logo

13 Kasım 2020

DEPREM VE YAĞMACILIK


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

         İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.

         Hazırlıksız yakalandığımız bu ilk büyük depremden sonra kurtarma ve yardım çalışmalarındaki eksikliğe hiç akla gelmeyecek bir sorun daha eşlik etmişti. Çeşitli yerlerden deprem bölgesine yardım bahanesiyle hücum eden insanlığın ne kadar iğrenç olabileceğini gösteren yağmacılar, enkaz altından çıkan paraları, altınları ve değerli eşyaları yağma etmekle kalmayıp kurtarılmayı bekleyen insanları da öldürdüler. Enkaz altında kalan bir kadının bileziklerini almak için bileklerinin kesildiği, ölüm nedeninin de bu kesiye bağlı kan kaybı oluğunu tespit eden otopsi raporu arşivimde mevcut. Enkazdan yüklü hırsızlık yapıp kendilerini gören depremzedenin başına taşla vurarak öldüren caniler de adliye kayıtlarında mevcut. Buna benzer pek çok olay yaşandı. Hepsi gerçek. İzmir’de yaşanan depremde az sayıda bina yıkıldığı için güvenliği sağlamak ve yardım çalışmalarını yönetmek kısmen kolay oldu.

          Beklenen büyük İstanbul depreminde ise yıkımın çok daha büyük olacağını düşündüğümüzde, deprem sonrası kurtarma çalışmalarının yanı sıra, anında enkaz altındaki insanların mal ve can güvenliğini korumak adına silahlı ve disiplinli bir kuvvetin güvenlik sağlaması gerekecek. Bu güç de şüphesiz TSK olacaktır. Ordunun bu konuda bir eylem planı olduğunu biliyoruz. Ancak deprem ve büyük afet durumunda güvenliğin sağlanması, enkaz altındaki insanların canına ve malına, kurtulanların da canına, malına, ırzına tasallut edecek aşağılıkların saldırılarına karşı sert önlemler alınması gerekecek. Bunun şimdiden bir yasa ile sınırlarının çizilmesi yerinde olur düşüncesindeyim. Zira deprem sonrası yaşanacak kaos ortamında, suç işlemenin serbest olduğu, kimsenin suç işleyenleri yakalayamayacağı düşüncesi ile deprem bölgesine saldıracak olan  insan görünümlü varlıklar, bizimle aynı oksijeni soluyorlar. Bu bir gerçek ve depremin bir başka önemli yönü. Yapı güvenliği, can güvenliği ve benzeri konularda alınacak diğer tedbirler her gün tartışılıyor. Ancak deprem sonrası dönemde yaşanacak bu sorunu da şimdiden öngörmek ve önlemi almak gerekli.

         Umarım beklenen depremler hafif şiddetli olur ve ciddi zarara sebebiyet vermez. Ancak gerçekleştiğinde deprem sonrasında yaşanacak bu sorunla da baş edebilmemiz gerekecek.   

Share
4539 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...