Son Dakika


Sevgili okurlarım;
Türkiye de hepimiz maddi ve manevi olarak çok ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Elbette ki, bu olgular durup dururken kendiliğinden oluşmadı, ülkenin bu noktaya gelmesinin bir sebebi var. İşin püf noktası, karşı karşıya olduğumuz soranların hangi saiklerle oluştuğunun bilincine varmamaktır.
Türkiye toplumunda, insanlarda çok kötü bir alışkanlık var. Kime sorsan var olan soruların zuhur etmesinden başkalarını sorumlu tutma kolaycılığı mevcut, hal böyle olunca hep birlikte bir kısır döngünün içine düştüğümüz için akıl, bilim, ilim dışı cahilane bir kaos ve kargaşanın içinde debelenen canlı türüne dönüşüyoruz.
Mesela dinin, ırkın, mezhebin, particiliğin ve benzeri bir sürü toplumun bir arada yaşamasına vesile olan şeylerin, ne gibi şeyler olduğunu bilmeden körlenmesine bağlanıyoruz, dolayısıyla bizi ezen ve sömüren zalimlerin içimize fitne sokmasına olanak veriyoruz.
Bence lafı fazla uzatmanın anlamı yok.
Sözün özü birlikte üretip, adaletli üleşmezsek hiç bir şey düzelmez. Yani; üretmeyen, adaletli paylaşmayan toplumların sonu şekil A da görüldüğü gibi bizim yaşadıklarımızdır .
Anlayacağınız Türkiye’nin şu anki tablosundan hepimiz sorumluyuz, değişik örgütlenme biçimleriyle kurduğumuz düzen toplumun ilerlemesine engel teşkil ediyor. Bu nedenden ötürü, üretime dayalı adalet düzeni kurup, bu düzene uygun devleti ve toplumu yeniden örgütlenmek icap eder. Böyle bir düzeni ancak dinamik, idealist ve genç insanlarla kurabiliriz.
Onun için siyasi partiler genç kadrolara öncelik vermeliler.
Ben, 1977 den bu yana öyle veya böyle aktif siyasetin içindeyim. O günden beri hiç bir zaman siyaseten kişisel bir yarar sağlama gibi bir derdim olmadı.
Yani toplumcu kazanımdan yana oldum, Kestel de.
Hepinizin şahit olduğu bir yerel seçim oldu. Kestel siyasetindeki olumsuz tabloya daha önce değindiğim için, tekrar değinmek gerekmiyor.
Seçim yarışını kazanma olasılığı olan üç aday vardı. Ben şahsen Ferhat Erol’un ne iş yaptığını, tahsil durumunun ne olduğunu ve nereli olduğunu bilmiyordum. Diğer iki adayın hiç etik olmayan olumsuz tutumlarından dolayı, sayın Erol’u destekledim ve seçimi kazandı. Fakat, bu güne kadar tebrik etmeye gitmedim, sonuçta hakkında hiç bilgi sahibi olmadığım bir insan idi, nasıl bir yönetim sergilediği hakkında biraz gözlem yapayım dedim. Başkanlık koltuğuna oturduğundan şu ana kadar, Kestel halkına iyi niyetli bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyor, bende bu vesileyle gönül rahatlığıyla, geçtiğimiz pazartesi günü sevgili kardeşim Erol’u makamında ziyaret edip tebrik ettim .
Sayın Erol, genç bir siyasetçi. İnanıyorum ki, kolay kolay her insana nasip olmayan makamın hakkını layıkıyla verir. Din, ırk, mezhep ve siyasi parti kimliğini bir tarafa koyar, ayırım yapmadan, Kestel halkına adaletli bir şekilde hizmet eder ve arkasından gelen genç siyasetçilere güzel bir rol model olur .
Kuzunun iyisi, ağılda belli olur. Siyasi rakiplerine önerim, bundan sonraki seçimde Ferhat Erol’u geçmek istiyorsanız, çıtayı çok yüksek tutmanız lazım .
Ha şunu ifade edeyim. Ben 70 yaşına girdim, günde 12 saat çalışarak, ailemin geçimini temin ediyorum. Kendim için başkandan bir şey talep etmedim, etmemde. Çünkü, Allah’a şükür elim, ayağım tutuyor. Sayın başkan hakkında olumlu değerlendirme yapmamdaki gaye, siyasi kadroları nitelikli siyaset yapmaya teşvik etmek ve hak eden insana layık olduğu değeri vermek hepsi bu kadar. Bundan sonrada Kestel halkına adaletli bir şekilde hizmet ederse, kendisini desteklemeye devam edeceğim ve kendisinden şahsım için her hangi bir talepte bulunmayacağım.
BENZER HABERLER