logo

09 Kasım 2019

BARIŞ VE ADALET ÜLKÜSÜ


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Vatan, millet, devlet, bayrak, din, iman…Bunlar, bizi birleştiren, bir arada tutan ayidiyetler olduğu için çok önem veriyoruz. Olmazsa olmaz olarak kabul ediyoruz. Bu olgulara bazen o kadar körü körüne sarılıyoruz ki, işi paranoya noktasına vardırıyoruz ve pusulamızı kaybediyoruz, önyargılı davranıp, ilim dışı sapmalara düşüyoruz. Bu anlamda kişi ilimden ayrılınca, düşünüp aklını kullanamaz, bilinçli davranamaz. Zira, cehaletin bataklığında olduğu için sağlıklı bir insan değildir. Fikirsel olarak hasta bir kişidir, gayrı o şahıstan veya toplumdan doğru yolda yürümesini ve davranmasını istemek manasız bir istek olur.

     Bu bağlamda, cahil kişi ile kamil insanın vatan, millet, devlet, bayrak, din, iman anlayışı taban tabana zıttır. Kamil ilmin ışığında söz konusu olaylara yaklaşır ve amel eder, cahil kulaktan dolma hurafelerle hareket eder. Kamil, aklını kullanır, cahil başkasının aklıyla hareket eder. Çünkü, cahil evcilleştirilmiş hayvan gibidir.

     Şimdi; vatan, millet, din, imandan ne anlıyoruz, tarih bilincimiz nasıldır, kendimizi biraz test edelim.

     Muhammet resul de Allah’a iman etmiş, mümin olduğunu söylüyordu. Muaviye de söylüyordu. Sizce ikiside Allah’a iman etmiş Müslüman mı idiler. Şayet ikisi arasındaki farkı çözerseniz, her ben müslümanım diyeni Müslüman olarak görmezsiniz. Zalim ile adil olanı aynı kefeye koymazsınız. Ertuğrul gazi ve Kanuni Sultan Süleyman ikisi de Müslüman ve Türk idiler. Ancak, vatan, millet, din, iman anlayışları apayrıydı. Ertuğrul gazi, bütün dünyaya adalet getirmek için hayatını ortaya koyan adalet savaşçısıydı, onun için küçük bir kayı beyliğinden kocaman bir imparatorluğun doğmasına vesile oldu.

     Kanuni Sultan Süleyman, kendi saltanatı için öz evlatlarını ve küçücük torunlarını katleden moda deyimle bebek katili bir zalim olduğu için koskoca Osmanlı imparatorluğunun çökmesinin başlamasına vesile olmuştur.

     Demem o ki, bütün saltanat düzenleri sömürü, yıkım ve zulüm araçlarıdır. İnsanlığa acı çektirmekten başka bir işe yaramazlar. Dolayısıyla, insanlık için en hayırlı düzen; eşitlik ve adalet düzenidir. Bu hedeflere yönelir isek, gelecekte mutlu bir dünya toplumunun oluşması için doğru yola girmiş oluruz. Böylece, Muhammed resulün ve Ertuğrul gazinin dünya insanlığı için adalet ve barış ülküsünü savunucuları ve uygulayıcıları oluruz.

Share
3396 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...