logo

22 Mayıs 2026

Hava kirliliği Kestel’e has değil!


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım.

     Kestel de, sağlığımızı tehdit edecek boyutta hava kirliliği olduğu herkesin malumu, dolayısıyla bu olaya karşı halkta önemli oranda bir tepki var. Ama, bir Allah’ın kulu çıkıp hava kirliliğinin neden bu aşamaya geldiğini  nedenin ne olduğunu izah etmiyor, hal böyle olunca, hepimiz  kızgın bir şekilde kimlere ve nelere olduğunu  bilmeden tepki koyuyoruz.

    Öncelikle bilinmesi gereken konu,  hava kirliliği sadece  Kestel’e has ve  ülkeyi yaşanmaz hale getiren tek sorun değil, günlük hayatta bizi bunaltan işsizlik, hayat pahalılığı, çevre kirliliği, doğal yaşamın talan edilip, tahrip edilmesi, adaletsizlik ve ayakta kalmak için her gün mücadele ettiğimiz yığınla  sorun mevcut. Yani, hepimizi öyle veya böyle, şu veya bu şekilde perişan eden işleyen bir dünya düzeni var. Bu düzen, öyle vahşi bir düzen ki, daha fazla kazanmak için her türlü kötülüğü normalleştirip  ve yapılan zulmü meşrulaştırmak için ona uygun hukuk sistemi oluşturulmuş  ve bu hukuk sisteminin icracısı devletler kurulmuştur.

     Kısacası, bu günün dünyasında gelinen merhalede, insanların nefsi tavan yapmış durumda, kişilerin tek amacı kendilerinin mutlu olmalarıdır, gerisi dünya yansa bile kimsenin umurunda değil.

     Anlayacağınız,  kapitalist emperyalist sistemin birey egoizmi dünyadaki doğal var oluşu yok edecek derecede tehlikeli boyuta geldiği aşikardır.

     Sözün özü; dünyanın var oluşu bütün varlıkların uyum içinde olduğu bir düzende meydana gelmiştir.  Bu anlamda, insanların yapacakları çok basit doğayı bozmayacak şekilde örgütlenme biçimi yapmak. Aslında sorunu çözmek zannettiğimiz kadar zor değil, şu anda hepimiz nefsimize yenilmişiz ve kölesi olmuşuz, yapacağımız şey hem insan olarak, kendi aramızda hem de doğadaki canlı yaşamla entegre olmuş ortak  yaşam kominleri oluşturmak.

     Zira, asıl mutluluk bireysel mutluluk değildir. Asıl mutluluk, hak düzende hakka uygun düzen kurup, öyle yaşamak.

Share
385 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ANLAYAMADIM

    23 Mayıs 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,     Kıymetli dostlarım.     Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız Yollar, köprüler, binalar önemlidir.      Ancak; bir milletin geleceği; yollarıyla, köprüleriyle, binalarıyla değil… Nasıl insan yetiştirdiğiyle anlaşılır.      Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi ekonomi değildir aslında. Ekonomi bir şekilde düzelir. Daha büyük bir meselemiz vardır:  Nasıl bir insan yetiştirdiğimiz… Bu ...
  • Hava kirliliği Kestel’e has değil!

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım.      Kestel de, sağlığımızı tehdit edecek boyutta hava kirliliği olduğu herkesin malumu, dolayısıyla bu olaya karşı halkta önemli oranda bir tepki var. Ama, bir Allah’ın kulu çıkıp hava kirliliğinin neden bu aşamaya geldiğini  nedenin ne olduğunu izah etmiyor, hal böyle olunca, hepimiz  kızgın bir şekilde kimlere ve nelere olduğunu  bilmeden tepki koyuyoruz.     Öncelikle bilinmesi gereken konu,  hava kirliliği sadece  Kestel’e has ve&...
  • RECEP – KEMAL – BAHÇELİ

    22 Mayıs 2026 Yazarlar

    CHP’de 13 yıl Gen. Bşk. lık yapmış başarılı olamazsam giderim demiş geldiğinde, bu süreçte 12 seçim kaybetmiş buna rağmen gitmemiş, kurultayda seçim kaybetmiş ve partisine kurultayda usulsüzlük yapıldı diyerek dava açmış, bunlar yetmemiş gibi bir video yayınlayıp birde kendi hesabından yayınlayan, o zamanda 10 bin civarında yorum vardı altında % 98 i kendisine hakaret içeriyor, partililer yeter düş yakamızdan diyor ama ısrarla devam, tam bir utanç vesikası, insanda gerçekten bir utanma duygusu arlanma olur ve Ak partinin aparatı olmanın dışınd...
  • ZOR GÜNLERDEN GEÇİYORUZ!

    13 Mayıs 2026 Yazarlar

         Tatiller elbette herkese faydalı ve yararlıdır. Yoğun iş stresinden biraz olsun uzaklaşmak, kafayı dinlemek ve zinde bir vücut ile tekrar göreve dönmek için olmazsa olmazlarımızdandır.      Bu yıl Mayıs ayı tatil sevenler için çok güzel geçerken, işverenler bakımından öyle değil.      Kapital sistem, boş yere insan bakmayı sevmediği gibi, çalışmayana ücret vermekte istemez.      O bakımdan tatiller uzadığında, ilk itiraz hep işverenlerden gelir. &n...