logo

24 Mart 2023

14 MAYIS 2023


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

     AKP ilk defa iktidara kaybetme korkusu ciddi ciddi yaşamaya başladı. Yandaş medya

ve trol ordusunun en iyi yaptığı işin karşı tarafı terörist olmakla suçladığını iyi biliyoruz.

Millet ittifakı yaşadığı sarsıntıdan çok daha güçlenerek çıktı. Ankara ve İstanbul Belediye

Başkanları’nın da sürece dahil olması, Saadet Partisi Genel Merkezi’nde adaylığının ilan

edilmesi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tek başına değil, gerçekten de bir ittifakı temsilen yarışa

girdiği algısını güçlendirdi.

     Hemen HDP’nin de ittifakın gizli ortağı olduğu ve Millet İttifakı’nın terörle yan yana

olduğu propagandası başladı yandaş medyada. Ancak çok ilginç bir gelişme oldu. Cumhur

ittifakına Hüda-Par geldi. Hüda-Par yasal olarak faaliyette bulunan bir siyasi parti. Ancak bu

partinin Hizbullah’la iyi ilişkilerinin olduğu ve Hizbullah’ı terör örgütü olarak kabul etmediği

bilinen bir gerçek. HDP’nin PKK’ya açıkça terör örgütü demiyor oluşu maalesef ülke partisi

olmasını hep engelledi ve tartışmalar da bu nokta üzerinden dönüyor. Cumhur ittifakı ve

özellikle MHP bu durumu eleştirirken, hem Kürt milliyetçiliğini hem de aşırı İslamcılığı

bayrak edinmiş bir parti ile aynı ittifakta buluştu.

    Hüda-Par’ın “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözünün hiçbir resmi kurumda olmaması

gerektiği, Kürtçe’nin ikinci resmi dil olarak Anayasa’ya girmesi gibi talepleri var. Bu talepler

HDP ile paralel talepler aslında. Ancak MHP’nin bu talepleri HDP dile getirdiğinde terörist

ilan edip, Hüda-Par’a henüz ses çıkarmamış olması enteresan. HDP açıkça Millet ittifakında

yer almış değil. Ancak Kılıçdaroğlu’nun desteklemesi bekleniyor. Bunun sebebi de artık

istibdata dönüşen iktidarın değişmesi ve daha demokratik bir ortam oluşması beklentisi.

Hüda-Par’ın ise açıkça Erdoğan’ı destekleyeceğini ilan ederek MHP ile aynı çizgiye

gelmesine, Türk milliyetçiliği temelinde siyaset yapan MHP’nin ne tavır takınacağı merak

konusu. Hüda-Par’la ortaklığa onay verip HDP üzerinden Millet İttifakı’nı eleştirmenin hiçbir

inandırıcılığı yok.

     Doğru düzgün oyu olmadığı halde AKP’nin Hüda-Par ile görüşmesi ve destek istemesi

işlerin zorlaştığını ve güneydoğuda meydanı boş bırakmamak gerektiğini düşündüklerini

gösteriyor.

     Ben bu çabaların da işe yaramayacağını, hatta Hüda-Par hamlesinin Cumhur ittifakına

eksi puan getireceği görüşündeyim. Son günlerde sık sık “kaybetseler de iktidarı bırakmazlar”

gibi laflar duyulmaya başlandı. Bu son derece sakıncalı bir düşünce. Öncelikle ne kadar

sorunlu olursa olsun Türkiye demokrasinin işlediği bir ülke ve arada ciddi oy farkı varken

seçim sonucunu kabul etmemek gibi bir durum söz konusu olamaz. Seçim iptal çabaları,

itirazlar, hukuki olmayan yollardan sonuç alma çabaları olabilir elbette. Ancak İstanbul

seçimlerinde de gördük ki; ne kadar haksızlık yapılmaya çalışılırsa çalışılsın halkın iradesinin

önüne kimse geçemez. Bu bakımdan seçimi Kılıçdaroğlu kazanırsa ne kadar sert tartışmalar

olursa olsun mazbatasını alır. Aksi durumda Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir kriz

yaşanır ki, ülkemizde devlet ciddiyetinin meseleyi bu noktaya getirmeyeceğini düşünüyorum.

     Diğer yandan bu düşünce bir yılgınlık da yaratıyor. Yani madem seçime rağmen iktidarı bırakmayacak bir iktidar var o zaman ne diye çabalayalım, oy verelim? Diye düşünülebilir. Bu nedenle yılgınlık yerine demokrasiye güvenip sandığa sahip çıkmak gerek.

     Halk ezici çoğunlukla bir tarafa oy verirse zaten geriye anlamsız oy pusulası tartışmaları, itirazlar kalır ki bu da kaybeden tarafın avuntusu olur. 14 Mayıs akşamı halkın tercihi ortaya

çıkacak.

Share
431 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Son kale İran !

    10 Mart 2026 Yazarlar

    Bölgenin en büyük gücü İran ,bunu biliyorlar ve bilinç le saldırıyorlar .İran parçalanırsa Ortadoğu yıkılır. Dikkat ederseniz bu hamleler genellikle mübarek ramazan ayında cerayan ediyor , ABD'nin amacı haçlı seferlerini mi hortlatmak, Bir dinsel , savaş mı istiyorlar? Kim bilir. Bölgemiz bir kez daha tarihin en kritik sınavlarının birinden geçiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, sadece askeri bir müdahale değil; Ankara’dan Bağdat’a, Körfez’den Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kartların...
  • YİĞİT ve ONURLU İRAN’A SELAM OLSUN!

    09 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Bütün İslam ülkelerinin insan haklarının gaspı konusunda, son derece kötü yönetim biçimleri vardır. Dolayısıyla, bu yönetim biçimlerinin değişmesi zorunlu bir durum arz ediyor. İslam ülkelerinin halkları olarak, kendi ülkelerimizde insan haklarını esas alan adaletli bir düzen kurmadan, şu anda yaşanan kaos ve kargaşayı engellemek mümkün değil. Yapacağımız şey kendi dinamiklerimizi kullanarak, öz gücümüzü esas alıp, insan haklarına dayalı adaletli düzene geçiş yapmaktır, bunun dışındaki seçeneklerin bize...
  • Yakın bölgemiz

    08 Mart 2026 Yazarlar

    Kıymetli okuyucular, Değerli dostlarım. Ocak 2025’te yazmış olduğum, gazetemiz Kestel YÖRE’de yayınlanan “Ortadoğu öngörüsü” başlıklı yazımda Mercidabık savaşını müteakiben Osmanlı hakimiyeti altına alınan Suriye’de bugün yaşananları kendi penceremden gördüklerimle anlatmaya çalıştım. Sykes-Pıcot (Sykes, İngiliz diplomat -Picot Fransız diplomat) antlaşması emperyalist devletler İngiltere ve Fransa tarafından imzalanmıştır. Akabinde güneydoğu Anadolu bölgemiz mutabakat gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. B...
  • BÖYLE BİR DÜNYA YOK

    07 Mart 2026 Yazarlar

    Yeni iç işleri bakanımız adı Mustafa Çiftçi; 1970 Konya Çumra ilçesinde doğmuş, 1995 Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler mezunu, Kaymakam adaylığı ve birçok ilçede kaymakamlık görevi yaptıktan sonra 27. TBMM. Başkanı İsmail Kahraman’ın özel kalem müdürü olmuş, 2007 yılında kamu yönetimi, 2011 de de ilahiyat fakültesini bitirmiş. 2018- 2023 Çorum, 2023- 2026 Erzurum valisi olarak görev yaptıktan sonra 10 Şubat 2026 da İç İşleri Bakanı oldu, sanırım sn. bakanımızı iyi bir şekilde tanıtmış olduk siz okuyucularımıza. Gazeteci Rahmi Turan, köş...