logo

22 Nisan 2020

Batıl düzenin günahlarına ortak olmayın


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım, yaşadığı süre içinde hak ve batıl olgusu insan hayatının tamamını belirlemektedir. Onun için şu an karşı karşıya olduğumuz Kovid-19 olayını bu kapsamda değerlendireceğim.

     İşin aslını şu şekilde ifade edeyim; yaşadığımız zaman zarfında önümüze çıkan olumlu olumsuz şeyler hak, batıl hakikatleridir,yaşadığımız olayların hiç biri rastgele oluşan şeyler değil. Konunun daha fazla dağılmaması için yazımın konusu olan virüs olayını ele alacağım.

     Sevgili okurlarım, hayatımızda karşılaştığımız şeyler hak düzenin mucizeleridir. Zira, hak düzenin tamamı ilahi bir mucize hakikatidir. Yani bu düzen içinde gerçek olmayan hiç bir şey yok, devasa büyüklükte olan veya mercekle görülemeyecek kadar küçük olan, doğa düzeninde vardır. Bu anlamda vücudumuza giren virüslerin doğada bir yaşam alanları vardır, her hangi bir vesileyle insan vücuduna geçiş yapmıştır, doğadaki bütün varlıklar düzenin bozmaması için bir birini kontrol altında tutuyor ve dizayn ediyor. İşte, kovid-19 doğada olan bir şeyin doğa kanunlarının işleyişi gereği insan vücuduna gerisidir. Yani, durup dururken yoktan var olan bir şey değil. Daha açık bir ifadeyle hak olan doğa düzenin batıl olan kapitalist düzenine karşı harekete geçmesidir. Bir düşün, dünya insanların dışında bir çok varlığın yurdudur, bizim ne kadar yaşama hakkımız varsa, bütün varlıkların hakkı vardır. Zira her varlığın var olmasının mutlaka bir sebebi vardır, doğal düzenin bozulmaması için bir görev üstlenmiştir. Hak düzenin işleyişi budur, insan bu işleyişe biat etmek zorundadır. Kurduğu ekonomik toplumsal sistem hak düzene uygunluk arz etmesi lazım, insanların kurdukları sistem hak düzenin işleyişinden saptığı vakit, batıla düşmüş olunur. Bu noktada, kapitalist sistem diğer varlıkların yaşam alanlarına zarar veriyor, hatta bir kısım canlıların yok olmasına sebep oluyor. Bu manada kapitalist haktan sapmış batıla düşmüştür. Düşünüyorum ve “acaba bu virüsün yaşadığı mekanı insanlar yok etti, doğa da onu bize mi yolladı” diyorum. Doğanın böyle bir huyu var, nimetlerinden yaralanmak için salih amel yapar isek, bize çok güzel rızıklar veriyor, kötü amel yaparsak gazabı kötü oluyor. Benim virüsle iglili düşüncem hakka göredir, zira doğru yol, hakka giden yoldur. Sapık yol batıla giden yoldur. Virüs konusuyla ilgili son sözüm kapitalist sınıfın bilim adamlarınadır. Gelin batıl olan kapitalist düzeni kurtarma sevdasından vazgeçin, bütün doğal yaşamın başına bela olan bu düzeni insanlar yok etmezse bile, doğa yasaları yok eder gayrı firavunun halkı kandıran sihirbazları gibi insanları kandırmayın, halka gerçekleri söyleyin. Siz ne yaparsanız yapın doğal yaşamın baş belası finans kapitalizmin miadı dolmuştur. Onun için bu batıl düzenin günahlarına daha fazla ortak olmayın

     Bu arada, İçişlerini bakanının istifasıyla ilgili görüşümü gazetenizin gelecek sayısında detaylı olarak yazacağım. Bu sayıda, kabaca bir iki noktaya temas edeceğim. Türkiye halkı ulusal kurtuluş savaşını kazandığı tarihte, feodal üretim ilişkileri güçlüydü, buna karşılık kapitalist üretim biçimi zayıftı. Yani burjuva sınıfı demokratik bir devrim yaparak, feodalizmi tasfiye edecek güçte değildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderlik ettiği, ulusal kurtuluşa öncülük eden kadro baskıyla feodal sınıfı burjuvazi ile ittifaka mecbur etti ve burjuvazinin lehine oligarşik bir devlet kurdular. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde sürekli hizip çatışması vardı. Bu hizip çatışması Ak parti iktidar olduktan sonra, paralel devlet yapılanmasına evrildi. Bu süreç devam ediyor, aktörün kim olduğu önemli değil, dün Fethullah Gülen idi, bu gün Devlet Bahçeli’dir. Bu kadar tüyo kafi. Detayı inşallah gazeteniz Kestel Yöre’nin bir dahaki sayısında okursunuz…

      Sağlığınıza dikkat edin evde KALın…

Share
4737 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...