logo

01 Temmuz 2021

HAYVAN HAKLARI YASASI


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Kadına ve çocuğa şiddet suçlarında, son yıllarında ciddi yükseliş olduğu hepimizin malumu. Bu suçları besleyen, ve öncesinde işlenen bir suç türü de hayvana şiddet. Şu anda yasalarımızda doğrudan hayvana zarar vermek suç değil. Şayet hayvan sahipli ise sahibinin şikayeti üzerine “Mala Zarar Verme” suçundan işlem yapılabilmektedir. Yani şu anda hukukumuzda sahipli hayvanlar mal statüsündedir ve zarar verilirse sahibine zarar verildiğinden suç sayılmaktadır. Sahipsiz hayvanlara zarar verilmesi hali düzenlenmiş değil. Ancak sahipsiz hayvanlara eziyet edilmesi ya da öldürülmesi gibi durumlarda toplumda çok ciddi tepki doğduğundan zaman zaman bazı para cezaları verilmeye çalışılıyor. Bu alanın düzenlemeye kavuşturulması şart ve uzun süredir de yasanın hazırlandığı haberleri çıkıyor. Bu kadar uzaması ve zaman alması doğru olmasa da bir taslağın hazırlandığı ve yakında çıkacağı konuşulmaya başlanıldı.

            Yeni kanun ile sahipli ya da sahipsiz, herhangi bir hayvana eziyet eden, herhangi bir şekilde zarar veren ya da ölümüne sebep olan kişiler artık hapis cezaları alacaktır. Hayvanların da insanlar kadar yaşamaya hakları var. Onların da Kanun ile korunması son derece gerekli. Bu durumun doğrudan insanlara da faydası yüksek olacaktır. Zira kriminoloji araştırmalarında, özellikle kadınlara ve çocuklara zarar veren, ya da pedofili eğilimleri olan kişilerin önce hayvanlara bu yönde saldırılar düzenlediği ortaya çıkarılmıştır. Ancak sahipsiz hayvanlara saldıranlara bu güne kadar herhangi bir ceza uygulanmadığı için, bu kişilerin takibi de mümkün olamıyordu.

            Yasanın çok gecikmeden çıkmasını ve sahipli-sahipsiz ayırmadan tüm hayvanların korunmasını, onlara kasten zarar verenlerin ağır şekilde cezalandırılmalarını umuyorum. Yine kriminolojinin bize öğrettiği önemli bir konu da şudur ki; cezaları ne kadar yükseltirseniz yükseltin suçlar bitmez. Suçları toplumsal bilinç ve vicdan ile, merhametli ve başkalarına saygılı çocuklar, yani başkalarına saygılı ve eğitimli nesiller yetiştirerek önleyebilirsiniz.

Share
560 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...