logo

Bizden Taraf olmazsan bertaraf olursun

Şu an aramızda bulunmayan, saygı duyduğum, bizler için halen ışık tutan Uğur Mumcu, bir keresinde “gazetecilerin özel yaşamları yoktur” demişti. Neden gazetecilerin özel yaşamı yoktur? Ben gazeteciyim, 25 yıllık basın mesleği içerisinde yaptığım yüzlerce, binlerce haber vardır mutlaka. Benim asıl amacım, toplumdaki olumsuzlukları, yanlışları ve çarpıklıkları ortaya çıkarmaktır. Her halükarda, kaymakamından, savcısından, belediye başkanından, siyasiden ve toplumun her kesiminden, bazı konularla ilgili mutlaka bir sorunlar yaşamışızdır, onlarla ilgili bir çarpıklığı ortaya çıkarmışızdır ki, suçumuz da budur. Gazetecilerin suskun ve çaresiz kalmaları, dertlerini anlatamamaları kadar zor bir olay yoktur.
Bir ülkede, basın susturulmaya çalışılıyorsa, eleştirilere tahammül edilemiyorsa, iktidar güçleri basının kendi borazanlığını yapmasını istiyorsa, o ülkede ne demokrasi ‘D’sinden, ne de insan haklarından bile söz edilemez.
Yukarda da dediğim gibi uzun yıllar bu mesleğin içinde bulunduğumdan dolayı, zaman zaman ekonomik tazminat davalarına maruz kalıyoruz. 2002 yılından beri susturulmaya ve yandaş edilmeye çalışılan yerel ve ulusal basının boyun eğmeyen insanlarına karşı, iktidar partisinin uygulamış olduğu tazminat davaları, üzülerek söylerim ki, bellerini bükmüş durumda. Şüphesiz bunlardan birisi de ben olmaktayım.
Hakkında yazdığım her yazıda, soluğu adliye koridorlarında bana dava açmak için alan AKP’nin ilçe başkanını tanımayanınız yoktur. (Fazla yoruma gerek yok, sizler biliyorsunuz, değirmenin suyunu) Hukuk sisteminin de kendi zihniyet ve düşüncesinden yana işlediğini bildiği için imtiyazını bu yönde kullanmaya devam ediyor.
2002 yılına kadar hiç bu kadar baskı hissetmemiştik. Anlatınca, siz değerli okurlar da, bizlere hak verecektir.
2002 yılından önce, eğer kişilerin haklarına, onurlarına, toplumda küçük düşürücü yazılar, hakaretler gibi haber ve yorumlar çıksa da, o zaman ki, aklı baliğ olan insanlar açacakları davaları sembolik (5 kuruş) olarak açarlardı ki, davayı kazandıklarında hem haklı olduklarının ispatı, hem de haberin yalan olduğuna karar verilip, tekzip yayınlanırdı.
Kaldı ki, bir gazeteci için en büyük onur kırıcı durum gazetesinde haberin yanlış olduğunu tekzip etmesidir.
Geçenlerde bu konular aklıma gelince oturup şöyle bir düşündüm:
“Bas parayı, yaz hakareti” mantığı çıkıyor tazminat davalarında. Tazminatı alan kişi acaba nasıl düşünüyor orasını bilemem.
Bu konularda, ömrümde kimseye tazminat davası açacak kadar aşağılıkça bir durum düşünmedim.
Zira, Aşağılık ve onursuz kişiler de elbette olacaktır, bu tür davalar açan…
Bunları son dönemlerde çok çok görmekteyiz…
Velhasıl, başbakanın dediği gibi;
“Bizden Taraf olmazsan bertaraf olursun” mantığı işleme koyulalı 10 yıl oldu.
BAKIN NELER OLMUŞ..!
Tayyip Erdoğan’ın gündem değiştirmek için ortaya attığı Kürtaj, 5 çocuk meselesini bizler tartışalım, akabinde bakalım el altından neler olup bitecek diye yazmıştım. Bakalım 10 günde neler olmuş bitmiş, hafızalarımızda kalan…
– Polise astımlı olduğunu söylemesine rağmen biber gazı yiyerek ölen gencin hastane önünde eylem yapan ailesine de biber gazı sıkıldı.
– Sağlık Bakanı “Tecavüze uğrayan kadının bebeğine devlet bakar” dedi.
– Kürtajı yasaklayacak kanunun Haziran’da meclise sunulacağı açıklandı.
– Havayolu çalışanlarına grev yasağı getiren yasa Meclis’ten geçti.
– 305 THY çalışanı grev yaptığı için işten çıkarıldı.
– Emniyet güçlerinin copları demire çevrildi.
– KCK davasında avukatlık yapan 103 avukat hakkında soruşturma başlatıldı.
– 16 yıllık Yeni Şafak yazarı Ali Akel, hükümetin Uludere’deki tutumunu eleştirdiği için gazetesinden kovuldu.
– RTÜK üyelerinden gelen ‘tavsiye’ kararının ardından, 1 Kadın, 1 Erkek dizisindeki çiftin yeni bölümde evlendirilmesine karar verildi.
– Tütün ve alkole %15 zam geldi
– 3. köprü ihalesi yapıldı
– Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda sağladığı internet hizmetinde Google’a girilmediği ortaya çıktı.
– 3. yargı paketinin 11 maddesi komisyondan geçti ve avukatların dosyalara erişimine daha da kısıtlama getirildi
– Eskişehir’de kürtaj ve sezaryen tartışmalarını protesto etmek için AK Parti İl Başkanlığı’na yürümek isteyen grupla polis arasında çıkan arbedede 7’si kadın 8 kişi gözaltına alındı.
-TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ‘Tecavüz edilen kadın da doğurmalı. Bosna’da pek çok kadın doğurdu. Özürlü olacak diye bebeği öldürmek de cinayettir’ dedi.
İyi Uykular Türkiye…

Share
219 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?