logo

30 Nisan 2022

HÜSNÜ BOZKURT


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

     Yönetenlerin bilimden ve akıldan uzaklaştıkları için devletlerinin yıkıldığını gören ve Kurtuluş Savaşı’nı yapan Kuvayı Milliciler, bu toprakları kanlarıyla vatan yaptılar.

     Devletimizin namus mayasını çürütmeyelim. Çok kutuplu yeni dünya kuruluyor. Atatürk, “Emperyalistlerle birlikte olmayınız. Rusya ile iş birliği yapınız. Arap ülkelerinin iç işlerine karışmayınız.” dedi. Bu vasiyete uymak gerekir.

     Bu millet, dilini geliştirdi. Tarihini gün ışığına çıkardı. Geleceği doğmalarda aramak, boşuna bir iştir. Vatan namustur. Sınır namustur. Vatan şehit kanıyla yoğrulmuş bir değerdir.  Atatürk anıtlarına, şehitleri de anmak için gidilir.

     Laiklik, insan olmak, birlikte yaşamaktır. Laiklik, bir kubbedir. Laiklik yıkılırsa herkes kubbenin altında kalır. Laiklik, doğmaları diğer bilgilerden ayırmaktır.

     Yargı, hak dağıtır. İnsanların diğer insanlara karşı hakları korunur. Yargı, bağımsız olur.  Her şey insan içindir. Vatan, bayrak, yargı, para, millet bir örgütlenme olur. Türklük, bir narın kabuğudur. Türklük, toplumu kucaklayan bir anlayıştır. Dış politika, yurtta sulh-dünyada sulh kuralıyla yürütülür. Türkiye, Türkiye’den yönetilmelidir.

     Yüz on beş milletvekili ile Meclis açıldı. Meclis Hükümeti kuruldu. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, kuralı benimsendi. Egemenlik, gökten yeryüzüne indi.

     Çocuk, gelecektir. Doğmaların, hurafelerin tutsağı mı oluyor? Diğer ulusların çocuklarıyla mı yarışıyor?

     Aşı üreterek, nüfusumuz salgından korundu. Bugün aşı ve ilaç üretimi yok.

     Kadın insandır. Erkek insandır. Kadın ve erkek, insan olduğu için eşittir. İnsanlık, iki kanadıyla uçan bir kuştur. Bir kanadı kadın, bir kanadı erkek olur.

     Ekonomi, toplumun gücü olur. Devlet, millet için var. Halktan aldığını, halka vermek gerekir. Üretimsizlik sebeptir. Faiz, açlık, fakirlik sonuç olur. Karma ekonomi politikası uygulanmalı… Planlı ekonomiye dönmeliyiz. Kooperatifleri güçlendirmeliyiz. Aklı ve bilimi uygulamalıyız.

     Bu düzeni, milletini açlığa mahkûm eden düzeni, değiştireceğiz. Nüfusu planlamak gerekir.

Mülteci sorunu, toplumun yapısını değiştirmek için yapılıyor. Mülteciler, ait olduğu yere gitmelidir.

     Türk milleti, kimseden dilenmeden bağımsızlığını kazandı. Ordu, milletin ordusudur. Ordu, ülkenin korunmasını sağlar. Ordu, namusumuzdur. Ordu, işini yapacak… Siyasetle ilgilenmeyecek… Ordunun okulu, yargısı, yönetimi, hastanesi özerk olur. Paramiliter yapıları dağıtmak ve bireysel silahlanmayı önlemek gerekir.

     Basın işi tek olmalıdır. Basın işi yapan başka iş yapmamalıdır. Siyasi partilerin finansmanı şeffaflaşmalı… Ekonomi kayıtlı hale gelmeli… Toplumsal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı… Demir yoluyla ulaşım artırılmalı…

     Bilgili olacağız, cesur olacağız, kararlı olacağız, söz veriyoruz.

     Not: “Yönetenlerin, bilimden ve akıldan uzaklaştıkları için” yerine, “yönetenlerin bilgi bütünlüğünden uzaklaştıkları için” demek gerekir.

     “Geleceği doğmalarda aramak” yerine, bilgi bütünlüğünü öğrenmek gerekir, demek gerekir. Laiklik, bilgi bütünlüğü olur. Dini bilgi inanarak öğrenilir. Dünya bilgisi, sorgulanarak öğrenilir.

     “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” Kuralı, dünya bilgisidir. Egemenliğin yeryüzüne inmesi, dünya bilgisi kuralı olur. Dini bilgiye göre, dünya Allah’ın nimeti ve emaneti kabul edilir. Daha sonra, “Hakimiyet Allah’ındır.” sözü, tepki olarak söylenmiştir.

     Çocuklar, “Doğmaların, hurafelerin tutsağı mı oluyor?” yerine, dini bilgiyi inanarak öğreneceğiz, dünya bilgisini sorgulayarak öğreneceğiz, demek gerekir. Bilgi bütünlüğünü anlatmak gerekir.

     “Aklı ve bilimi uygulamalıyız.” yerine, dini bilgiyi inanarak öğreneceğiz. Dünya bilgisini, sorgulayarak öğreneceğiz, demek gerekir. Akıl hem dini bilgi hem dünya bilgisi için gerekir. Burada inanmak ve sorgulamak ayrımı vardır.

Share
551 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...