logo

12 Ekim 2025

Çabamız barış ve adalet için olmalı


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

Sevgili okurlarım;
Türkiye de ve dünyada gündemi meşgul eden olağanüstü şeyler oluyor. Bu durum, herkesin ciddi anlamda kafa karışıklığı yaşamasına vesile oluyor, hal böyle olunca yaşanan olayları doğru okuyamama durumuyla karşı karşıya kalınıyor.
İster istemez neyin lehimize veya aleyhimize olduğunu bilmediğimiz için, ya iki arada bir derede kalıp ne yapacağını bilmeyen atıl kişiler oluyoruz, ya da bütün kötülüklerin sebebi olan hepimizin düşmanı, sömürücü zalimlerin değirmenine su taşıyan cahiller oluveriyoruz. Kısacası, doğru ve sağlıklı bilgileri kendi aklımızı kullanarak elde edebilirsek, ancak o zaman doğru, pratik adımlar atılabilir. Trump ile sayın Erdoğan’ın Amerika da bir araya gelişi bu bağlamda ele alındığında, benim açımdan hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. Türkiye’nin yararına olan bir şey olmadığına göre, sizi meşgul edecek bir değerlendirme yapmaya gerek yok.
Ama, bir kelimesi Türkiye de yaşanan olaylarla bağlantılı olduğundan dolayı yazımın kapsamına dahil ettim.
Sözde, Trump sayın Erdoğan’a meşruiyet verecekmiş. Trump, gibi nobran bir kişinin yaptığı zevzekliklerin benim açımdan hiç bir değeri yok.
Tabi ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan “kendisinin meşruiyeti milletten aldığını” söyleyerek gerekli cevabı verip noktayı koydu.
Bu cevaba aynen katılıyorum.
İşin ironik yanı, sayın Erdoğan, mesele şahsıyla ilgili olunca, kitabın ortasından konuşuyor, ama siyasi rakipleri söz konusu olunca tam tersini söylüyor.
Şu anda, Türkiye de millet iradesiyle seçilmiş onlarca siyasetçi, size muhalif oldukları için ceza evinde veya görevleri elinden alınmış durumda.
Bu olay, Türkiye Cumhuriyeti halkı olarak hepimizin ayıbıdır. Bütün bu yanlışlar elimizde patlamaya, hazır bomba gibidir.
Birazda meclisin açılışına katılan partiler ile sayın Erdoğan’ın medyaya servis ettikleri sıcak görüntülere değinmek istiyorum. Ne yalan söyleyeyim, yıllardır sokak ağzıyla birbirine her türlü hakareti yapan siyasilerden gına getirmişim birbirleriyle bu sıcak diyalog kurmaları benim çok hoşuma gitti. Umarım bu davranış bir kereye mahsus göstermelik olmaz, kalıcı olur. Dileğim odur ki, bu davranış hepimiz için bir başlangıç olsun bundan sonra siyaseti düşman kamplara bölünerek değil, seviyeli bir şekilde medeni insanlar gibi centilmence yaparız .
Adaletli bir düzende yaşamayı istemek ve bu doğrultuda mücadele etmek her insanın en doğal ve kutsal hakkıdır, buna hiç bir itirazım yok. Önemli olan kaş yapayım derken, göz çıkarmamak bunun için izlenecek en doğru yol zamanın ruhuna göre araçlar seçip, örgütlenme biçimleri geliştirip ona göre davranmayı icap eder. Tarihin bu aşamasında emperyalizme karşı zorunlu durumlar hariç, mağdur ve mazlumlar kendi aralarındaki sorunları çözmede şiddete baş vurmamalı, barışçı araç ve yöntemlerle çözmeli. Şu anda yaşanan silahlı mücadelelerin bize öğrettiğine bakarsak, silahlı mücadele pratiğinin sorunları çok daha ağırlaştırdığına şahitlik ediyoruz.
Bu nedenden ötürü bütün çabamız barış ve adalet için olmalı.

Share
2815 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...