logo

ONURLU BİR İSTİFA GEREKİR

Bilindiği ilçemiz 12 Eylül 1980’den beri böylesine heyecanlı bir Anayasa referandumu yaşamamıştır.

Pazar günü, ilçemizin yaklaşık %80’i sandığa giderek kendi düşüncesi ve kendine yakın olan zihniyet çerçevesinde oyunu kullanmıştır.

Gelişmiş toplumlarda olduğu gibi, gelişmiş siyasal anlayışlarda da,başarısız olanlar siyasi ahlak ve etik gereği istifa ederler.
AKP’nin Kestel ilçe başkanından da bu hassasiyeti bekliyoruz.

Yapılan referandum gösterdi ki, AKP Kestel ilçe başkanı Kestel kamuoyunda güvenini yitirmiştir.

Eğer köyler olmasaydı, AKP ülke ve ilçede iktidar olmasına rağmen hezimete uğrardı.

Zaten, 201 oy fark ile merkezde evetçilerin geride kalması bunun en büyük göstergesidir.

Kimileri, “201 oy nedir” diyebilir.

Unutulmasın ki, AKP, Kestel’de seçimleride o kadar bir oy ile kazanmıştır…

AKP’nin bazı yönetim kurulu üyeleri ile görüştüğümde,ilçe başkanının bu despot ve baskıcı tutumunun referandum oylamasına büyük etki sağladığı ve bu yüzden merkezde o kadar destekçileri olmasına rağmen birinci parti çıkamadıkları yönünde. Diğer bir durum ise, İstenmeyen, ilçede kabul görmeyen bir şahsın ilçe başkanı olarak halen bu görevde bulunmasına tepki olarak değerlendirilirken, en önemlisi ise, ilçe başkanı olmadan önceki konumuna dikkat çekiliyor…

Düne kadar bir kilo çekirdek ile, bir kilo fıstığı aynı poşette karıştıramayanların bugün ilçeyi karıştırıyor olmalarına anlam veremeyen bu Kestel halkına katılmamak elde değil.

Referandum seçimlerinde, Kestel Merkezde Hayırcıların tokadı yüzünde patlayan AKP ilçe başkanının istifa edip etmeyeceği, ya da görevden alınıp alınmayacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacaktır.

Umarız, Kestel halkının istediği olur da, İl yönetimi görevden almadan kendisi istifasını verir, en azından onurlu bir iş yapmış olur…

İlçe başkanlığı dönemince, kendisinden başkasını düşünmeyen,Kestel için hiçbir özveri ve çalışmada bulunmayan, elimize avucumuza kadar gelmiş olan hastane ve üniversiteyi, basiretsizlik ve beceriksizlik sonucu başka yerlere kaptıran bir ilçe başkanına gereken cevap her zaman olduğu gibi sandıkta verilmiştir.

Umarız bunu anlama yeteneği vardır…

O da kaldıysa tabi…

Bu tür zihniyetlerin ellerindeki görev ve yetkileri gittiğinde, yarın kimsenin yüzüne bakmayacağını iyi bildiklerinden, görevlerine son ana, hatta kovulana kadar devam edeceklerini, bizler iyi biliyoruz.

Fakat, Kestel halkı referandumda, yerel seçimlerin üzerinden az zaman geçmesine rağmen, AKP’ye şunu demek istemiştir…Bu ilçe başkanıyla, yol yürünmez. Hikaye konuya cuk diye oturacaktır…

Yüzemeyen bir hayvan olduğunu gayet iyi bilen akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek zorunda kalır. Ne yapacağını düşünürken suyun yanındaki kurbağayı görür ve yanaşır. Kurbağa irkilmiş, korkmuştur. Akrep kurbağayı sakinleştirir ve sorar,

“Karşıya geçmem gerek. Beni sırtında taşır mısın?”

Kurbağa gözleri büyüyerek cevap verir.

“Ama ya beni sokup öldürürsen?”

“Olur mu?” der akrep. “O zaman ben de boğulur, ölürüm!”Kurbağa ikna olmuştur. Akrebi sırtına alır, nehre girer, yüzmeye başlar. Tam ortaya gelmişken ensesinde bir sızı hisseder. Vücudu buz kesmeye başlar. Kolları, ayakları histen kesilir. Birlikte dibine gömülecekleri ve bir daha asla çıkamayacakları suya batarken can havliyle sorar: “Hani sokmayacaktın?” Akrep cevap verir:

“Ne yapayım, ben akrebim; huyum bu…”

Kalın Sağlıcakla…

Share
179 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?