logo

ELÇİYE ZEVAL OLMAZ

     Sevgilim okurlarım; Hayatta karşılaştığımız sorunları çözemiyoruz. Nedeni, sorunları bilince çıkarmadığımız için.

     Zira kulaklarımız duymuyor, gözlerimiz görmüyor, kalbimiz hissetmiyor. Onun için her hangi bir musibetle karşılaştığımız zaman panikleyip ne yapacağımızı şaşırıyoruz. İnsan, ilmin ışığından yoksun olunca görmez, duymaz, hissetmez ve sonuç olarak karşılaştığı sorunların nedenini, niçinini sorgulayamaz sorgulamayınca bilmez.

     Bu anlamanda karşımıza çıkan olayları ilmin ışığında ele alır isek, korona virüsünün tesadüfen ortaya çıkmadığını biliriz ve çare bulmamız kolay olur.

     Sevgili okurlarım, doğadaki bütün varlıklar doğanın bir parçasıdır, bir birine paylaştır hepsinin var oluşlarının belirleyicisi doğa kanunlarıdır. Mesela, bütün kıtalarda nicel olarak farklı, nitelik olarak aynı olan canlı ve cansız varlıklar var, her kıtada aynı nitelikte insanlar, hayvanlar, böcekler, kuşlar, ağaçlar, otlar, akar sular, dağlar, denizler bulunuyor. Bu varlıkların hepsi doğa kanunlarının belirleyici gücüyle var olmuş, var oluşlarını o kanunlar çerçevesinde devam ettiriyorlar.. İnsandan başka her varlık haddini bilerek davranıyor, hiç birisi azmıyor. Çünkü, azdığı vakit doğal yaşam içinde yok olacağının farkında. Onun için doğa yasalarının belirlediği sınırlar içinde davranır.

     Şimdi kısaca insan ne yapmış ve yapıyor onu tespit edelim.

     Amerika diye bir kıta var, bir zamanlar o kıtada doğal var oluş süreciyle var olmuş insan toplumları var idi, derken Avrupa’dan istilacı bir virüs gitti orda doğal işleyişin var ettiği yerli halkı yok etti ve dünyanın başına belâ olan ABD diye bir virüs imparatorluğu kurdu. Bugün ABD eksenli finans kapitalist sistem  sömürüyor, öldürüyor, yakıyor, yıkıyor, yağmalıyor, havayı, akar suları, denizleri kirletiyor ve bütün doğal tahrip ediyor ve bütün varlıkların, yaşamını tehdit ediyor.

     Yani finans kapitalistler “Dünyanın hepsi bizim” diyorlar. Var oluşun bütünselliği dahilindeki diğer paydaşı  varlıklara yaşam tanımayacak noktadalar. Peki, bu azgın düzenin sonu ne olacak.

     Önümüzde iki yol var; binici yol insanların doğal işleyişte yarattığı  sorunları yine insanlar çözecek, ikinci yol doğa yasaları çözer ve bedelini bize fatura eder.

     Benim kovit konusunda diyeceğim bu kadar, anlayan, anlar, anlamayana doğa yasaları anlatır.

     Sevgili okurlar, 65 yaşındakilere dışarı yasağı gelmeden önce Kestel de dolaşırken, Ziraat Odasına uğradım. Oda başkanı sayın Eyüp Kılıç’ı çok kederli ve üzüntülü olduğunu gördüm.  Nedenini  sordum feryat eder gibi, “Çiftçiler olarak biz kimiz, bu ülkenin neresindeyiz, bizi hangi katagoriye koyuyorlar” diye sordu.

       Sayın Erdoğan, elçiye zeval olmaz. Siz virüsten dolayı bir ekonomik destek paketi açıkladınız, bu ülkenin motoru ve en temel üretici güçlerinden biri olan çiftçiye ne pay ayırdınız, yoksa patronlardan yine emekçilere sıra gelmedi mi?, Bence patronlara bütün dünya verilse yine doyamazlar iyisi mi siz desteği üretenlere verin, zira ne varsa üretimde var.

Share
2783 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?