logo

01 Eylül 2022

Fırtınalı bir gece


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Hava kararmak üzereydi, gök gürlüyordu yağmur yağacak endişesiyle, kaldığım yerden epeyce uzak olan su kaynağından hızlıca gidip suyu aldım, çadıra döndüm, yağmur ufak ufak çiseliyordu, iki tane çadırımız var, birini arı harmanının alt tarafına kurduk diğerini de üst tarafına. Alttaki çadıra girdim tabureye oturdum, bir şeyler yemek için hazırlığa başladım, aniden  uğultulu bir ses kulağıma geldi, o anda sanki bir el çadırı üstümden aldı gitti, yukarı doğru bir baktım bizim çadır içindeki karkas birlikte beyaz bir kartal gibi havada uçuyor biraz sonra aşağı doğru gözden kayboldu. Sanki kıyamet kopmuştu, ortalık duman, her şey havada uçuşuyor, ayağa kalktım şuursuzca sağa sola bir kaç adım attım, birden bire avazım çıktığı kadar “Ya ya Hızır, ya Allah kurtar beni” diye bağırdım. O anda ruhuma bir dinginlik geldi, sakinleştim.  Kendi kendime “her şey çok güzel olacak” dedim, içime bir rahatlama geldi. İki dakika gibi bir süre sonra fırtına tık diye durdu, etrafıma baktım, biraz ağır olan şeyler hızlı bir şekilde, hafif olanlar aheste aheste yere düşüyor. Bizim üst çadırın iç bölümü takılı olduğu için ayrıca, içinde kanepe yatak ve benzeri eşyalar olduğundan dolayı, onları fazla uzağa sürükleyip götüremiş..

     Celal Balan, arkadaşımız koçlarını koyundan ayırdığı için yanı başımızda ağıl yaptı, hayvanlarını gece orda yatıyor, o anda derenin karşı yakasında hayvanlarını otlatıyordu.  Fırtınadan sonra baktım bir yerde gözükmüyor  “Celal…Celal” diye bir kaç kez çağırdım, baktım ses seda yok önce kaygılandım sonra “Celal bu memleketin çocuğudur, bir şey olmaz inşallah” diye düşündüm içimdeki kaygı yok oldu .

     Elektrik lambası elimde etrafı dolaşmaya başladım, alt taraftaki çadır yüz metre aşağıda bir ağaca takılmış kalmış, üstteki çadır otuz metre kadar sürüklendikten sonra yere yıkılmış. Diğer eşyalar her tarafa dağılmış vaziyette. Nerden başlamalıyım  diye biraz düşündüm önce sakin olmalıydım öylede yaptım .

     Önce çadırı kurmalıyım, yağmur yağarsa eşyalar ıslanır. Üst çadırın içindeki eşyalardan  başladım. Önce karkasını söktüm gece hayli ilerlemişti, baktım Celal Balan’ın sesi geliyor kendisine “durumun nasıl” dedim. “İyiyim” deyip,  koyunlarını ağıla koydu. Çadırı kurmama yardım etti, ay ışığı yoktu, karanlıkta el lambasıyla epeyce zorlanarak çadırı kurduk. Celal yatmaya gitti, ben yağmurdan zarar görme ihtimali olan eşyaları içeri taşıdım.  Geçenin karanlığında, başka bir şey yapma olanağım yoktu.

     Çok yorulduğumu fark ettim, dinlenmeliyim ama uyuma şansım yok. Zira, rüzgar arı kovanlarının etrafına çevirdiğimiz tellere, elektrik veren cihazı ve telleri tahrip etmiş dolayısıyla gece ayı gelir kovanları yağmalar.

     Böylece hava aydınlanıncaya  kadar bekledim. Sonra üç saat uyudum, tekrar kalktım geceden kalan enkazı toplamak için işe koyuldum.

     Bazen, Televizyonun karşısına oturup, insanların doğal veya savaşlarda yaşadığı mağduriyetin filmini seyrederiz. On dakikalık bir fırtına bu tür olayların ne büyük felaket olduğunu bana gösterdi. Yani, yaşanan gerçek olay, film seyretmekten çok farklı…

Share
611 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Son kale İran !

    10 Mart 2026 Yazarlar

    Bölgenin en büyük gücü İran ,bunu biliyorlar ve bilinç le saldırıyorlar .İran parçalanırsa Ortadoğu yıkılır. Dikkat ederseniz bu hamleler genellikle mübarek ramazan ayında cerayan ediyor , ABD'nin amacı haçlı seferlerini mi hortlatmak, Bir dinsel , savaş mı istiyorlar? Kim bilir. Bölgemiz bir kez daha tarihin en kritik sınavlarının birinden geçiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, sadece askeri bir müdahale değil; Ankara’dan Bağdat’a, Körfez’den Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kartların...
  • YİĞİT ve ONURLU İRAN’A SELAM OLSUN!

    09 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Bütün İslam ülkelerinin insan haklarının gaspı konusunda, son derece kötü yönetim biçimleri vardır. Dolayısıyla, bu yönetim biçimlerinin değişmesi zorunlu bir durum arz ediyor. İslam ülkelerinin halkları olarak, kendi ülkelerimizde insan haklarını esas alan adaletli bir düzen kurmadan, şu anda yaşanan kaos ve kargaşayı engellemek mümkün değil. Yapacağımız şey kendi dinamiklerimizi kullanarak, öz gücümüzü esas alıp, insan haklarına dayalı adaletli düzene geçiş yapmaktır, bunun dışındaki seçeneklerin bize...
  • Yakın bölgemiz

    08 Mart 2026 Yazarlar

    Kıymetli okuyucular, Değerli dostlarım. Ocak 2025’te yazmış olduğum, gazetemiz Kestel YÖRE’de yayınlanan “Ortadoğu öngörüsü” başlıklı yazımda Mercidabık savaşını müteakiben Osmanlı hakimiyeti altına alınan Suriye’de bugün yaşananları kendi penceremden gördüklerimle anlatmaya çalıştım. Sykes-Pıcot (Sykes, İngiliz diplomat -Picot Fransız diplomat) antlaşması emperyalist devletler İngiltere ve Fransa tarafından imzalanmıştır. Akabinde güneydoğu Anadolu bölgemiz mutabakat gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. B...
  • BÖYLE BİR DÜNYA YOK

    07 Mart 2026 Yazarlar

    Yeni iç işleri bakanımız adı Mustafa Çiftçi; 1970 Konya Çumra ilçesinde doğmuş, 1995 Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler mezunu, Kaymakam adaylığı ve birçok ilçede kaymakamlık görevi yaptıktan sonra 27. TBMM. Başkanı İsmail Kahraman’ın özel kalem müdürü olmuş, 2007 yılında kamu yönetimi, 2011 de de ilahiyat fakültesini bitirmiş. 2018- 2023 Çorum, 2023- 2026 Erzurum valisi olarak görev yaptıktan sonra 10 Şubat 2026 da İç İşleri Bakanı oldu, sanırım sn. bakanımızı iyi bir şekilde tanıtmış olduk siz okuyucularımıza. Gazeteci Rahmi Turan, köş...