logo

30 Ekim 2019

YA SAVAŞIP KAYBEDECEĞİZ YA BİRLEŞİP KAZANACAĞIZ…


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; yapacağım tespitte Mehmetçiği istismar edip, kendi yanlışlarına alet etmemeleri için bir konuya açıklık getirmeyi uygun gördüm. Mehmetçik sevgisi konusunda herkes gibi benimde hiçbir çelişkim yok. Bu, şu anlama gelmez. İktidarın yaptığı yanlışı, askerin hatırı için görmezden gelirim. İktidarın yanlışının sorumlusu asker değildir. O kendisine verilen görevin yanlışlığını, doğruluğunu sorgulamadan yapmak zorundadır.

     Dolayısıyla, yapacağım eleştirinin muhatabı iktidarıyla, muhalefetiyle siyasilerdir. Zira, Türkiye’nin iç ve dış maddi ve manevi sorunlarının çözümsüzlüğünün sorumlusu onlardır. Devamlı söylüyorum, yine yazayım. İç savaş başladığı tarihten bu yana bizim Suriye politikamız yanlıştır. Ne yazık ki, biz hala aynı anlayışta ısrar ediyoruz. Türkiye’yi yönetenlerin Suriye politikalarının yanlışlığından kaynaklanan nedenlerden dolayı, yaptığımız askeri harekatların hepsi yanlıştır. Son harekatta Türkiye kazandı palavraları havada uçuşuyor. Biz, hiçbir şey kazanmadık, hep kaybediyoruz. Kazanan Amerika, Rusya ve Avrupa emperyalistleridir. Bölge halkları kendi aralarında savaştığı müddetçe, bölünecekler, enerjileri boşa gidecek, maddi manevi olarak zayıflayacağız ve emperyalistlerin topraklarımıza yerleşip, kalıcı olmasını sağlayacağız.

     Şunu artık idrak edin; emperyalistlerden dost olmaz. Onlar, bütün insanlığın baş düşmanlarıdır. Onlar için önemli olan çıkarlarıdır, çıkarları için her türlü katliamı, barbarlığı, vahşiliği yaparlar. Onlar ne bizim dostlarımız, ne de stratejik ortaklarımızdır. Türk’ü, Kürdü, Arabı, Farsı, Müslümanı ve Hristiyanıyla bütün bölge halkları birliğimizin dostuyuz, stratejik ortağıyız. Zira, maddi manevi çıkarlarımız iç içe geçmiştir. Tramp, Putin, Marcon, Johnson, Merkel ne dedi, ne yaptı kamuoyu onlarla meşgul ediliyor. Elinin körünü dediler, ne derse desinler kardeşim bizi ilgilendirmez çareyi onların başkentlerinde aramak yanlış yolda olmaktır. Çareyi, Şam’da ararsanız doğru yola girersiniz, Suriye’nin milli devleti var, ordusu var, bu realiteyi kabul edin ona göre davranın. Eşyanın tabiatına aykırı davrandıkça, hem Türkiye, hem de Suriye halkı kaybedecektir.

     Son sözüm şudur; Bölge halkları olarak, birbirimizle ya savaşıp kaybedeceğiz, ya da birleşip kazanacağız….

Share
1323 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...