logo

08 Temmuz 2022

HEKİMLER ÖLÜYOR!


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Bir ülkeyi yönetirken, seçmen kitlesine hoş görünmek için tahsilli insanlara saygı gösterilmesinin gerekmediği aksine cahillerin gerektiği zaman okumuşlara haddini bildirebileceği gibi bir düşünceyi yayarsanız, en çok ihtiyaç duyulan meslek grubu olan doktorların şiddete maruz kalmasının ve öldürülmelerinin de önüne geçemezsiniz.

            Bugün Konya’da öldürülen kardiyoloğun katline bu düşünce sebep olmuştur. İşini kötü yapan her meslekten insan olabilir. Bunların takibini layıkıyla yapılıp gereken işlemler uygulanabilir. Ama en ufak konularda dahi doktorları sorgulayan saygısızca tutum takınan cahil cühelayı baş tacı yaparsanız gelip kardiyoloji gibi hekimliğin en üst uzmanlıklarından biri olan alanda uzman olan hekime 12 el ateş ederler.  

            Doktorlar ülkede rahat yaşayamıyor maddi manevi çöküntü içine girip yurtdışına gidiyorlar. “Giderlerse gitsinler” deniyor. Gitmezlerse de ölüyorlar. Her yıl yüzlerce tıp fakültesi mezunu çıkıyor. Pırıl pırıl gençlerimiz. Gözümüz gibi bakmamız gerekirken kimse dönüp bakmıyor bile. Çoğu ilçede uzman doktor artık yok. Eleman yetişmiyor mu dersiniz. Tam tersine çok iyi hekimler yetişiyor. Mesleklerini genelde Avrupa’da icra ediyorlar. Bu ülkenin temel sorunlarında biridir beyin göçü. Tüm kaynağımızı kaybediyoruz. Yerine işe yaramaz tacizci kaçak sığınmacı tayfası dolduruyoruz. Ülke sonu olmayan bir dibe yuvarlanıp duruyor.

            Bugün bir de avukat öldürüldü. O da okumuş olduğundan öldürülebilecek insanlar arasında görüldü demek ki. Hem doktor ve tıbbi hemşireye rahmet, hem de katledilen avukat meslektaşımıza rahmet diliyorum. Kadına şiddet, sağlık çalışanlarına şiddet meselesini önlemek için cezaların ağırlaştırılması gibi işe yaramayacak bir yönetimi kullandılar. Oysa kriminoloji bize gösteriyor ki; bir suçun cezasını artırdığınızda o suçtan kaçınan sayısı azalmıyor. Bir suçun ortadan kaldırılması ona neden olan toplumsal zeminin ortadan kaldırılmasına bağlı. Devletin en üst kademeleri kadına şiddete karşı çıkmayıp , aksine İstanbul sözleşmesini yürürlükten kaldırırsa, doktorlara tek kelime iyi söz etmeyip sürekli onları aşağılar ve hastane zorbalarının sırtını sıvazlarsa netice bu olur. Kadınlarımız ve sağlık çalışanlarımız öldürülmeye devam eder.

            Böyle giderse hastalanınca bize bakacak doktor kalmayacak. Ha sahi Arap doktorlar transfer ediliyordu değil mi? Onlar bize bakar mı dersiniz?

Yine Ulu Gazi’nin sözü ile bitirelim. “Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz!”

Share
581 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...