logo

30 Ekim 2020

GEÇMİŞE ÖZLEM VE DEMOKRASİ


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

İnternette izlediğiniz sokak röportajlarında, sık sık vatandaşların eskiden yokluk vardı kuyruklar vardı şimdi bolluk var derken, aynı zamanda fiyatlardan ve ekonomiden şikayet ettiği, oy tercihlerinin  ise ekonomiden şikayete rağmen iktidardan yana olduğunu söyledikleri garip söyleşiler var. Üretimin ve kapitalizmin gelişmesine bağlı olarak ürün ve çeşitlilikte artışın sömürünün değil de bolluğun arttığı şeklinde anlaşılması cehaletten kaynaklı basit bir yanılsamadır. Bunda şaşacak bir taraf yok. Eskiden evlerde telefon yokken şimdi herkesin cebinde telefon olması, ülkenin gelişmesini değil, dünya kapitalizminin ürettiği yeni ürünleri herkese satarak sömürüyü ve bağımlılığı artırdığının göstergesidir. Bunu iktidara bağlayarak eskiden buzdolabı yoktu şimdi harikayız bakışının ciddiye alınacak tarafı elbette yok.

Dünya genelinde ihtiyaçlar arttıkça insanların yaşamlarını bu ihtiyaçlar dahilinde sürdürmesi, bu ihtiyaçları da makul bedellerle karşılamaları insanlığın gereği. Eskiden sobalı evde oturuyorduk diyerek şimdi doğalgaz ve kalorifer teknolojisi varken hala soba da direnmenin anlamı olmadığı gibi bu gelişmeleri hükümete bağlamanın saçmalığı bahse konu söyleşileri komik video haline getiriyor.

            Ancak eskiyle karşılaştırdığımızda da gerçekten şaşılacak bazı şeyler de var. Mesela devlet adamlarının eleştirilmesi, karikatürlerinin yapılması, mizaha konu edilmeleri. Yaşı 30 üstü olanlar çocukluklarında devlet büyüklerinin karikatürlerinin yapılmasını sıradan işler olarak görür. Yaşı 40 civarı ve daha büyük olanlar ise daha acımasız eleştirileri, örneğin her akşam plastip şov gibi tüm devlet büyüklerini mizah konusu yapan programları hatırlayınca “evet öyle şeyler vardı” diyerek yine normal bulur. Ancak geçmişte plastip şova, başbakanın cumhurbaşkanının taklitlerine karikatürlerine gülen insanlar, şimdilerde aynı şeyin Tayyip Erdoğan için yapıldığını gördüklerinde taklidini yapan ya da karikatürünü çizen kişilerin tutuklanmasını da normal karşılayıp destek verebiliyorlar. İşte demokrasinin yavaş yavaş ortadan kalkması ve tek adam rejimine dönülmesi tam olarak böyle bir şey. Çocukluğumuzda düğünlerde alkol servisi yapılması normal olan iken, şimdilerde düğünlerde içki servisi yapılması aynı ailede dahi ayıp sayılıyor. Toplumun temelden dönüştürülmesi, demokrasiden uzaklaşılması böyle basit şeylerden anlaşılabilmekte.

            Demokrasinin ikiz kardeşinin hukuk olduğunu düşündüğümüzde hukukun çoktan öldüğü, yargı bağımsızlığının ise hukuk fakültesi okuyan gençlere öğretilen gereksiz bir bilgi olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor. Ufak ufak bu toplumun ana değerleri aşındırıldı gibi gözükse de öyle ya da böyle her ceberrut yönetim zayıfladığında eski değerler tüm gücüyle avdet ederler. Demokrasiden hukuktan bu kadar uzaklaşan bir iktidarın demokratik sistem içinde halkın teveccühünü kaybedeceği ve ilk seçimlerde iktidarın değişmesinin şaşırtıcı olmayacağı da bir diğer gerçektir. Ülkedeki demokrasi ve hukuk sistemindeki gerilemeyi nihai saymamak,  her şeye rağmen demokrasiye inanmak gerek.

            Bunu bize öğreten belediye seçimleri olmuştur. İstanbul ve Ankara’yı kaydeden hükümet bu yenilgiyi unutturmak için hamasete başvursa da sıradaki seçimlerde çok farklı sonuçların ortaya çıkacağı halkın seçtiği belediye başkanlarına olan desteğinden anlaşılıyor. Yeter ki ülkemize ve demokrasiye inancımızı kaybetmeyelim

Share
29 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şampiyonun Ardından

    28 Kasım 2020 Yazarlar

         Değerli Okuyucular,     Kadirşinas  Dostlar;      Bir şampiyonun ardından yazmak zormuş. Hemde bayağı zormuş. Ne yazacaksın, nasıl başlayacaksın. Giden uğurlanıyor, ama unutulmuyor...     Güle güle Reşit ağabey.  Güle güle ŞAMPIYON. Güle güle güzel insan. Allah rahmet eylesin. Mekanın aydınlık , sorgulanman kolay olsun.        Seni unutamayız. Seni unutmayacağız. Çünkü sen Dadaşlar diyarı Erzurumumuz’un bu millete hediye ettiği, Ana...
  • Cevabı kendiniz bulun

    28 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım.      Dünyadaki bütün insanların kusurları vardır. Yani mükemmel insan yoktur.      Kusursuz sandığımız ve kendimize idol seçtiğimiz kişilerin  bir çok hata ve kusurları vardır, zira hata yapmak insanın fıtratında vardır.      Fakat kişinin kusurlu davranışı konusunda bilmemiz icap eden çok önemli bir durum var.      Kişi yanlış davranışı; bile isteye, kasten mi yapıyor, yoksa istemediği halde bilinçsiz...
  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...