logo

30 Aralık 2022

BAĞIMSIZ YARGI SİZLERE ÖMÜR


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     2010 Yılında Anayasa referandumuyla yargıyı, HSK aracılığı ile FETO’ya teslim ettiler, 2013’e kadar bu dostluk devam etti. 17-25 Aralık olayı ile bu beraberlik sona erdi. Çünkü, ne istedilerse verilen FETO, darbe yapmaya kalkıştı beş bine yakın FETO’cu hâkim ve savcı ki bunlar AKP tarafından Adalet teşkilatına alınmışlardı, görevlerinden ihraç edildi. Bu hâkim ve savcılar neler yapmadı ki, uydurma iddialar ile Ergenekon, Balyoz, Casusluk davaları açıp bütün Atatürk’çü subayları ceza evine tıktılar, yetmedi gizli tanık saçmalığı ile bu ülkenin Genel Kurmay başkanını hapse attılar, bilim adamlarına, öğretim üyelerine, gazetecilere yapmadıklarını bırakmadılar, bu arkadaşlarda aslında kendi yapmak istediklerini bir zamanlar nerdeyse peygamber olarak ilan edecekleri FETO ve FETO’culara yaptırarak, işin içinden sıyrıldılar veya sıyrıldıklarını zannediyorlar.

     Sonuçta, ihraç edilen FETO’cuların yerine, bu güne kadar çıkardıkları bir yasa ile on bine yakın Ak Partiden aday olmuş, meclis üyeliği yapmış, il ve ilçe yöneticiliği yapmış cemaat veya tarikatların referansını almış avukatlar, hâkim ve savcı yapıldı. Yani, Hukuk sistemimiz bu kişilere emanet edildi, bu nedenle ülkemizde artık tarafsız ve bağımsız yargıdan bahsedilemez. Daha vahim olan, seçimlerde kıdemli hakimler görev yapardı onu da kaldırdılar, bu kendi hakimleri seçimlerde başkanlık yapabilecek iyimi.

     U  DÖNÜŞÜ

     Dış politikada yaşadığımız rezalet, ne yazık ki tek adam rejiminin ülkeyi ne hale getirdiğinin en açık göstergelerinden biri, hatırlayın S. Arabistan’lı gazeteciyi İstanbul’da dilim dilim doğradılar. Erdoğan bu prens ile ilgili neler söylemedi ki, peki sonuç cinayet dosyasını bile bu ülkeye teslim ettiler, gittiler bu katillerle kucaklaşıp, 5 milyar dolarda ödünç aldılar.

Bir başka U dönüşü de, 15 Temmuz darbesini planladığını iddia ettikleri ve finansörü olduklarını açık net belirttikleri kişilerle pasta kestiler iyimi. 251 şehidimiz var bu darbe girişiminde bundan da utanmadılar, 5 milyar dolarda oradan ödünç aldılar.

     Uygur Türkleri zulüm görürken Çin’le can ciğer kuzu sarması ve 6 milyar dolarda oradan geldi ödünç olarak.

     Rumlarla petrol anlaşmaları yapan Katar’dan da ödünç 10 milyar dolar geldi. Mısır’la bu kadar söylenenden sonra el sıkışmak, Suriye’de Esat’la görüşebiliriz gibi laflar, tam bir rezalet bir ülke nasıl bu hallere düşürülebilir bakın dostlar işi bilen liyakat sahibi kişiler işin başında olmazsa sonuç bu olur.

     İLAHİ  NEBATİ

     Gözleri ışıl ışıl parlayan bakanımız sn. Nebati asgari ücretli, memur, emekli, ücret artışları ile ilgili bakın neler dedi, dar gelirliye, fakir fukaraya vermek bereket getirir, sanıyorum karıştırdı sn. bakan bu kişilere sadakamı dağıtıyorsunuz nasıl bu makamlara gelebiliyor bu liyakatsiz kişiler anlaşılır gibi değil.

     Bakan Nebatinin adı Şanlıurfa’da bir kavşağa verilecekmiş çok ayıp bu kadar başarılı, gözleri ışıldayan, altı ay sonra ne olabileceğini tahmin edebilen, bütün vatandaşların refah içinde yaşamasını sağlayan, memura, emekliye sadaka vermeyi bile düşünebilen bir kişi için bu bir hakaret en azından Ankara’da bir meydana ismi verilmeli.

     İLAÇTA  KAOS

     Eczaneler uzun zamandan beri anlatmaya çalışıyor sıkıntılarını, kapanma aşamasına geldik dediler, son olarak Ankara’da büyük bir eylem yaptılar dinleyen olmadı ve 574 adet ilacın ecza depolarında stok durumu sıfır yani yok öyle politikalar uygulanıyor ki yangının üzerine adeta benzin dökülüyor.

     Sorun çok büyük acilen çözüm bulunmalı ilaç bu şakası yok şu sıralarda çocuklarımızda hastalıktan kırılıyor, eczacı ile vatandaş karşı karşıya kalıyor bu sorunu tabi ki devlet çözecek.

     BU BİR İLK DEĞİL SON’DA OLMAYACAK

     Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar, memleketi olamaz. En doğru ve gerçek tarikat MEDENİYET TARİKATIDIR. Gerçekten bu büyük insan bu tehlikeyi nerdeyse 100 yıl önce görüp söylemiş ve hepsini yasaklayıp kapatmış ne yazık ki bunlar hiç pes etmemiş sinip beklemişler, Adnan Menderesin iktidara gelmesiyle gizlendikleri yerlerden çıkıp yıllardır oy uğruna kendilerine destek veren muhafazakâr iktidarlar sayesinde eski güçlerine tekrar kavuştular.

     Kim bunlar biliyor musunuz hani hayvanlara yapışıp yıllarca kanını emerek geçinen keneler vardır genel isimleri asalaktır, bunlarda cahil olan halkımıza böyle yapışıp din üzerinden onların kanını emerler, eğitimli insan istemezler çünkü onlara hükmedemezler bunların sayıları on binlercedir bir toplu iğne bile üretmezler, ekonomiye bir kuruş katkıları yoktur ve devlete asla vergi ödemezler bu asalaklar.

     Kendilerini cemaat lideri olarak tanıtan bu sapık ve ahlaksızlar tanrılığı yakıştırırlar kendilerine hatta cennetlik ve arınmış olarak ilan ederler kendilerini, onlara karşı olan herkesi sapık, kâfir, cehennemlik olduğunu söylerler. Asla Empati yapmazlar, farklı coğrafyaları bilmezler, bunlar orman, ırmak, göl, ağaç, başka ülke, kuş, başka hukuk, huzur dolu şehirler görmemişlerdir, görgüsüz ve saygısızlardır. .Kalelerini örmüşler duvarlarla çevirmişler arkadaş çevreleri ile bir sürü gibi buralarda yaşamlarını sürdürüyorlar. Çocuklarını ve kadınlarını köle, mal ve eşya gibi görürler.

     Bu gücü nereden alıyorlar derseniz AKP iktidarı 2004 yılından bu güne yani 18 yılda bu vakıflara ,dernek ve cemaatlara  yaptığı nakdi yardım 12 milyar TL’dir. İBB ‘nin kaybı bu nedenle çok önemli bir hal aldı çünkü muslukları kapandı geri almak için her yolu deniyorlar İmamoğlu ile bu kadar uğraşmalarının nedeni de budur.

     Altı yaşında bir kız çocuğu 29 yaşında yine ahlaksız bir tarikat üyesine teslim ediliyor anne baba tarafından bu olay ortaya çıkınca iki yıldır haberleri olduğunu söylüyor bakan resmen yuh ne yaptınız iki yıldır kardeşim adamlar elini kolunu sallayarak geziyorlar mahkemede tutuklu yok Mayıs 2023 e atılıyor günü, kaçma şüphesi de mi yoktu bunların, kimleri nasıl hangi basit nedenlerle tutukladıklarını hatırlayın bu çocuğa yapılan taciz, tecavüz falan değil resmen cinayettir bu cinayet. 

     Baskılara dayanamayıp mahkemeyi Ocak ayına çektiler ve baba ile eşi hakkında tutuklama çıkardılar.

     AHMAK  SUÇ  DEĞİL

     Dostlar, İmamoğlu hakkında çıkan kararla ilgili yapılan anketlerde halkın % 64 ü ki içlerinde bir sürü AKP’li ve MHP’li de var bu karar için Adil değil demiş, mesela AHMAK demek suç değil ama AHMAK SENSİN demek suç sayıldı.

     Şerefsiz, geri zekalı, soysuz, çakal, ölü sevici, çürük, sürtük, İsrail dölü, adiler, cibiliyetsizler, zürriyetsiz, tezek, mankafa, onursuz, tecavüzcü, namussuz, alçak, terörist, haysiyetsiz, çapsız bunlar gibi daha onlarca kelime eklenebilir.

     Evet bu sözleri kimlerin söylediğini hepimiz gayet iyi biliyoruz acı olan bunlarda suç sayılmıyor ama AHMAK SENSİN suç.

     SON  KEZ -3-

     Erdoğan’dan bir son kez daha 2023 de son kez aday olduğunu açıkladı şöyle geçmiş yıllarda söylediklerine bir göz atalım.

     2009 – Kimler geldi kimler geçti bu makamlardan, bizde gelip geçiciyiz. Allah ömür verirse son Milletvekili adaylığımdır, ben tükürdüğümü yalamam.

     2012 – Bizim gençlere siyasetçinin sözünün eri olduğunu göstermemiz gerek. 4,cü ve son kez genel başkanlığa aday olacağım, bu koltuklar tapulu malımız değil.

    2022 – 2023’te milletimizden son defa istediğimiz destekten alacığımız güçle, Türkiye yüzyılının inşasını başlatıp bayrağımızı gençlerimize teslim edeceğiz.

     Bu söylemlerine alıştık Erdoğan’ın her seçim öncesi oy toplamak için ayni taktik, farklı söylemler üretmeli danışmanları bunun pek karşılığı yok artık.

Kalın sağlıcakla

Share
414 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...