logo

BARIŞ VE ADALET ÜLKÜSÜ

     Sevgili okurlarım; Vatan, millet, devlet, bayrak, din, iman…Bunlar, bizi birleştiren, bir arada tutan ayidiyetler olduğu için çok önem veriyoruz. Olmazsa olmaz olarak kabul ediyoruz. Bu olgulara bazen o kadar körü körüne sarılıyoruz ki, işi paranoya noktasına vardırıyoruz ve pusulamızı kaybediyoruz, önyargılı davranıp, ilim dışı sapmalara düşüyoruz. Bu anlamda kişi ilimden ayrılınca, düşünüp aklını kullanamaz, bilinçli davranamaz. Zira, cehaletin bataklığında olduğu için sağlıklı bir insan değildir. Fikirsel olarak hasta bir kişidir, gayrı o şahıstan veya toplumdan doğru yolda yürümesini ve davranmasını istemek manasız bir istek olur.

     Bu bağlamda, cahil kişi ile kamil insanın vatan, millet, devlet, bayrak, din, iman anlayışı taban tabana zıttır. Kamil ilmin ışığında söz konusu olaylara yaklaşır ve amel eder, cahil kulaktan dolma hurafelerle hareket eder. Kamil, aklını kullanır, cahil başkasının aklıyla hareket eder. Çünkü, cahil evcilleştirilmiş hayvan gibidir.

     Şimdi; vatan, millet, din, imandan ne anlıyoruz, tarih bilincimiz nasıldır, kendimizi biraz test edelim.

     Muhammet resul de Allah’a iman etmiş, mümin olduğunu söylüyordu. Muaviye de söylüyordu. Sizce ikiside Allah’a iman etmiş Müslüman mı idiler. Şayet ikisi arasındaki farkı çözerseniz, her ben müslümanım diyeni Müslüman olarak görmezsiniz. Zalim ile adil olanı aynı kefeye koymazsınız. Ertuğrul gazi ve Kanuni Sultan Süleyman ikisi de Müslüman ve Türk idiler. Ancak, vatan, millet, din, iman anlayışları apayrıydı. Ertuğrul gazi, bütün dünyaya adalet getirmek için hayatını ortaya koyan adalet savaşçısıydı, onun için küçük bir kayı beyliğinden kocaman bir imparatorluğun doğmasına vesile oldu.

     Kanuni Sultan Süleyman, kendi saltanatı için öz evlatlarını ve küçücük torunlarını katleden moda deyimle bebek katili bir zalim olduğu için koskoca Osmanlı imparatorluğunun çökmesinin başlamasına vesile olmuştur.

     Demem o ki, bütün saltanat düzenleri sömürü, yıkım ve zulüm araçlarıdır. İnsanlığa acı çektirmekten başka bir işe yaramazlar. Dolayısıyla, insanlık için en hayırlı düzen; eşitlik ve adalet düzenidir. Bu hedeflere yönelir isek, gelecekte mutlu bir dünya toplumunun oluşması için doğru yola girmiş oluruz. Böylece, Muhammed resulün ve Ertuğrul gazinin dünya insanlığı için adalet ve barış ülküsünü savunucuları ve uygulayıcıları oluruz.

Share
2223 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?