logo

24 Kasım 2022

ALTILI MASA


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi güya koalisyonları ortadan kaldıracaktı. Ülkenin siyasi durumu tek başına iktidara uygun olmadığı halde ve parlamenter sisteme ilişkin oturmuş bir kültür olduğu halde, sırf mevcut Cumhurbaşkanı’na daha fazla yetki vermek için bu sisteme geçildi. Koalisyonlar eskiden seçim sonrasında olurdu. Şimdi seçim öncesinde oluyor tek fark bu. Adı da koalisyon değil ittifak oldu. Belediye seçimlerinde koalisyonların yarışmasını gördük. Kazanan başkanlar tek partinin değil bağlı bulunduğu partinin yer aldığı ittifakın başkanları olarak çalışıyorlar.

            Yaklaşan seçimlerde de kim kazanırsa kazansın bir koalisyon hükümeti oluşacak. AKP’nin uzun zamandır TBMM’de tek başına iktidara yetecek çoğunluğu yok. MHP’nin desteği ile tek başına iktidarlarını rahat biçimde sürdürüyorlar. MHP’nin iktidar ortağı olduğu ve yeni dönemde de seçimi Cumhur İttifakı kazanırsa hükümet ortağı olarak siyasi yaşamına devam edeceği tartışmasız bir gerçek.

            Bu durumda ülkenin siyasi iklimi ve ihtiyaçları göz önüne alındığında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uzun süreli olmayacağı da anlaşılıyor. Parlamenter Sistem’in handikaplarına rağmen Türkiye için en uygun sistem olduğu kısa süre içinde ortaya çıktı. Bu ülkede halkın seçtiği vekillere ve bakanlara ulşam onlardan telpet bulunma alışkanlığı vardır. Bu aynı zamanda doğrudan demokrasinin de güzel bir yansımasıdır. Ancak şu anda meclis ve milletvekilleri o kadar etkisiz ki, TBMM’nin ziyaretçi sayısı bile eskiye göre hayli düşük. Bakanların ise halklar hiçbir irtibatı yok. Cumhurbaşkanı’nı doğrudan halk seçecek derken Bakanlar’ın birini bile halk seçemez hale geldi. Anayasa Hukuku anlamında Bakanlar’ın halka hesap verme zorunluluğu yok. Doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı görev yapmaktalar. Parlamenter Sistemde de Bakanları tayin etme yetkisi Başbakan’da idi. Ancak milletvekilleri içinden kabine kurulduğundan Bakan olan Milletvekili aynı zamanda seçim çevresine, halka ve TBMM’ye karşı sorumluydu. Bu durum demokrasinin daha işlevsel olmasını sağlıyordu. Parlamenter sistemde milletvekilleri çok daha etkindi. Bakanlar’a halkın derdini aktarabilir, talepte bulunabilir, gerekirse eleştirebilirdi. Mevcut sistemde ise milletvekilleri kendi partisinden olsa dahi herhangi bir Bakan’dan randevu dahi alamıyor. Bu durumda seçmenin isteklerinin hükümete ulaşması imkansız hale geliyor.

            Ülkemize hiç uymayan ve kısa sürede büyük hukuki ve ekonomik krize sebep olan, dünyanın demokratik hiçbir ülkesinde olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yapılacak anayasa değişikliği ile değiştirilmesi elzem hale gelmiştir. Bunun ancak hükümet değişikliği ile olacağı da anlaşılıyor.

            Altılı masa farklı renklerden partilere sahip olsa da hedeflerinin bu sistemi değiştirmek olduğunu deklare etmeleri kıymetli. Zaten bu kadar farklı renkten partinin bir araya gelmiş olmaları bu sistemin çarpıklığını gösteriyor. Ülkeyi iki kutba ayrılmaya mahkum eden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ikiden çok daha fazla renge sahip olan ülkemize hiç uygun değil. Yaklaşan seçimlerde ne sonuç alınır bilinmez. Ancak bu sistemi ülkenin uzun yıllar kaldıramayacağı şimdiden anlaşılıyor.

Share
585 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...