logo

02 Şubat 2026

Ne yapalım


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

Değerli okuyucular
Kadirşinas Dostlar..
Tabii ki herkes ne yapacağını bildiğini zannediyor. Fakat, televizyon ekranlarında izlediğimiz olaylar, sosyal medyada aktarılan görüntüler. Gerçek hayatta yaşanan bir çok olay toplumsal cinnet yaşıyoruz dedirtiyor.
Sizce haksız mıyım. ?
Sosyal, psikolojik travma yaşadığımız bir zamandayız sanıyorum. Farkındaysanız hırsızlık, soygun vakaları artıyor. Uyuşturucu ile ilgili büyük bir şekilde güvenlik güçlerimiz mücadele ediyor. Çocuklar suça itiliyor. Trafikte her türlü olay yaşanıyor. Toplum ekonomik ezilmişlik altında perişan. Eğitimli gençlerimizi işsiz. Yığınla problemler milletin geleceğini karartmış durumda.
Geliniz kıymetli anlamlı bir kaç veciz sözlerimizi mercek altına alalım isterseniz. Ne deniyor? Nasıl anlıyoruz?
“Bal yutan parmağını yalar” diyerek hırsızlığı meşrulaştırmış, içselleştirmek gafletine düşmüşüz.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” demişiz inanılmaz bir şekilde kamunun malını mülkünü soymayı talan etmeyi normalleştirmişiz. Kul hakkına girmeyi, hırsızlığa başvurmayı hafife almışız.
“Yemeyenin malını yerler” demişiz. Dolandırıcılığı hak gibi göstermeye başlamışız. Böyle bir toplum olduğumuz vakıa gerçek olmuş.
“At binenin Kılıç kullananın” demişiz. Gasbı ve zorbalığı yüceltmişiz. Dolayısıyla hırsızlık arttı, yol kesme ve soygun çoğaldı.
“Kol kırılır yel içinde kalır” denilerek sessiz kalınmış. Zulüm ve tacizin ifşa edilmesini önlemek önemsenmiş. Bu yüzden Gayr-i meşru işler, ilişkiler çoğalmış artmış.
“Söz gümüşse, sükut altındır” diyerek sessiz kalarak, susmayı yalancıya meydan bırakmayı erdem sandık. Ortalık olur olmaz kişiler tarafından darma duman hale getirilirdi. İşler yavaşladı, aksar hale geldi. Liyakatsiz yalaka eller tarafından yönetilir hale geldik.
“Komşuda pişer bize de düşer” diyerek hazırcılığı alışkanlık yaptık. Yakınlarımızdakileri kullanmayı başarı, kazanç olarak gördük.
“Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” demişiz. Menfaatçiliği fırsat bildik.
“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” dedik, yalana sarılmayı öne çektik. Kovalanmayacağız sandık.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedik. Maalesef bencilliği ve bireysel yaşamayı hayat tarzı haline getirdik.
“Üzümünü ye bağını sorma” demişiz. Harama göz yummayı alışkanlık haline getirmişiz.
“Köprüden geçerken Ayıya dayı demeyi” alışkanlık yapmışız. Kurnazlığı ve iki yüzlülüğü akıllılık sanmışız. Toplum neden bozuldu diye merakla soruyoruz. Belli değil mi sizce ???!!
Kötülüğü dil ile süsleyip, geleneğimiz diyerek sahip çıkarak içselleştirmişiz ve kötülük tarzımız olmuş.
Bir milletin kaderini değiştiren şey büyük olaylar değildir. Aksine küçük bahanelerin nesilden nesile aktarılmasıdır. Vicdanı kirleten sözler değişmedikçe, hiçbir bir şey değişmez.
Bunun tek çözümü de herkesin birbirini düzeltmesi değil ( Önder siyasetçi ) birinin kendini düzeltmesiyle olur. Biri düzelir öbürüyle ilişkisinden öbürü düzelir. Öbürünün berikiyle kurduğu ilişkiden beriki de düzelir.
Yani olay inancına, fıtratına uygun yaşamaktır.
Kişi inancına, psikolojine uygun yaşayınca dünya düzelir.
Gününüz neşeli, verimli geçsin.
Sağlıcakla kalın, mutlu olun.

Share
2250 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Son kale İran !

    10 Mart 2026 Yazarlar

    Bölgenin en büyük gücü İran ,bunu biliyorlar ve bilinç le saldırıyorlar .İran parçalanırsa Ortadoğu yıkılır. Dikkat ederseniz bu hamleler genellikle mübarek ramazan ayında cerayan ediyor , ABD'nin amacı haçlı seferlerini mi hortlatmak, Bir dinsel , savaş mı istiyorlar? Kim bilir. Bölgemiz bir kez daha tarihin en kritik sınavlarının birinden geçiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, sadece askeri bir müdahale değil; Ankara’dan Bağdat’a, Körfez’den Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kartların...
  • YİĞİT ve ONURLU İRAN’A SELAM OLSUN!

    09 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Bütün İslam ülkelerinin insan haklarının gaspı konusunda, son derece kötü yönetim biçimleri vardır. Dolayısıyla, bu yönetim biçimlerinin değişmesi zorunlu bir durum arz ediyor. İslam ülkelerinin halkları olarak, kendi ülkelerimizde insan haklarını esas alan adaletli bir düzen kurmadan, şu anda yaşanan kaos ve kargaşayı engellemek mümkün değil. Yapacağımız şey kendi dinamiklerimizi kullanarak, öz gücümüzü esas alıp, insan haklarına dayalı adaletli düzene geçiş yapmaktır, bunun dışındaki seçeneklerin bize...
  • Yakın bölgemiz

    08 Mart 2026 Yazarlar

    Kıymetli okuyucular, Değerli dostlarım. Ocak 2025’te yazmış olduğum, gazetemiz Kestel YÖRE’de yayınlanan “Ortadoğu öngörüsü” başlıklı yazımda Mercidabık savaşını müteakiben Osmanlı hakimiyeti altına alınan Suriye’de bugün yaşananları kendi penceremden gördüklerimle anlatmaya çalıştım. Sykes-Pıcot (Sykes, İngiliz diplomat -Picot Fransız diplomat) antlaşması emperyalist devletler İngiltere ve Fransa tarafından imzalanmıştır. Akabinde güneydoğu Anadolu bölgemiz mutabakat gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. B...
  • BÖYLE BİR DÜNYA YOK

    07 Mart 2026 Yazarlar

    Yeni iç işleri bakanımız adı Mustafa Çiftçi; 1970 Konya Çumra ilçesinde doğmuş, 1995 Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler mezunu, Kaymakam adaylığı ve birçok ilçede kaymakamlık görevi yaptıktan sonra 27. TBMM. Başkanı İsmail Kahraman’ın özel kalem müdürü olmuş, 2007 yılında kamu yönetimi, 2011 de de ilahiyat fakültesini bitirmiş. 2018- 2023 Çorum, 2023- 2026 Erzurum valisi olarak görev yaptıktan sonra 10 Şubat 2026 da İç İşleri Bakanı oldu, sanırım sn. bakanımızı iyi bir şekilde tanıtmış olduk siz okuyucularımıza. Gazeteci Rahmi Turan, köş...