logo

02 Mayıs 2020

Aktaş’ı aklamaya çalışacağınıza, Karaca’nın hakkını verin…!


Ramazan Kestane
ramazan@kestelyore.com

     Geçtiğimiz hafta Ulu camiinde yapılan programdan haberi olmayan yok neredeyse.

     Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, koca Bursa’da program yaptıracak başka bir yer bulamamış olmalı ki, büyüklerinden gördüğünü o da yapmak istemiş ve siyasilerin, bazı STK’ların ve vatandaşların haklı tepkisini çekmiştir.

     Ramazan ayını karşılamak için Ulu Camide yapılan bu programa yerinde olan tepkiyi, ilk önce CHP Bursa İl başkanı İsmet Karaca, gösterdi.

     Ne dedi Karaca; “Camiler ibadet yeridir, şov sahnesi değildir.”

     Karaca’nın bu açıklamasının ardından, Alinur Aktaş’ın işlerini gördüğü, çıkar sağladığı ve gazetelerine reklam anlaşması yaptığı köşe yazarları ve sözde medya patronları, gazetelerinde Alinur Aktaş yerine İsmet Karaca’yı eleştirdiler.

     Evet… Karaca, burada doğruyu söylemiştir.

     “Camiler ibadet yeridir, şov sahnesi değildir.”

     Bu açıklamadan neden rahatsız oluyorsunuz, anlamış değilim.

     Camiler ibadet yeri olmaktan çıkıp, televizyonlara program seti olmaya başlamış, bu caminin hiç mi bahçesi yok, hiç mi dış mekanı yok.

     Yok efendim “ayakkabı ile girmemiş, ayağında terlik varmış, halı soğukmuş” gibi bahaneler bularak, finansörlerini korumaya çalışmak, gazeteciliğin hangi ahlaki kurallarında var.

      İktidara göre şekillenen bu fırıldakların, bu tür yaklaşımları ve yazıları açık açık amaçlarını zaten belli ediyor.

     Unutulmasın ki; Diyanet, AKP ve ondan beslenenlerin tekelinde değildir.

     Alinur Aktaş’ın geçmişte pensilvanyadaki hocasının dizinin dibinde yemek yediğini unutanlar, şimdilerde bunu bize sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye çalışmasınlar.

     Bu millet o kadar da aptal değil….

     Karaca’nın açıklamasını çarpıtarak, Alinur Aktaş’ı aklamaya çalışanlara şunu demek istiyorum. “Siz neyin peşindesiniz, İsmet Karaca dibine kadar haklı..”

Share
4885 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?
#

Aktaş’ı aklamaya çalışacağınıza, Karaca’nın hakkını verin…!” için 1 yorum

  1. Veysel Munzur : diyor ki:

    Yöre gazetesi şov onlar farketmez ha cami ha kutlu dogum haftası yada Türkçe olimpiyatları onlar sadece nasıl iktidarda kalırız hesabındalar diyanete onların iktidarın şamar oğlanı olmuş

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...