logo

19 Nisan 2022

Çiftçinin değerini anlayacağız


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Bundan önce defalarca yazdım, ama ülkeyi yönetenler umursamadı, an itibariyle umursamıyorlar, niye umursansınlar hepsinin keyfi yerinde, yedikleri önünde yemedikleri arkasında. Ne oluyorsa dar gelirli fakir fukaraya oluyor. Bu güne kadar yazdığım gibi, bundan sonrada Türkiye’nin gerçekliğine uygun ekonomik sisteme geçinceye kadar yazacağım.

     Evet, Sevgili halkım bizim ülkemize uygun olan sistem tarım ve hayvancılık alanında yoğun bir gıda üretimi yapmaktır. Yani, üretim alanında önceliği çifte, çubuğa verirsek ekonomimiz düzlüğe çıkar.  Zira, Anadolu coğrafyasının doğal yapısı, tarım ve hayvancılığa uygundur gerisi hikaye, ayrıca her şeyin çaresi bir şekilde bulunur, ama gıda yokluğunun çaresi yoktur. Ülke ekonomisi duvara toslayınca sayın Cumhurbaşkanı da galiba tarımsal üretimin öneminin farkına varmış olacak ki, “ekilmedik bir karış toprak bırakmayın” diyor .

     Sayın cumhurbaşkanım, siz Türkiye’nin cumhurbaşkanısınız. Türkiye de insanın namusuyla çalışıp, üreterek geçinmesinin hiçte kolay olmadığını bilmeniz gerekir. Eğer yeterli bilgi sahibi değilseniz kendi hayatımdan size kısa bir kesit sunayım, umarım ilginizi çeker.  Ben, Libya da biri Türk diğeri Arap iki firmada  5,5 yıl çalıştım.  Türkiye devleti ile Libya devleti arasındaki anlaşma gereği 5,5 yıllık çalışma süresinin sigorta primlerinin hepsini ödedim. Emekli olmak için  primini ödediğim günlerimi kullanmak istedim,  bana 1992 yılı öncesindeki günlerin geçersiz olduğunu söylediler, devlet bizden 1 lira alacağı olduğu zaman gırtlağımıza çöküp, alıyor, bizim  hakkımızı keyfinize göre yasa çıkarıp, yakıyorsunuz böyle bir garabet olur mu?

      Bir kişi doğduğu ve eline nüfus cüzdanını aldığı andan itibaren, bütün hakları devlet güvencesi altında olması gerekmez mi?.

     Her neyse çektiğim çile bununla da bitmedi, madem “Emekli olamıyorum bari  yaşlılık maaşına bağlanayım” dedim ve bağlandım. Bir yıl sonra onu da kestiler, neden kestiler biliyor musunuz işte orası zurnanın zırt dediği yer, ben bir şeye inanmışsam o inandığım şeyi yapmaya gayret ederim. Türkiye de ekonomik sorunun çözümü ancak çifte, çubuğa sarılmakta olacağına inandığım için gidip köyde bir şeyler üretmeye gayret edeyim dedim, bu amaçla ilk elden bir kaç kovan arı aldım, bu vesileyle hem köyde ufak ufak bir şeyler uretirim hemde genç insanlarımıza öncülük etmekti niyetim,  gel gör ki, böyle bir şeyi yaptığım için başıma gelmeyen kalmadı.

     Ovacık ilçe tarımda arı için işletme açtığımdan yaşlılık aylığımı kestiler, şeker torbası 220 lira idi, 750 lira oldu,  mazot 3,5 lira idi 20 lira oldu, bir kutu 3 lira idi 15 lira oldu, bir arı kovanı 100 lira idi 300 lira oldu.  Bu saydıklarım sadece bir kaç kalem, daha sayamadığım onlarca kalem var. Velhasıl kelam bu ülkede şerefiyle, hayırlı bir iş yapmak adeta imkansız gibi, bu şartlarda çiftçiler nasıl ekip biçecek, nasıl hayvan besleyecek bilemiyorum, bana mantıklı bir izahını yapın bilelim.

     Benim düşüncem  gıda bulamadığımız için, aç kaldığımızda işte o zaman çiftçilerin değerini anlarız. .

Share
553 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...