logo

15 Şubat 2021

BİR I PHONE KAÇ PARA


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

         Vatandaşın refah düzeyinin cebindeki telefonla doğru orantılı olduğu yönündeki bir garip inanç, günden güne yayılıyor. Garip sokak röportajlarında “herkesin cebinde telefon var ekonomi iyi” diyenler az değil. Dünya değiştikçe ihtiyaçlar da çeşitlenip farklılaşacaktır. Bu durum insanların arasındaki fakir zengin ayrımını ortadan kaldırmaya yetmez. İnsanların işini yapması, yaşaması, sosyal ihtiyaçlarını karşılaması için internet ve telefon ihtiyacı doğduktan sonra, bu ihtiyacın karşılanmasını zenginlik saymak dünyanın sürekli değişim içinde olduğunu anlayamamak demek.

            Şimdi yaşadığınız yerde 1980’li yıllarda yaşadığınızı düşünün. Telefon ya da internet ihtiyacınız olacak mıdır? Elbette hayır. Size hiç görmediğiniz cep telefonunu vermemek mutsuz olmanıza neden olmayacaktır. Ancak radyoyu elinizden alsak, televizyon yeni yeni girmeye başlamış zaten ülkeye onu da yasaklasak 1920’de yaşayan insanın yaşamayacağı bir mutsuzluk duyacaktınız. İnsana ihtiyaç oluşturup sonra mahrum etmek zenginlik ya da fakirlikle alakalı değildir. İnsan olmanın bir gereğidir. Günümüzde eşiyle, çocuğuyla, ana babasıyla iletişimi telefon ile kuran insanların telefona sahip olmamasını beklemek saçmalık değil mi? Bu yazıyı okuyan insanlar şu anda internetsiz ve telefonsuz kalsa ne olurdu?

Muhtelemen bu yazıyı internetten okuyorsunuz. Devamını okuyamazdınız. Diyelim ki basılı gazeteden okuyorsunuz. Yazı bitince eve giderken ne alınacak diye düşünseniz cevabını bulmak için önce eve gidip sormanız lazım. Yakınınızı merak edecek olsanız tanıdık birini bulup sormanız gerekecek. Arkadaşlarınız, tanıdıklarınız, hepsi gitti. Tesadüfen ya yolda karşılaşacaksınız, ya da biliyorsanız evlerine, işyerlerine gideceksiniz. Sudan çıkmış balığa döner insan. Ama biraz dayanırsanız. İşte artık fakirsiniz. Ekonomiden şikayet edebilirsiniz. 

Elbette eskiden iletişim bu şekildeydi. Ama yaşam geriye doğru gitmez. İnsan eskide yaşamaz.

            Ekonominin kötü olduğunu gizlemek için bu nedenle anlamsız çıkışlara gerek yok. Dünya ve Türkiye çok daha kötü zamanlar yaşadı 100-110 yıl önce büyük savaşlar, ızdırap, gözyaşı vardı. Atalarımız canlarını kanlarını kaybettiler. 2. Dünya Savaşı’nda Dünya halkları büyük bir vahşet yaşadılar. Tarihte sayısız böyle dönem var. Eskiden telefon mu vardı şimdi herkesin cebinde telefon var diyenler, bu dönemleri unutmayıp hep felaketler var gibi hissederek mi yaşıyorlar. İnsan denen yaratık böyle yaşamaz. Elbette çağının gereklerinden istifade edecek. İmkanları kullanmak isteyecek. Evet herkesin cebinde telefon var. Ama herkes ejderli smootty içmiyor. 100 çeşit yemek olan kahvaltı sofralarını instagramda gözümüze sokmuyor.

            Eskiden benim büyüdüğüm yerde pehlivanlara çok saygı duyulurdu. Şimdi pehlivan olunca diplomanın sahteliği mahkeme kararı ile sabit olsa bile büyük büyük yerlere yönetici olabiliyorsun. Pehlivana laf ediliyor diye zoruma gidiyor. Dedemde pehlivan diye galiba. Neyse cebimizde telefon var. Çok şükür.

Share
3439 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...