logo

GELECEĞİMİZİ KİMLER PLANLIYOR

Bir süre önce ortada fol yokken, yumurta yokken birden bire Başbakanımızla Milli Eğitim Bakanımız birlikte “Dindar Gençlik İsteriz” diye ahenkli bir şarkı tutturdular. Ardından 4+4+4 sistemi geldi. Bu sistemin felsefesi “ Dindar gençlik yetiştirme” olarak belirlendi. Sanki ortada dinsiz bir gençlik varmış gibi… İnanın AKP’nin kendi tabanı bile şaşırdı. Zira tabanın da diğer kitleler gibi böyle bir talebi yoktu. Öyleyse Emir nereden gelmişti acaba?
ABD’nin bizim gibi gelişmemiş ülkelerin gelecek 50 yıllık yönetim biçimlerini bile kendi laboratuarlarında hazırladığı bilinen bir şey. Acaba yetiştirilecek dindar gençliğin AKP gibi ABD’nin ulusal ve bölgesel çıkarlarını korumakla yükümlü bir partiye biat emesi mi amaçlanıyor.
ABD’nin çıkarları için bizi Suriye ile savaşın eşiğine getirmediler mi?
Bizim Suriye ile ne alıp veremediğimiz var…
Neyse şimdi konumuz eğitim..!
Bugün 4+4+4 sistemi ile Dindar gençlik yetiştirmeyi amaçlayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, hakkında neler biliyorsunuz? Bakın size açıklayayım;
YÖK Genel Kurulu, Ömer Dinçer hakkında “İşletme Yönetimine Giriş” isimli kitabında aşırma yaptığı” gerekçesiyle, “üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası” verdi. 2008’de Ankara 1. İdare Mahkemesi “intihal (aşırma) gerçekleşmiştir” hükmü ile Ömer Dinçer’in, YÖK tarafından “intihal” (aşırma) yaptığına ilişkin verdiği karara yaptığı itirazı reddetti. Yani Sayın Bakanımız bir tescillenmiş oldu.
Ömer Dinçer’in 1995’te yaptığı ve tartışmalara yol açan konuşmasında şunları söylemişti:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu sırada ortaya atılan Cumhuriyet ilkesinin zayıfladığını ve işlevini kaybettiğini görüyoruz. Halk için ve halk adına yönetim diye tabir edilen Cumhuriyet kavramının aslında artık bizim için çok fazla bir mana ifade etmediğini söylememiz de mümkündür. Türkiye’de Cumhuriyet ilkesinin, yerini katılımcı bir yönetime devretmesi gerektiği ve nihayet laiklik ilkesinin yerinin İslam ile bütünleşmesinin gerekli olduğu kanaatini taşıyorum. Böylece, Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi bir çok temel ilkenin yerine; daha çok katılımcı, daha ademi merkezi, daha Müslüman bir yapıya devretmesi sorumluluğu ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum.”
Eyvah ki eyvah.. geleceğimizi kimler planlıyor…
Tehlikeyi kapıda sanıyorduk, meğer içeri kadar girmiş…
Kalın Sağlıcakla…

Share
185 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?