logo

02 Ağustos 2022

Bu düzen değişmeli


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım;  Bir ülkede insanların önüne çıkan her hangi bir sorunu, birey ve toplum olarak, var olan sorunun neden ortaya çıktığını araştırıp açığa çıkarmalı, devamında nasıl çözeceğini bilince çıkarmalı, zira sorunu  çözemediği sürece giderek  daha da ağırlaşır, çözümü güçleşir .

     Bugün Türkiye de ekonomik kriz gün geçtikçe daha çok derinleşerek devam ediyor. Gerek birey olarak, gerekse toplum olarak ekonomik krizin altında eziliyoruz. Ayrıca doğal olarak bu krizin sebep olduğu siyasal, sosyal ve kültürel krizler yaşıyoruz.

     Peki, biz ne yapıyoruz! Hiç bir şey yapmıyoruz, binmişiz alamete gidiyoruz kıyamete.

     Ne olacak bu ülkenin ve bu halkın hali, biz kendimiz ekonomik bunalımı çaba gösterip çözmeyeceğiz de, uzaydan başka canlılar mı gelip çözecek.

     Maalesef insanlarımız hem bedenen, hem de beyinen tembelleşmiş bir şey üretmiyorlar, herkes asalak bir şekilde başkasının sırtından geçinmeye bakıyor .

     Peki bu işin sonu nereye varacak, çare yok mu elbette çare var. Yapacağımız şey çok basit, hep birlikte elimizi taşın altına koyacağız, sorunu çözeceğiz. Çünkü, böyle zor konular ancak birlik olunursa aşılır.

     Bu kapsamda en büyük görev siyasi önderliklere düşüyor. Benim siyasi önderlere önerim popülist ve demagojik söylemlerden uzak durmalılar, sorunun çözümüne odaklanmalılar, toplumu da bu amaç için birlik olması için gayret sarf edip, bütün çalışma planlarını bu doğrultuda yapmalılar. 

     Bizde, toplum olarak popülizm yapan demagog siyasilerle aramıza mesafe koymak zorundayız. Bizi aptal yerine koyan yalanla, dolanla kandırıp kendi menfaati için kullanan siyasileri ciddiye almayalım ve peşinden gitmeyelim.

     Gerçekten ülkeyi, halkı düşünen, bu doğrultuda gayret sarf eden dürüst, namuslu, adaletli hakkaniyetli, ülke ve dünya barışından yana olan siyasi kadronun yanında saf tutmalıyız, aksi takdirde bu gün ülkeye hakim olan siyasi anlayışla ve onların kurduğu düzenle var olan krizin üstesinden gelmek imkansız, dolayısıyla bu düzeni devam ettirmek isteyenlerle değil, değiştirmekten yana olanlarla birlik olmalıyız, bu düzeni değiştirmekten başka çare yok.

     Bu bozuk düzenden memnun isek sorun yok, değil isek en kısa yoldan değiştirelim  mesele bu kadar basit.

Share
516 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...