logo

30 Kasım 2022

Ben kabul etmiyorum!


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım;  Kadın terörist Kobani’den yola  çıkıyor, Suriye de bir miktar turist gibi gezi yaptıktan sonra, İdlip’ten Türkiye’ye giriş yapıyor, gelip İstanbul’a  yerleşiyor, aylarca İstanbul’da ikamet ediyor, şehrin göbeğinde bomba patlatıyor, 6 suçsuz günahsız insanımızın canına kast ediyor.  Zanlının ifadesine göre,  bu eylemi  PYD organize etmiş. Görüldüğü kadarıyla işin içinde çok farklı oyunlar var, dolayısıyla olayla ilgili söylenecek çok söz var. Ama, Türkiye’deki mevcut yasalara göre, özgürce fikir beyan etmenin nesnel olarak koşulları yok, onun için fikirlerimin çoğunu saklı tutuyorum, yanlız bazı önemli noktalara temas edeceğim.

     Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuzey Suriye’ye askeri müdahale etmesi, daha önce yaptığı yanlışları, tekrar yanlış yaparak düzeltme çabasıdır.

     Suriye de iç savaş başladığı zaman biz yanlış yapmasaydık, başımız bu kadar belaya girmezdi.

     Her ne hikmetse aynı yanlışı yapmakta ısrar ediyoruz .

     Mesela, Türkiye Cumhuriyeti Devletini SDG’yi kendi bekası için tehdit gördüğü için Kuzey Suriye’ye askeri harekat düzenliyor, harekat düzenlediği yer bizim toprağımız değil, başka bir bir devletin toprağı. Tamam bir şey demiyorum, ama iş niye bu noktaya geldi ona bakmak gerekmez mi..? Örneğin, Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti kendi bekası için tehdit olarak gördüğü, kendisine savaş açmış teröristlerle savaşırken, bizim devletimiz ne yaptı, teröristleri koruma konumuna düştü. Maalesef hala aynı hatada ısrar ediyoruz, mesela biz Kuzey Suriye’ye askeri harekat yapıyoruz, Suriye devletinin kendi topraklarında teröristlere karşı harekat yapmasına izin vermiyoruz, böyle bir şeyin akla mantığa uyar tarafı var mı.?

     Yani demem o ki, Suriye de başımızı ağrıtan şeylerden kurtulmanın  yolu, Suriye devletinin işini kolaylaştıracak bir davranıştan geçer. Dolayısıyla Türkiye’yi yönetenlerin acilen bunu yapmaları gerekiyor.

     Sevgili okurlarım; Seçim tarihi yaklaştıkça, siyasette önde gidenlerin dillerinin zembereği iyice bozulmaya başladı. Bence 18 yaşından küçük olanların siyasetçilerin konuşmalarını dinlememesinde yarar var. Zira, bu gidişle çoluk çocuğumuzun ahlakı bozulacak. İnanın ben artık siyasilerin konuşmalarını dinlemiyorum. Yahu kardeşim ahlaklı davranmak güzel söz söylemek çok mu zor, siz ana baba terbiyesi görmediniz mi, seçimi kazanmak için her türlü rezillik yapılır mı..?

     Kusura bakmayın, belki yaptığınız seviyesizlik bazılarının hoşuna gidebilir. Ama, ben kabul etmiyorum, milletin çoğunluğu da benimle aynı fikirde olduğundan eminin.

     Eğer bu işi usulüne uygun yapacaksanız yapın, yapmayacaksınız çekilin kenara.

Share
463 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Son kale İran !

    10 Mart 2026 Yazarlar

    Bölgenin en büyük gücü İran ,bunu biliyorlar ve bilinç le saldırıyorlar .İran parçalanırsa Ortadoğu yıkılır. Dikkat ederseniz bu hamleler genellikle mübarek ramazan ayında cerayan ediyor , ABD'nin amacı haçlı seferlerini mi hortlatmak, Bir dinsel , savaş mı istiyorlar? Kim bilir. Bölgemiz bir kez daha tarihin en kritik sınavlarının birinden geçiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, sadece askeri bir müdahale değil; Ankara’dan Bağdat’a, Körfez’den Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kartların...
  • YİĞİT ve ONURLU İRAN’A SELAM OLSUN!

    09 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Bütün İslam ülkelerinin insan haklarının gaspı konusunda, son derece kötü yönetim biçimleri vardır. Dolayısıyla, bu yönetim biçimlerinin değişmesi zorunlu bir durum arz ediyor. İslam ülkelerinin halkları olarak, kendi ülkelerimizde insan haklarını esas alan adaletli bir düzen kurmadan, şu anda yaşanan kaos ve kargaşayı engellemek mümkün değil. Yapacağımız şey kendi dinamiklerimizi kullanarak, öz gücümüzü esas alıp, insan haklarına dayalı adaletli düzene geçiş yapmaktır, bunun dışındaki seçeneklerin bize...
  • Yakın bölgemiz

    08 Mart 2026 Yazarlar

    Kıymetli okuyucular, Değerli dostlarım. Ocak 2025’te yazmış olduğum, gazetemiz Kestel YÖRE’de yayınlanan “Ortadoğu öngörüsü” başlıklı yazımda Mercidabık savaşını müteakiben Osmanlı hakimiyeti altına alınan Suriye’de bugün yaşananları kendi penceremden gördüklerimle anlatmaya çalıştım. Sykes-Pıcot (Sykes, İngiliz diplomat -Picot Fransız diplomat) antlaşması emperyalist devletler İngiltere ve Fransa tarafından imzalanmıştır. Akabinde güneydoğu Anadolu bölgemiz mutabakat gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. B...
  • BÖYLE BİR DÜNYA YOK

    07 Mart 2026 Yazarlar

    Yeni iç işleri bakanımız adı Mustafa Çiftçi; 1970 Konya Çumra ilçesinde doğmuş, 1995 Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler mezunu, Kaymakam adaylığı ve birçok ilçede kaymakamlık görevi yaptıktan sonra 27. TBMM. Başkanı İsmail Kahraman’ın özel kalem müdürü olmuş, 2007 yılında kamu yönetimi, 2011 de de ilahiyat fakültesini bitirmiş. 2018- 2023 Çorum, 2023- 2026 Erzurum valisi olarak görev yaptıktan sonra 10 Şubat 2026 da İç İşleri Bakanı oldu, sanırım sn. bakanımızı iyi bir şekilde tanıtmış olduk siz okuyucularımıza. Gazeteci Rahmi Turan, köş...