logo

12 Mayıs 2022

İMAMOĞLU


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Ekrem Bey’in son dönemde yaptığı açıklamalar, mitingler, attığı tweetler, verdiği pozlar tartışılmasına neden oluyor. Önce Nagehan Alçı ve Ertuğrul Özkök gibi isimlerle verdiği pozlar tepki çekmesine neden oldu. Bu tepki elbette haklıdır. Nagehan Alçı isimli şahsın gazetecilik sıfatı ile bugüne kadar neler yaptığı ortada iken Ekrem İmamoğlu’nun da aynı şahsa sahip çıkıp baş köşede yer vermesi izah edilecek bir durum değil. Hatasından dolayı özür dileyecek yerde kalkıp “vız gelir tırıs gider” gibi kaba bir üsluba girişmesi hatasını katmerledi. Bu ifadeden dolayı yarım ağız özür dilemesi kimseyi ikna etmeye yetmedi.   

Bir diğer hatası da Fenerbahçe gibi İstanbul’un üç büyük kulübünden bir tanesinin başkanı ile girdiği polemik. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Başkanı aynı zamanda ülkemizin en önemli kuruluşlarından biri olan Koç Holding’in sahiplerinden. Ancak Ali Koç Fenerbahçe Divan Kurulu toplantısında “Kulüp Başkanı” sıfatı ile konuşmuşken Ekrem İmamoğlu’nun buna cevaben attığı tweetinde “Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili” sıfatı ile hitap etmesi düpedüz terbiyesizliktir. Hem Fenerbahçe Spor Kulübü’nü tanımamak anlamına gelir, hem de Koç Holding’in konuyla ilgisi olmamasına rağmen meselenin içine çekilmesi için beyhude çaba anlamına gelir. Öncesinde Fenerbahçe Spor Kulübü Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar’ı ziyaretinde hediye ettiği kitapların içeriğinde Fenerbahçe’ye hakaret içeren ifadelerin yer almasından dolayı da herhangi bir söz söylemedi. Ekrem Bey’in son dönemde yaptıklarını sıralarsak

– Geçmişte yaşananlar umurumda değil Nagehan Alçı’yı istersem yanımda oturturum.

– İstanbul Belediye Başkanı’yım ama Trabzon’da Rize’de miting yaparım.

– İstanbul Belediye Başkanıyım ama İstanbul Kulübü Fenerbahçe’ye hakaret eden kitapları hediye eder özür de dilemem.

Gibi sonuçların karşımızda olduğunu görüyoruz. Ekrem İmamoğlu bu hatalarını kabul edip doğruları yapmaya dönerse siyaseten kaybetmez. Yok bu konularda kendi tabanı ile çelişir, yarası kalplerde taze olan işlere imza atan gazetecileri baş tacı eder, İstanbul’un milyonluk taraftarlara sahip kulüplerinden birine hakarete devam ederse siyasi hayatı hızla sona erer. Sol siyaset biat ederek hataları görmezden gelen seçmenlere sahip bir siyaset alanı değil. Bu yüzden yaptıklarının karşılığı mutlaka önüne konacaktır Ekrem Bey’in. Kafasını başka yöne çevirerek bu sıkıntılardan kurtulması da mümkün olmaz.

FETÖ’nün ele geçiremediği, Mesut Yılmaz’ın siyasi hayatını bitiren Fenerbahçe’ye meydan okumak, kendisine oy veren kitlelerin nefret ettiği kişileri otobüsünde ağırlamak Ekrem İmamoğlu’nu bundan sonraki siyasi hayatında ancak Trabzon Belediye Başkanı yapar. Daha da ötesine geçemez. Derhal toparlanması dileği ve ilk günkü heyecanına dönmesi dileği ile…

Share
552 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...