa’ya sürekli akınlar yapılmış ve Batı Roma zayıflatılmıştır. Metehan ıslıklı oku ile Çin ordularına üstünlük sağlamış, Kurt kapanı ve Hilal taktığı ile nice kendinden fazla olan orduları yok etmişlerdir. Avarlar üzengi ile at üstünde ok atarak savaş sanatını geliştirmişler. Oğuzlar ise dünyanın en iyi ok ve yayını, hatta kılıçlarını üretmişlerdir. Bugün Topkapı Sarayında kutsal emanetler bölümünde Hz.Osman’nın kılıcında Kayı amblemi vardır. İlk çağlarda ise, Türk askeri Çeri olarak sonrada Osmanlıda Bektaşi/Alevi Ocağında pişerek Yeniçeri olacaktır. Korkusuz Börü/Böri askeri birlikleri kurmuşlardır. Göktürk Kağanlığı 627 yılında bu özel birlik ruhu ile Kürşad ve Kırk Çerisi ile Çin sarayını basıp binlerce Çinli koruma askerini öldürüp zulüm ve tutsaklığından kurtulup özgürlük ateşini yakmışlardır.
Türkler Alp unvanı kullanımını ise; Sakarlardan AlpEr Tunga’dan başlar, Hunlar, Göktürkler ve Uygurlar kullanmıştır. Alplik ; Yiğitliğin, cesaretin ve kahramanlığın karşılığı olan “Alp” terimini unvan olarak hükümdar ve milletin içinden gelen yiğit savaşçılar alıp kullanmaktaydılar. Alplik Türk devletlerinin kuruluşunda ve yükselişinde muazzam bir güç olarak ortaya çıkmıştır.
Türkler Karahanlılar ile İslamiyetle şereflenmesi ile birlikte, sonra Gaznelilerle Alplık makamı AlpErenler olmuştur. AlpEren ; Ali gibi Allah ve millet içün savaşan yiğit, bilge alim, gönül dostu ve Allah dostudur. Selçuklularda ise 1071de Sultan AlpAslan 50binlik ordusu ile 200bin Bizans ordusunu bu ruh ile yok etmiştir. Anadolu da 1000 yıldan fazla sürecek kardeşlik adımı atmıştır.
Yüzyıllarda geçse Anadolu da evlatlarımıza bu kahramanlık isimlerini verdik halada veriyoruz. ‘’Alp Arslan, Alp Eren, Alp Bilge Kağan, Alp Er Han, Alp İlig, Alp Er Tunga, Alp KaraHan, Alp Tuğrul Tigin, Alp Gâzi, Alp Laçin, Alp Sungur, Alp Argun, Alp Melik, Alp Tigin, Saltuk Alp, Alp Aygut, Arçun Alp” gibi isimler bunlardan bazılarıdır. ‘’İYİ ki Varsınız ALP-ERENLER’’
Karahanlılar OrtaAsya’ya İslamı yaydı, Gazneliler Hindistana 17 sefer düzenlediği için Türk ordusu dini doğru anlatan yayan unvanı aldı. BabürŞahlar ile ‘’zahirüddin’’; dini açıkça yaşayan, Harzemşahlar ile ‘kutbuttin’;dinin önde geleni kişisi, Büyük Selçuklular Devleti, Tuğrul Bey ile Türk ordusu Çift Başlı Kartal simgesi Doğunun ve Batının ordusu unvanını aldı. Ayrıca Abbasi Halifesinı Fatimilerden kurtardıktan sonra kehfü’l-müslimin (Müslümanların mazlumların sınağı) ve rüknüddin (dinin direği) ile Müslümanların ve halifenin koruyucusu ve İslamın adelet kılınçı olduk. Sultan Alpaslan ve Osman Gazi ile Ebu’l Fetih ile Ebül Gazi unvanları ile gaza edip feth eden kutlu ordu olduk. Selahattin Eyyübinin kurduğu Turan-İslam ordusu Harçlıları defalarca imha etmiştir. Kılıçaslan ona yardım etmiştir.
Osmanlı tarihi ile Gazi unvanı eklenmiştir. Yani Allah yolunda Gaza eden hak dinini yayan ordu. Osman Gazi ve Orhan Gazi ‘Seyfettin’;dinin kılıcı, ‘sücaeddin’;dinin yiğitleri unvanı aldı. Bu ruh ile Bursa, İstanbul ,Balkanlar,Anadolu feth ile fütuhat edilmiştir. Osmanlıda Türk askeri Akıncı birlikleri ile Balkanları Türkleştirdi. 800 Akıncı Çirmen Savaşında(1364) 70bin Sırplı orduyu bozğuna uğrattı. Sırpsındğı, Kosava,Niğbolu savaşları ile Harçlıları durdurduk. Fatih Sultan Mehmet Han ile İstanbulu fetih edip Kutlu Nebinin övgüsüne mazhar oldu Türk ordusu.
Sonra Anadolu da Türk Birliği sağlanarak. Güçlü ordu sayesinde Marmara, Karadeniz, Akdeniz Türk deniz gölü haline geldi. Adriyatik Denizinden Hazar Denizine, oradan Kızıldenizden Basra Denize uzanan bir güç olduk.
Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme devri ile birlikte etkinliğini yitiren Yeniçeri Ocağı, 15 Haziran 1826’da başlayan Yeniçeri Ayaklanmasının bastırılmasını birlikte kaldırılmıştır. Bu ordunun yerine “Asakiri Mansure-i Muhammediye”(Muhammedin Müzaffer Askerleri) adı ile yeni bir ordu kurulmuştur. Bu gücün temelini “kol” adı verilen taburlar oluşturmuştur. Yine bu teşkilat devresinde; 1834 yılında orduya komuta edecek subayları yetiştirmek amacıyla, “Mekteb-i Harbiye-i Şahane” adıyla Kara Harp Okulu açılmıştır.
Tanzimat Fermanı’ndan 4 yıl sonra, 1843’te, yeni bir düzenlemeye gidilerek beş yıllık hizmet süresine tabi personelle oluşturulan beş ordu kurulmuş ve 1848 yılında yapılan bir değişiklikle ordu sayısı altıya çıkarılmıştır. Mekteb-i Fünun-u Harbiye-i Şahane olarak adlandırılan Harp Akademisi, 20 Temmuz 1848 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Diğer yandan, bu dönemde askerî okullar da çoğaltılmış ve lise seviyesinde askerî okullar; 1845 yılında İstanbul ve Bursa’da, 1846 yılında Edirne ve Manastır’da, 1847 yılında Şam’da, 1872 yılında Erzurum’da ve 1875 yılında Bağdat’ta açılmıştır. Bunlar, Harp Okulunun öğrenci kaynağını teşkil etmiştir. Trablusgarp ve Balkan Savaşları nedeniyle ordudaki gelişmeler sekteye uğramıştır.
1. Cihan Harbinde güçsüz denilen zaman Türk ordusu, millet ile birlikte sarsılmaz bir iman ve vatan, bayrak aşkı ile 9 cephede birden savaştı. Çanakkale Mahşer Savaşında metrekareye 6000 mermi düştüğü Çanakkale’de Anadoludan binlerce vatan evlatı şehit olmuştur. Milli şairin milletimizin ve ordumuzun kahramanlığını şu dizelerle açıklar ;
Ey, bu topraklar ve bayrak için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Yine Sarıkamış’ta, Yemende, Suriye Filistinde, Küt’ül Amarede, Sinada, Bakü-Tifliste, Balkanlarda son ana kadar savaştık sancağımızı düşürmedik. Nice şehitler millet olmamızda şahitlik etmiştir. Türk ordusu, Çöl Kaplanı lakabı ile bilinen Fahrettin Paşa öncülüğünde 2 yıl 7 ay Medineyi Müdafaa etmiştir. Peygambere duyduğu sevgiyi bırakmamak için aç, susuz, yıllarca çekirge yiyerek son mermi, son asker ve kana kadar kutlu ordu, Kutlu Nebinin mezarını, Mücahirlere kucak açan Medineyi korumuşlardır. Teğmen İdris Sabih dizelerinde o günü söyle anlatır;
Yapamaz Ertuğrul evlâdı sensiz,
Can verir, cânânı veremez Türkler.
Ebedi hadim’ül haremeyniniz,
Ölsek de Ravza’nı rûhumuz bekler…
Cihan Harbi bitmiş ama emperyalist batı Osmanlıyı parçalayıp Anadoluyu yutmayı hedeflemiş İngilizler İstanbulu, Marmara, Batı Karadenizi işgal etmiş, Fransızlar Güney Anadoluyu, İtalyanlar Akdeniz hattını, Yunanlar Egeden İç Anadoluyu, Doğu Rusya,Ermenistan işgal etmişlerdir. Türk ordusu dağıtılmış , silahları toplanmış, rütbeler sökülmüş, cephanelere el konulmuş. Anadolu bir fiil işgal altında bu manzara karşısında Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları sancağımızı kaldırıp Türk milletini yeniden bir araya sarsılmaz bir iman ile araya getirip 7 düvel ile savaşıp Kurtuluş mücadelesi vermişlerdir. Emperyalizme, manda ve himayeye karşı verilen bu İstiklal mücadelesi Anadoluda tekrar kardeşliğimizin nişanesi olmuştur. 1071 Malazgirtten- 1921 Sakaryaya kadar Anadolu da kardeşliğimiz Ayyıldız sancağı altında Türk ordusu kimliği ve milleti bilinci ile olgunlaştık. 26 Ağustos 1922 Büyük Taaruz savaşında ise Üsküplü Yahya Kemal Beyatlı Türk ordusu içim şu duayı eder;
Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.
Yine o dönemde Diyarbakırlı Ziya Gökalp milleti ve ordusu için şu dizeleri dile getirmiştir;
Yolumuz gaza, sonu şehâdet,
Dinimiz ister sıdk ile hizmet,
Anamız vatan, babamız millet,
Vatanı ma’mur eyle Yârabbi!
Milleti mesrur eyle Yârabbi!
1951 yılında Kore Savaşında, 1974 Kıbrıs Harekatında, 1994 Bosnada, 1999 Kosavoda, 2005 Afganistan barışın güvercini, güvenlik ve aşayişi temin etmiştir. 2. Karabağ Hareketine desteği ile 30 yıllık işgal son bulmuştur. Türk Bayrağı altında Türk Silahlı Kuvvetleri hem ülke içi hem de komşu ülkeler ve mazlum coğrafyalarda bir umut ve nefestir.
1000 yıldır şahitliğini yaptığımız şehitlerimizin kanının rengini almış, karanlıkları Ayyıldız ile aydınlatmış Türk Bayağına devletin, milletin tam bağımsızlık, özgürlük, demokrasi ve namusuna el uzatılamaz. Rahmetli Başbuğunda dediği gibi; ‘’Her Türk vatandaşı birer Türk Bayrağıdır. Bayrağı kirletmeyin, yere düşürmeyin…’’
Peygambere, ecdatlarımıza verdiğimiz sözleri tekrar hatırlama zamanıdır. Çember giderek daralmaktadır. Benim tarihi önerim dem partli veya başka partiden Kürt kardeşlerimiz başta olmak üzere Türkiye’deki bütün etnik, mezhepsel ayrım olmadan Malazgirtten-Sakaryaya verdimiz sözleri şühedanın kabri başında Türk bayrakları elinde tekrar etmesi sırtını Türk ordusuna yaşlayıp , Fatiha okumaktır. Yine Türkiye merkezli bir yapı ile bu sarsılmaz iman, inanç, idealizmi ile Kıbrıstaki, Azerbeycandaki kardeşlerimiz ile Ortadoğuda, Ukraynada, Ege ve Akdenizde üzerimize oynanan oyunları bitirip barış kardeşliğimizi taçlandırabiliriz. Nihai son sözü devleti ve milletti ile bölünmez bütün olan Türk silahlı kuvvetler öncülüğünde Yüce Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti verecektir.
Vesselam.
“HEPİMİZ MEHMETİZ, MEHMETÇİĞİZ…HEPİMİZ TÜRK BAYRAĞIYIZ…” için 1 yorum
BENZER HABERLER
Tebrik ederim, emeğine sağlık. Çok kıymetli bir çalışma olmuş 👏