logo

13 Haziran 2022

Alçak sürünme


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

    Sevgili okurlarım; Günlük yaşamda pek önemsemediğimiz, bize olağanmış gibi gelen kişilerin davranışlarını biraz daha bilinçli olarak ele aldığımızda, bir toplumun geleceğine doğrudan olumlu veya olumsuz olarak etkisi olduğunu göreceğiz.

     Bu sayıda, size şahit olduğum bir olayı aktaracağım, bu konuyla ilgili bakış acımı aktaracağım.

     Sizlerden isteğim yazıyı okuyun ve olayla alakalı duyarlılığınızı sergileyin. 

     Zira, bu hadise gelecekte hangi noktaya varacağımızın işaretidir. Benim yazılarımı okuyan sevgili okurlarım bilir, özelde ülkemiz, genelde bütün insanlığın yaşadığı ve muhtemel yaşayacağı sorunları, tarafsız bir şekilde açıklıyorum. Bu güne kadar Yöre gazetesinde ileri sürdüğüm bütün fikirler doğru çıktı. Mesela dolar düştüğü zaman halay çeken insanlarımıza, uygulanan sistemle doların yükselişinin ve enflasyonun  önlenemeyeceğini, beyhude halay çektiklerini yazdım.

     Her neyse, ben  yazacağım asıl konuya döneyim.

     Baba oğul beraber devlet dairesine gitmişler, muamele yapacakları memur yok. Saat: 11:00 de gelecek. Oğlan babasına köpürüyor “nasıl bilmezsiniz adamın geç geleceğini, siz cahilsiniz biz dairede sizin gibilerle dalga geçiyoruz” sonra birimin yetkilisi geldi, kendisine neden geldiklerini izah ettiler,  memur çekmesinden bir forum çıkardı verdi “bunu doldurun gelin”   bey efendi yine babasını çocuk azarlar gibi azarladı “ne altı üstü bir  A dört kağıdı”  halbuki forum sadece ilgili kişinin çekmecesinde var, kimse kafasına göre kağıdı alamaz.  Babasına “cahil” diyor. Ama, kendisi memur olduğu halde bir dairedeki işleyişin nasıl olduğunu bilmeyecek kadar zır cahil veya babasına caka satmak için ahlak dışı davranıyor.

     63 yaşındaki babasına bu şekilde aşağılayan, üstelik babasının yaş gurubunda olanları da kapsayan bir söylem sergileyen bu kişiye bir çift söz söylemek farz oldu.

     Madde: 1. Senin o cahil annen baban, dört çocuk okuttu hepiniz memur oldunuz. Önce evlen bir yuva kur  bir çocuk okut görelim, yapamazsın

Madde: 2. Sen iki koyun güdemezsin .

Madde: 3. Sen iki karık bostan ekemezsin.

Madde: 4. Sen iki dönüm bakliyat ekemezsin.

Madde: 5. Sen iki fidan dikemezsin.

Madde, 6. Sen duvara iki tuğla koyamazsın.

Madde: 7. Sen bir toplumda oturup iki söz söylemezsin. Çünkü, konuşma adabı ve nezaket kuralları nedir bilmiyorsun .

     Bak çocuk, yirmi otuz sene sonra biz ölüp gideceğiz, ama siz aç kalacaksınız.

     Ne elinizdeki bilgisayar, ne de altımızdaki araba karnınızı doyurmayacak. Siz üretmeyi bilmiyorsunuz. Her canlı doğadan rızkını temin ediyor, bu olgu insanlar içinde geçerli, gelecekte iyi çiftçilik yapan ülkeler, dünyanın en mutlu yaşayan insanların ülkeleri olacak, sizin gibi üretenleri hor gören toplumlar, alçak sürünmeye devam edecekler  .

Share
577 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...