logo

12 Haziran 2020

Ekme, dikme, besleme


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

Sevgili okurlarım; insan, ne olduğunu bilmeden  yaşadığı sorunları çözemez. O  vakit biz neyiz, doğada niye varız, ne iş yaratmamız gerekir? Bu sorulara cevap bulmaya çalışacağım. İnsan birbirinden alakasız bileşenlerden oluşan karmaşık biyolojik bir sistemdir. Mesela burunla gözü, kulağı veya başka bir organı tek tek ele alırsak aralarında bir bağlantı kuramayız. Ayrıca, her hangi bir organ insan biyolojisinden ayrı kaldığı zaman hiç bir şey ifade etmez, hiç bir işe yaramaz. Yani bütün organlar insan vücudunun biyolojik bütünselliği içinde bir işler kazanır, ne işe yaradığını  anlarız.

     Dünya da tıpkı insan gibi birbirinden alakasız varlıkların toplamından oluşur, dünyada her varlık dünya bütünselliğini oluşturan bir organdır. Yani birbirinden alakasız görünen şeylerin birliği dünyayı var ediyor. Dünya da tıpkı insan gibi çok karmaşık bir sistemdir. işte bu sistem içindeki bütün varlıklar dünyanın canlı ve cansız organlarıdır. Bu varlıkların her birinin Doğa bütünselliği içinde bir görevi vardır. Varlıklarını borçlu oldukları doğada kendilerine verilen görevi kusursuz olarak yerine getirirler. Varlığını sürdürmek için kusursuz olmaz, olmak zorundalar zira zorunluluk yasasına bağlı olarak varlar. Bu doğal yasayı ihlal eden türü, doğa kendi kanunlarını devreye koyar ve bütüne zarar veren bu türü zaman içinde yok eder. Yani parçayı bütüne feda eder. Madem bütün türleri dünyayı oluşturan birer organ varsaydık. O vakit insan ne organıdır? Mesela çiçek polen üretme organıdır. Çünkü çiçekten başka hiç bir tür polen üretmez, arı bal yapma organı, toprağın altındaki kurtçuklar toprağı havalandırma organı vs. Peki insan neden var? Doğadaki işlevi ne olması gerekir? Bu sorulara cevap bulunduğu vakit insan normalleşir o zaman toplum olarak var ettiği zararlı yasaları  ve bu yasalardan dolayı doğada yaptığı zararlı faaliyeti terk eder ve var oluş  nedenine uygun davranır. Böylece normalleşir doğada olması gerektiği gibi hem normal hem de faydalı bir tür olur. Aksi taktirde, doğada zararlı ve anormal tür olmaya devam ederse, doğanın zorunluluk yasası gereği insan türü  yok olur. Gelelim işin püf noktasına yukarda çiçek, arı, kurtçuk örneğinde olduğu gibi her türün bir işlevi olduğunu ifade ettim. Bu örnekleri baz alırsak, insan ne için vardır?. Gözlemleye bildiğim türlerle insanı yan yana koydum, insan neyi yaparsa işlevi yapmış olur konusunda şu kanıya vardım. Benim kanıma göre insan doğada mahsül ekme, ağaç dikme ve hayvan besleme organdır. Doğal yaradılışı bu işleri yapmaya uygundur orijinal yaratılışına uygun davrandığı taktirde dünya bütünselliğinin bir parçası olarak asıl görevini yapan faydalı bir tür olur, kendi türünün varlığını sürdürmesini teminat altına alır yok oluşunu önler. İnsan ekme, dikme, beslemeden başka bir şey yapmayacak mı? Elbette yapacak, ama yapacağı bütün diğer işleri ekme, dikme, besleme işini daha etkin yapmak için yapacak.

     Sonuç olarak, insan diğer canlıların yaptığı gibi biyolojik yapısına uygun doğaya entegre olursa, bütün krizlerini aşar ve zararlı tür olmaktan çıkıp yararlı türe dönüşür. Dünyanın diğer türlerine zarar vermeyen, fayda sağlayan normal tür olur. Yani insan hiç faydası olmayan, anlamsız ve aptalca davranmaktan vazgeçip bütün enerjisini biyolojik yapısına uygun şekilde üyesi olduğu doğa için harcamalı.   

Share
5196 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...