logo

01 Eylül 2021

GÖÇMEN KRİZİ


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Sığınmacı meselesi başından beri iyi idare edilememiş, ciddi bir sorun haline gelmiş bir mesele. Son günlerde sığınmacılardan suç işleyenlerle ilgili haberler arttıkça ve sınırların kontrolünün bulunmadığı gerçeği de herkes tarafından görünür hale gelince konu tehlikeli boyutlar kazanmaya başladı.

            Suriye’de Türkiye istediğini elde edemediği gibi, şimdilerde “ben o davayı sattım” diye ortalarda dolaşan Davutoğlu’nun armağan ettiği AB anlaşmasıyla ciddi bir Suriyeli sığınmacıyı misafir ediyor. Durum elbette misafirliği geçti. Artık yerleştiler ve bazı illerde Türk nüfusunda üstündeler. Son dönemde de Afgan sığınmacılar gelmeye başladı. Bu durum ileride kaçınılmaz biçimde çatışmalara ve büyük sosyal sorunlara yol açacaktır. Halkta sığınmacılara ilişkin hoşgörünün çok da yüksek olmadığını söylemek mümkün. Hükümetin ekonomik yönden kötü sınav vermesini bir ölçüde pandemiye bağlamaya çalışanlar çıkıyor. Ancak sığınmacı konusunda hükümete destek de yüksek değil. Bu konunun çözülmesi için uzun vadeli ciddi bir plan geliştirilmesi elzem. Şimdiye kadar plansız ilerleyen süreç, yavaş yavaş toplumsal krize dönüşüyor. Sığınmacıların hukuki statüsü “geçici koruma” denen süresi belirsiz ve vatandaşlık içermeyen, ancak oturma izni gibi bir izne de ihtiyaç duymayan “mülteci” kavramından farklı bir statü. Ancak bu geçici korumanın ne zaman geçeceği belli değil. “Ülkemde mülteci istemiyorum” sloganı futbol stadlarında atılmaya başladı bile. Bu sloganlara ırkçı söylemler deyip geçmek meseleyi anlamamak olacaktır. Sığınmacıların ülkede yaşayanların işini aşını alması, onların sosyal hayatlarını etkilemesi, İstanbul’un bazı yerleri başta olmak üzere çeşitli şehirlerde kadınların rahat edememesi, taciz edilmeleri gibi örnekler arttığında insanlar kendilerini ve hayatlarını korumak için bu duruma tepki gösterirler. Bunun ırkçılıkla bir ilgisi yok. Siyasi iktidarın bu konuyu iyi idare etmesi ve bu tip sinyalleri doğru okuyarak sorunu çözmesi gerekli. Ülke insanlarına hakaret eden sığınmacılar, kadınları taciz eden, hırsızlık yapan, cinayet işleyen, topluma rahatsızlık veren sığınmacı haberleri çoğaldıkça kaçınılmaz olarak sığınmacılara tepki oluşacak ve ölümle sonuçlanabilecek kavgalar olacaktır.

            Karşılığında para alarak Avrupa’yı sığınmacılardan korumak adına plansızca ülkeye doldurmak bir politika değil. Hem sığınmacılara hem de vatandaşlara haksızlıktan başka anlam taşımıyor bu durum. Kültürleri, yaşam tarzları, dilleri birbirinden farklı toplulukları aynı yere koyup uslu uslu yaşayın demek insanlık tarihini hiç anlamamak demektir. Bu konuda ısrarcı olmak mevcut iktidarı kaçınılmaz biçimde seçimi kaybetmeye götürür. Belediye seçimlerinde insanlar Suriyeli sığınmacılara tepkiden dolayı AKP’ye oy vermedi. İktidar bu mesajı anlamış görünmüyor. Seçimlere kadar etkili bir sığınmacı politikası geliştirilmezse ciddi oy kaybı yaşanacağı çok net görülüyor.

            Not: Afganistan’da son yaşananları görünce bir kez daha Atatürk’e ve tüm Cumhuriyet kurucularına dua etmemek, minnet duymamak elde değil. İyi ki bu milletin başına gelmişler. Ruhları şad olsun.   

Share
605 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...
  • Babam Küçük Ağa

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Memleket insanın yuvası mahallesi evi gibidir, her köşesinde yaşayan insanları insanın ailesinden biri gibidir. Derdi de, sevinci de ortaktır, derdi babam ve bizleri bu insanı felsefeyle yetiştirdi .      Erzurum'un Olur ilçesine bağlı(galo) Yeşilbağlar Mahallesi'nde, namı diyar "Küçük Ağa" denildiğinde herkesin yüzünde bir tebessüm belirir. Çünkü o isim, sadece bir insanı değil; merhameti, yardımseverliği ve insan sevgisini anlatır.      Küçük Ağa Ahmet Bulut... &...