logo

10 Nisan 2020

Hakka uygun sistem kurulmalı


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım. İnsanlık korona virüsten dolayı çok ciddi maddi ve manevi sorunlarla karşı karşıya gelmiş bulunuyor. Bu süreçte, bir çok kişi ve çevreler tarafından komplolara, varsayımlara dayalı teoriler üretilmektedir. Bu gibi çevrelerin niyeti iflas eden düzenlerinin foyalarını ört bas edip, kamufule etmektir. Batıl sistemi aklamaktır. Virüs olgusu varsayımla komployla ve benzeri hayal ürünü teorilerle izah edilemeyecek bir realitedir. İnsan hayatında çok ciddi bir etki yaratan bu olayın nedenini somut bir şekilde açığa çıkarmak gerekir. Bu bağlamda meselenin asıl kaynağından başlayarak açıklanmalı. Ben insana sorun teşkil eden şeylere nerden bakılması gerektiği konusunu açıklamaya çalışacağım.

     Sevgili okurlarım, bütün evrendeki varlıkların uyum içinde işlemesini sağlayan bir düzen var ve bu düzenin işleyişini sağlayan yasalar var. Bu düzen hak düzendir, ilahi büyük irade hak düzendedir. Birde insanların iradesiyle oluşan toplum yasaları var, bu yasalar toplum sistemlerinin oluşmasını sağlar bu cüzi iradedir. Evrenin bütününü oluşturan düzen kusursuz bir şekilde işlemektedir, işte bu kusursuzluğundan dolayı hak düzen olmuş ve ilahi gücün tecellisi oluyor. Yani hak düzen hakikatın ta kendisidir. Adalet, doğruluk, eşitlik hak düzenin gerçekliğidir, onda yalan, dolan, sahte hiç bir yoktur. İnsanlar düşünme yeteneklerini kullanarak kendi iradeleriyle kurdukları toplumsal sistemler cüzi irade üründür insan toplumun maddi ve manevi düzenini oluşturan toplum yasalarıdır. Yani hak düzeninin işleyişinde hiç bir belirleyicisi gücü yok. İşte bu noktada, hak ile batıl söz konusu olmaktadır. Batıl demek, hakka isyan demektir. Batıl düzen şeytani bir düzendir. Şeytanın sapkın yoluna gidenlerin düzenidir. Sömürü, zulüm, yalan, dolan, hille, hurda düzenidir. İşte çağımızın azgın, sapık batıl düzeni kapitalist sistemdir. Gayrı insanların düzeniyle doğa düzeninin işleyişi taban tabana zıt noktadalar. İnsan doğaya karşı çok acımasız bir savaş açmış yakıyor, yıkıyor, yağmalıyor, kesiyor, kirletiyor. Bu nedir ? Azmak değil mi? Hakka isyan değil mi? Eğer bu sorulara doğru cevap bulursak, karşımıza çıkan musibetlerin önüne geçeriz. Şimdi insan doğa uyumunu bozan, ayrıca doğal işleyişe zarar veren kapitalist sistemde suçlu kim? insan toplumlarının hepsidir. Neden hepsi? Bir örnek vereyim; mesela patron bir yerde fabrika yapacak oradaki ağaçları kesmesi gerekiyor, ağaçları işçiler kesiyor, yani planyan patron tatbik işçiler anlayacağınız biri cinayeti azmettiriyor, diğeri işliyor. Demek ki neymiş, çalışanlar kötü şeyleri yapamasalar patronlar hiç kötülük yapamazlar. Sözün kısası insanlar bir an kurdukları bu batıl sistemi tasfiye etme zorunluluğuyla karşı karşıyalar Acilen hak ile uygunlu bir sistem kurmaları gerekiyor. Türkiye’nin fikir üreten insanları önümüzdeki süreçte dünya insanlığının karşılaşacağı büyük zorlukları aşıp hakka uygun sistem kurmalarına katkı sağlamaları gerekiyor, bilim insanları bu saatten sonra kapitalist sistemi aklamayı ve oluşturduğu statükoyu korunma çabasından vazgeçsinler, hakka uygun sistemin kurulmasına çaba harcasınlar.

Not: Covid-19..Virüsüyle ilgili düşüncemi gazeteniz Kestel Yöre’nin gelecek sayılarında yazacağım.

Share
3884 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...