logo

04 Nisan 2026

TRT, İBB DAVALARI VE SN. BAHÇELİ


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Bu yaşlara geldik, uzun bir sürede yönetici olarak siyasetin içinde olduk, nelere şahit olduk, neler yaşadık ve ne liderler gördük, oturup yazsak kitap olur. Ama, bir kişi var ki, hükümetin de destekçisi, aslında ortağı olan MHP’nin lideri Devlet Bahçeli, ya bilerek veya bilmeyerek yapıyor, söyledikleri ile toplumu oyalıyor ve kandırıyor, sn. Bahçeli, ekonomiyi desteğiniz sayesinde birlikte batırdınız diyebiliriz. Ama, hala bu tek adam rejiminden vazgeçmiyorsunuz, sonra da birlik olalım, iç cepheyi güçlendirelim diyorsunuz. Tabi ki olalım, olalım da önce ülkemizdeki bu hukuksuzluğa, adaletsizliğe bir son vermemiz gerekmiyor mu, tutuksuz yargılanmaları gerekirken bir yılı aşkın zamandır suçsuz yere ceza evinde yatan bu insanları evlerine göndermemiz gerekmiyor mu, bu kişi hükümete olan desteğini çekse acilen seçime gidilir, bir tane yasayı geçiremezler, bir zamanlar sn. Erdoğan, ile bir birlerine söyledikleri de yenilir yutulur cinsten sözler değildi, siyasette bunlar olabiliyor diyebilirsiniz iyi de bu yaşananlardan, bu hakaretlerden sonra böyle bir birliktelikte olmaz dedirtiyor insana, Erdoğan’ı önce başkan yapalım dedi, daha sonra da onu orada tutmak için ciddi bir çaba sarf ediyor, ama kendi iktidarı için hiçbir şey yapmıyor, bu da ilginç değil mi, böyle bir parti lideri olur mu, ne yapmaya çalışıyor anlamış değiliz.

     Hepiniz şahit oldunuz sn. Bahçeli’nin bebek katili Apo ve destekçi partisinin kapatılması hakkında söyledikleri ve bir süre sonra meclise daveti inanılır gibi değildi, sn. Öcalan, örgüt lideri, kurucu önder söylemleri, umut hakkı talebi, tecritin kaldırılması, buna akıl sır erer mi, bu nasıl bir u dönüşü. Şimdi sırada sıkıntılı bir durum var, o da aşılır bu kadar şeyden sonra, Apo’ya statü verilmesi meselesi, bu yaşananlar asla sn. Bahçeli’nin düşüncesi, fikirleri olamaz, bir zamanlar Ekmeleddin’i kim dayattıysa, onların işi gibi geliyor bana, sn. Kılıçdaroğlu da defalarca sorduğumuz halde bu soruya asla cevap verememişti.

     Ardından İBB davaları, TRT de yayınlansın ak koyun kara koyun ortaya çıksın dedi hatta sn. Erdoğan bile buna ılımlı yaklaştı bu konuda düzenleme gerekiyordu, CHP bunları hazırlayıp 9 ay önce teklif sundu ama MHP bunu sadece uzaktan seyretti ve derin dondurucuya attı, İBB davaları sıkıntılı başlayınca 11 Mart ta şöyle dedi, biz duruşmalar TRT den yayınlansın derken haksız mıydık, bire bir takip edilsin derken yanlış mı söylüyorduk, bu sürede haklılığımız ortaya çıkmıştır, İBB davası acilen bitirilmeli ülke gündeminden çıkmalı dedi, elinizi tutan mı var dı, sn. Bahçeli istediğiniz her şeyi yapma ve yaptırma gücünüz var bir gecede torba yasayla onlarca maddeyi yasalaştırabiliyorsunuz peki neden yaptırmadınız veya neden mecliste kendi talebinizi reddettiniz akıl alacak gibi değil, MHP’li dostlarıma soruyorum ne yazık ki onlarında bir cevabı yok, bir çoğu bu yaşananları saçmalık olarak değerlendiriyor ve yayınlanmalıydı diyor bekleyip göreceğiz diyorlar iyide daha neyi göreceğiz bilemedim.

Tarih 12 Mart yani bir gün sonra CHP İBB davaları TRT de yayınlansın diye önerge verdi bu önerge MHP ve AKP oyları ile reddedildi, yanlış duymadınız bir gün sonra, dostlar bu nasıl bir çizgi, bir günde ne değişiyor veya MHP’li vekiller sn. Bahçeli’yi dinlemiyorlar mı, ya da bizim çok aptal bir görüntümüz mü var gerçekten insana aklını yedirirler, bunları da geçelim daha geçenlerde Ahmet’ler makamlarına oturmalı, Selahattin’de yuvasına dönmeli dedi, dedi de apo meselesi dışında ki aslında onda da bana göre ciddi bir gelişme yok ama diğer söylediklerinde hiçbir gelişme, atılmış bir adım yok, buna halk dilinde seni sallayan yok denir, aklıma şu geliyor Cumhurbaşkanı Erdoğan, geri planda kalıp söylenmesi gerekenleri sn. Bahçeli’ye söyleterek gaz almaya çalışıyor.

     Sn. Bahçeli, yanlış anlamayın bizim bulunduğumuz yerden bakıldığında tam da böyle gözüküyor, söyledikleriniz asla dikkate alınmıyor.

     Birde bu İBB davalarının TV.’lerden yayınlanması kimi, neden rahatsız ediyor, bırakın yayınlanmayı Silivri ceza evinin çevresi yayın bozucu jammerlerle donatıldı, akıl alacak gibi değil neden bu korku.

     Ülkesini sevenler bu saatten sonra bizler gibi düşünenlerin yanına gelmelisiniz, bizler hukuktan yanayız, bağımsız yargıdan, insan haklarından yanayız, toplumsal bütünlükten yanayız, Ülkemizin bir orta doğu ülkesi olmasını önleyecek, özgürlükçü Laiklikten yanayız, bu söylediklerimiz çocuklarınıza ve torunlarınıza bırakacağınız, en büyük servettir unutmayın.

     İBB davaları, bazı CHP milletvekillerine kapatıldı, gazeteciler ise salonda en dip köşeye gönderildi, birincisi CHP’li olması önemli değil, tüm Milletvekillerinin kamusal denetleme yetkisi vardır ve bu konuda dokunulmazlıkları vardır, istediği alana izin almadan girebilir, ama Silivri’de salona alınmıyorlar.

     İkincisi ise, davaları takip eden gazeteciler sadece konulanları değil, hem yargılananların, hem de mahkeme heyetinin konuşmalarında yüz ifadelerini ve davranışlarını da değerlendirip, kamuoyuna haber olarak aktarırlar, şimdi bulundukları yerden o şansları da kalmadı.

ALTIN  KAÇAKÇILARI

Defalarca yazdık ve yazmaya devam edeceğim diye aylar önce söylemiştim çünkü bu konuda en küçük bir adım dahi atılmadı, bazı okuyucularımız bu konuyu sürekli gündemde tutun diye mesaj atıyorlar, haklılar unutuluyor, hatırlatmak lazım.

Şimdi yukarı dada sn. Bahçeli ye oldukça yüklendik bu altın kaçakçılığı da tamamen MHP’ vekillerle ilgili, fakat hiçbir MHP’li dostumuz bu konuda haksızsın diyemez diye düşünüyorum, gerekirse dostça oturup tartışırız, ama bu yazdıklarıma onlarda katılırlar diye düşünüyorum, hepsi bire bir gerçek.

3 MHP’li M. Vekilinin altın kaçakçılığı skandalında MHP’den ihraç edilmeleri dışında hiçbir gelişme yok, aslında bu altın kaçakçılığın MHP’li vekillerle sınırlı olmadığı pek çok siyasi ve bürokratın bu kaçakçılığın içinde olduğu ile ilgili iddialar var.

MHP’li vekiller H.Basri Sönmez, İsmail Akgül ve Mustafa Demir bu kaçakçılığın ortaya çıkmasıyla partilerinden ihraç edildiler bu doğru bir hareketti, iyide mecliste bağımsız vekil olarak hala koltuklarında oturuyorlar, arkadaş bu yaptıkları çok çirkin neden dokunulmazlıkları kaldırılıp yargılanmıyorlar, kamu zararı var, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyorlar ve maaşlarını almaya devam ediyorlar.

Sn. Bahçeli partiden ihraç etmekle doğru bir iş yaptınız ama bu iş orada bitirilemez bu kişilerin dokunulmazlıklarının kaldırılıp yargılanmasını sağlamanız gerekiyordu, yapmanız gereken kesinlikle buydu, bunu yapmış olsaydınız seçim zamanında kimse size hesap soramayacağı gibi partiniz için çok artıları olabilirdi ama ne yazık ki bu tren kaçtı. Bu sadece MHP’nin meselesi de değil TBMM ‘nin meselesi, sn. M. Başkanı N. Kurtulmuş elini tutan mı vardı gerekeni yapabilirdi ama yapmadı Can Atalay’ın da Meclise getirilememesi konusunda yasaları çiğneyerek kılını kıpırdatmadı diyeceğimde yanlış olur bu kişilerin hiç biri birilerine sormadan en küçük bir karar veremiyor, veremez de, maalesef eski Türkiye’de Anayasamızın verdiği yetkilerini kullanırlardı, yeni Türkiye’de böyle bir şansları yok.

BU  BİR  REZALET  VE  NEDEN  KARAMAN’DA

Karamanoğulları beyliği ( 1250- 1478) Türk ve Müslüman bir beyliktir, Oğuzların Salur ve Avşar boyuna mensup bir Türk beyliğidir, ayrıca Türk’çeyi resmi dil ilan etmiş güçlü bir Türk devletidir. Anadolu’da İslam’ın yayılmasında ve Türk’leşme sürecinde önemli rol oynamışlardır. 12. Ve 13. Yüzyıllarda Moğol baskısı nedeniyle batıya, Anadolu’ya göç etmişlerdir.

Neden Karaman’da böyle bir rezaleti yaşıyoruz çünkü Türkçenin başkenti Karaman’dır da ondan. C. Zarifoğlu İmam Hatip Lisesi öğrencileri 12 Mart İstiklal marşının kabulü ve M. A. Ersoy’u anma etkinliklerinde önceden hazırlandıkları anlaşılan bu çocuklara ne acıdır ki İstiklal Marşımız Arap’ça okuttular.

Bu törende devleti temsilen Vali, C.Baş Savcısı, Üniv. Rektörü, il jan. Komutanı, Emniyet ve M. Eğitim Md. lerinin gözü önünde çocuklar kullanılarak yaşanmıştır bu rezalet. Bayrağımız gibi bağımsızlığımızın simgesi olan İstiklal Marşımıza bu yapılan sadece M. A. Ersoy’a saygısızlık değildir bu yapılan, 103 yıllık Cumhuriyetimize, Ulusal değerlere, Anayasamıza saygısızlıktır, gözünüz M. A. Ersoy’un Türkçe yazdığı İstiklal Marşını Araplaştıracak kadar kararmış.

Bu aymazlar bu töreni Karaman M. Eğitim Md. sitesinde de yayınlama cesaretini bile göstermişlerdir, Karaman Bld. Bşk. nı, veliler, vatandaşlar, birçok partinin il başkanları, sendikalar, Aydınlar büyük tepki göstermiş ve suç duyurusunda bulunmuşlardır. Aslında buna da hiç gerek yok, salonda o töreni izleyen C. Savcımız bu yapılanı yargıya taşımalıydı.

Anayasamızın ilk 4 maddesi ve bilhassa 3. Maddesi bu protokolün gözleri önünde çiğnenmiş ve suç işlenmiştir. Cumhuriyetimizin tüm değerlerine sözlü bir şekilde saldıran arap sevicisi ve hayranı çakma Osmanlıcılara resmi dilimiz resmen batıyor buna hiç şüphe yok.

İstiklal Marşımız her zaman her yerde Ulusal dilimizle okunur, sonsuza dek böyle okunacaktır, o kadar.

İlginç olan bir başka şeyde Karaman oğlu Mehmet beyden sonra Türk’çeyi resmi dil yapan Abdül Hamit’tir,siz ondan bile yüz yıl geridesiniz, haydi başka kapıya. Korkma, sönmez bir ulusun haykırışıdır. Bu yaşananlarla ilgili  İyi Parti gen. bşk. nı Dervişoğlu’da bu tam bir delalet halidir, sapkınlıktır, gaflet ve ihanet içinde olanlara ve seyirci kalanlar şunu iyi bilsin Türkiye sahipsiz değildir dedi.

Aslında bu Arap hayranlarına, Arap sevicilerine en iyi cevabı dünyaca ünlü Arap bilgini İbni Haldun vermiş, bakın kendi ırkı Araplar için ne demiş,

Arap hırsız ve talan ruhludur, vahşi, kaba ve haşindir, ayak bastığı yeri çöle çevirir, yalancıdır, başkasına ait ne varsa ganimet olarak görür ve çalar, uygarlık düşmanıdır.

         Aksoy şirketinin yaptığı araştırmada İBB davasının siyasi olduğunu düşünenlerin oranı % 66

Kalın Sağlıcakla

Osman Fahri Ünal

Share
48 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TRT, İBB DAVALARI VE SN. BAHÇELİ

    04 Nisan 2026 Yazarlar

         Bu yaşlara geldik, uzun bir sürede yönetici olarak siyasetin içinde olduk, nelere şahit olduk, neler yaşadık ve ne liderler gördük, oturup yazsak kitap olur. Ama, bir kişi var ki, hükümetin de destekçisi, aslında ortağı olan MHP’nin lideri Devlet Bahçeli, ya bilerek veya bilmeyerek yapıyor, söyledikleri ile toplumu oyalıyor ve kandırıyor, sn. Bahçeli, ekonomiyi desteğiniz sayesinde birlikte batırdınız diyebiliriz. Ama, hala bu tek adam rejiminden vazgeçmiyorsunuz, sonra da birlik olalım, iç cepheyi güçlendirelim diyors...
  • BOZBEY TUTUKLANIRSA NE OLUR…?

    31 Mart 2026 Yazarlar

         Seçimle alınamayan yerler, bir dizi operasyonlarla alınmaya devam ediyor.      Bunun en büyük örneklerinden birisi; İSTANBUL...     İstanbul da, CHP Meclis üyelerinin çoğunlukta olması, belediyenin haliyle CHP'de kalmasına sebep oluyor.     Ama, Bursa öyle değil…      Bir çok il de olduğu gibi, seçmenin iradesine ipotek vuruluyor, seçmenin kararına saygı gösterilmiyor…      Burada şu soru akla geliyor.  ...
  • SU

    30 Mart 2026 Yazarlar

    Su yoksa hayat da yoktur. Su hayattır, su kutsaldır Suyun aktığı yerde medeniyet yeşerir, yolun geçtiği yerde insan çoğalır. Tarih boyunca yerleşimler nehirlerin kıyısında kurulmuş, savaşlar bile suya erişim için verilmiştir. Bugün de değişen bir şey yok; sadece mücadelenin biçimi daha karmaşık, daha görünmez. Peki, böylesine hayati bir kaynağa sahip olduğumuz hâlde neden susuzluk konuşuyoruz? Türkiye, coğrafi olarak “su zengini” bir ülke değildir; aksine “su stresi yaşayan” ülkeler kategorisine giderek ya...
  • BU ŞARTLARDA BAYRAM KUTLAMAK..!

    20 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Eğer, Ordular karşılıklı çatışıyorsa onun adı savaştır. İnsanlık tarihine bakarsak sadece Orduların savaştığı savaşlar, savaş olarak kabul edilmiştir. Silahsız, savunmasız masum insanlara yapılan katliamlar, insanlık suçu olarak kabul edilmiştir ve bu suçu işleyenler, Birleşmiş Milletler kararlarına göre yargılanması gerekiyor. Bu bağlamda, Gazze’yi yerle bir edip, on binlerce savunmasız masum insanı katleden katil Netanyahu ve siyonist İsrail devletine karşı çıkan, Türkiye ve İran devletleri dışında, düny...