logo

Bir kere düşün, 5 yıl daha pişman olma..!


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

31 Mart 2019 yerel seçimleri her geçen gün yaklaşırken, ülkemizde son günlerde ana gündem yerel seçimler. Herkesin ortak kanaati bu seçim yerel seçimlerden çok öte bir seçim. Çünkü, ülkenin çok zor günler geçirdiği bir dönemden geçiyoruz. Öyle bir hale geldik ki; asgari ücretin 1.600 TL’den 2.000 TL’ye çıkmasına bile kimse sevinemedi. Çok örneğe gerek yok. Asgari ücret 1.600 iken 1-2 lira olan bir bağ maydanoz, bu günlerde 4-5 TL’den satılıyor. Yani maliyetlerin yükselmesi ile gerçek enflasyon, asgari ücretteki artışı daha işçinin cebine girmeden bitirdi.

“Böyle giderse ülkede ekmek kuyrukları olacak” diyeli, çok oldu. Bakın, sebze kuyrukları başladı. “Başka kim var ki!” inadı, sonunda vatandaşı “kuyruk” yaptı.
İsteyen “varlık kuyruğu” desin, isteyen “yokluk kuyruğu”, böyle bir tartışma içine girmenin anlamı da yok.
“Kuyruklar”, kapitalizmin doğasında var.
Kapitalizm, doğası gereği kuyruktan soymaya başlar.
Ortada bolluk olsa, ‘kuyruk’ olur mu?
Kimse aklımızla dalga geçmesin!
Fakat emin olun, vatandaş bunu hak etti!
Kendisini süründüreni bir daha seçiyor. “Size para vereceğim” diyeni seçmiyor. Nerden nasıl vereceğini kalem kalem açıklayana, “Nerden vereceksin!” diyor.
Gel de şaşma!
Adamlar “havlu” atıyor, vatandaş 1 liralık havlu için birbirlerini eziyor. Yazık, Türk milleti bu olamaz.

250 gram ‘çay’ için kadınları eziyorsun!
Üzerinde “AKP” yazan torbayı kapmak için, nerdeyse sen o torbaya gireceksin!
AKP, 17 yıldır altını, üstünü, petrolü, ülkenin öz sermayelerini yabancılara peşkeş çekti, “havlu” ile çeyrek kilo “çayı” da sana atıyor.
Ne rezil, çağ dışı bir görüntü!
Açlıktan ölsem, o araba peşinde koşmam!
Şereflice ölmek daha iyi!
İnsanlarda onur da kalmadı.
Bu ne ya!..
Altı, üstü, yarım kilo çay…
Alsan ne olur, almazsan ne olur.
Bu ülke çok zengin kaynaklara sahip…
Bu kaynaklar, yabancıların ve bir iki yandaşın elinde.
Seni, 17 yıldan beri kandıranların peşinde gideceğine, bir kere de “Ben insanım, bunları hak etmiyorum” diye düşün.
Bak o zaman daha güzel bir yaşam seni mutlaka bulacak…

Share
260 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ekonomi kurmayları Bursa’da

    14 Haziran 2021 Yazarlar

          Esasen ben yazılarımda, genel bilgi ve ulusal ilgi konularından ziyade yerel ölçekte yazmak istiyorum. Gerçi yinede yerel kabul edilebilir bir konu. Özne Bursa idi.  Bursa’nın muhalefet gözünden bakılan ekonomik değerlendirilmesi ve çözüm önerileri anlatıldı.       Geçen hafta benim için özeldi. 4 ve 5 Haziran için önceden bilgilenmiştim, haberim vardı. Doğrudan Konularına hakim, uzmanlıkları bilinen iki akademisyen Prof. Dr. Hoca ve iki kıymetli Bürokrattan oluşan bir ekip olduğu...
  • Kurtuluş hak düzende

    14 Haziran 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım. Kestel YÖRE’nin bundan önceki sayısında, köşe yazarımız Mustafa Ülker, kardeşim yazdığı makalede güzel bir değerlendirme yazısı yazmış.      Tespitlerinin hepsine katılıyorum.      Zira, hepsi çok doğru sözlerdir.      Fakat eksik bırakmış, “niye eksik bırakmış” sorusuna gelince; sayın Mustafa Ülker, var olan gerçeklerin doğru bir analizini yapmış, iyi niyetli bir şekilde bu durumla ilgili fikirlerini dile getirmiş, Türkiye’de dik d...
  • ŞİKE KUMPASI VE FETÖ

    14 Haziran 2021 Yazarlar

                FETÖ illeti devleti devlet yapan tüm ayakları kanser haline getirmişti. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz yargıdır. Tüm ihanetlerini ve operasyonlarını yargı üzerinden gerçekleştirdiler. Son on yıla damga vuran, halkı kendi içinde ayrıştıran o dönem iktidarın da sonsuz destek verdiği bu örgüt birçok kirli operasyona imza attı. Balyoz, Ergenekon gibi kumpaslar güncelliğini yitirse de zaman zaman dönüp bu operasyonları hatırlamakta fayda var. Yargının silah olarak kullanılmasını, ba...
  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...