logo

01 Aralık 2021

ÇOCUK HAKLARI


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. 1989 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocukları hakları yasalar ile de güvence altına alınmaya başladı. Haklarını koruyamayan, bilmeyen, buna gücü de olmayan, ama dünyanın da en güzel varlıkları olan çocukların haklarını güvenceye almak ve çocukları korumak elbette yetişkinlerin sorumluluğunda.

Özellikle toplumsal krizler ve savaşlarda en büyük yarayı alan kesim çocuklar olur. Atatürk’ün meşhur “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözü anne ve babası olmayan çocuklara Cumhuriyetin sahip çıkacağı düşüncesi ile söylenmiş bir sözdür. Yıllar içinde dünyada ve ülkemizde çocuk hakları konusunda ilerlemeler kaydedildi ve belki yasalara da girdi. Ancak çocukların mutlu olmak, gülmek gibi temel ihtiyaçları ve en masum haklarının güvence altında olması için bunları yasalara yazmak yeterli olamıyor. Sağlıklı bir aile yapısı ve yeterli bir ekonomik altyapı gerekiyor. Annesi babası işsiz olan, evinde ekonomik kriz olan çocukların gülmesi de pek mümkün olamıyor.

Yetişecek nesillerin iyi insan olması değil de dindar olması hedeflenirken bunu sağlamak çok güç. İnsanların dindar olması nasıl hak ise olmaması da haktır. Esas olan iyi insan olmak. Keşke dindar olmak otomatik olarak iyiliği getirseydi. Ülkemiz dindar görünenlerin neler yaptığını görmek için büyük bir laboratuvar. En son dindar görünen düne kadar “hocaefendi” olan kişinin darbeyi tertiplediğini biliyoruz. Sapık sözde hocalar şeyhler saymakla bitmez. Böyle bir ortamda çocuklar için mutlu bir gelecek inşa etmek de pek mümkün olmuyor. Çocukların haklarını gerçek anlamda güvence altına almak onlara iyi bir gelecek bırakabilmek ile mümkün. Çocukluğunu acı içinde geçiren, ekonomik, psikolojik, sosyal şiddete maruz kalan bir çocuktan iyi bir insan da çıkmıyor. Bu yüzden çocuklara ciddiye alınmayacak, önemsiz varlıklar gibi bakmak yerine, en fazla ciddiye alınması gereken grup olarak bakmak nesillerin ve toplumun düzelmesini sağlayacaktır. Sırf uzun süredir yaşıyor diye yaşlılara hürmet edip çocukları yok saymak toplumu sürekli geriye götüren durağan bir bakış açısı. Bomboş hayat yaşayıp iğrenç suçlar işlemiş insanlara yaşlandı diye saygı duymak mümkün olmaz. Ama her çocuğa saygı ve sevgi duyabiliriz. İnsanlığın en saygı duyulacak döneminin çocukluk olduğunu unutmazsak en çok saygı duyulacak insanların çocuklar olduğunu da anlamış oluruz.

Büyük Şair Nazım’ın dokunaklı dizeleri yaşadığı dönemlerin ne kadar acı olduğunu da gösteriyor.

“Çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler”

Share
537 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE MERAKI OLANLAR!

    19 Temmuz 2026 Yazarlar

         1923 yılında kurulan, Cumhuriyetimizle aynı yaşta olan Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizin hem en köklü partilerinden, hem de o kadar tarihi olmasına rağmen en az genel başkan değiştiren partisidir.      Hiçbir dönemde bugünkü kadar ihanetin yaşanmadığı CHP de, bugüne kadar Özgür Özel, dahil toplamda dokuz Genel başkan görev yapmıştır.      Partinin en uzun yıllar genel başkanlığını yapan ise, 34 yıl ile İsmet İnönü’dür.      Sonrasında, Mustafa Kemal ...
  • Katiller Yüceltilmemeli!

    18 Temmuz 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;  Geçen hafta NATO toplantısı Türkiye de yapıldı. NATO’ya üye ülkelerin, hükümet ve devlet başkanları toplantıya katıldı. Hükümet yanlısı medyada sadece Trump manşet yapıldı. (Vücut dili, sayın Erdoğan’la çok içten dost olduğu, Vücut temasları, göz göze gelişleri, gülüşleri, elbiseleri, kravatları, yürüyüşleri, oturuşları, yemek yemeleri, mimikleri) analiz edildi ve yorumlandı. Sonunda, Trump ile Erdoğan’ın birbirini çok iyi anladıklarını, sağlam dost olduklarına karar kıldılar ve Trump, Erdoğan’...
  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         Değerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben şaşkınım. Ülkemin, Milletimin yaşadıklarını Vatandaşların idrakine bırakıyorum.       Kişisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya değinelim mi?       Örneğin iş gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaş alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...