logo

01 Eylül 2023

İyilikten ve doğruluktan ayrılmanın sonu hüsrandır


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

    Sevgili okurlarım; İnsanların konumlarının ne olduğunu ve nasıl bir kişiliğe sahip olduklarını öğrenmek için, ara sıra bazı deneyler yapıyorum.

     Kısa süre önce yaptığım bir deneyi sizinle paylaşacağım.

     Ben; şu anda bir inşaat firmasında gündüz bekçilik yapıyorum. Bir pazar günü firmada çalışan yoktu, sadece demircilerin saat 10:00 civarında geleceğinden beni haberdar ettiler. Kendi kendime “bu demircileri bir tecrübe edeyim, bakalım nasıl bir tabloyla karşılacağım” dedim. Gerçi büyük oranda nasıl bir şeyle karşılaşacağımı tahmin ediliyordum, ama yinede ön yargılı olmamak için denemenin en sağlıklı yöntem olduğuna kanaat getirdim.

     Demircilerin beni göremeyeceği bir yerde gelmelerini bekledim. Saat: 11:00 gibi baktım geliyorlar, hemen şantiye ofisine girdim. Gidip işçilerin yattığı yataklardan birine yattım,  onların beni uyurken görecek bir ortam hazırladım, beni gördükleri ana kadar bekledim. Demirciler beni yatarken gördükten sonra kalktım  ve demircilere “sıcaktan başım döndü biraz yatağa uzandım” dedim.

     Ertesi gün sabah geldiğimde baktım ki, şantiye şefi dahil benim yattığımı duymayan kalmamış.

     Demirciler çay molası verdiği bir sırada yanlarına gittim.

     “Arkadaşlar, siz Müslümansınız” dedim.

     “Elhamdülillah müslümanız” dediler.

     ” O zaman bir insanın kabahatini ifşa etmenin islam dinine büyük günah olduğunu, kabahatini gizlemenin çok sevap olduğunu bilmeniz gerekir, bir insanın rızkına engel olmakta yine büyük günahlardandır, ayrıca benim size en ufak bir zararım olmadığı gibi benim yaptığım işin sizi alakadar eden bir tarafı da yok. Anlamadığım şey,  bana kötülük yapmakla ne gibi bir kazancınız oldu” dedim.

     Bu olay toplumun ne hale geldiğinin açık ölçüsüdür. 

     Allahın iman edenlere  emri “kötülükten sakınınız,  iyilikte yarışın” yönündedir. Maalesef insanlarımız tersini, iyilikte değil kötülükte yarışıyor. İslama göre yasak olan kötülükleri yapmak normal kabul ediliyor. Bir toplumda kötülük yapmak normal bir şeymiş algısı oluşunca, o toplum büyük bir çöküşün eşiğindedir. Tarihte iyilikten ve doğruluktan sapan ve kötülüğü normal kabul eden toplumların sonu hüsran  olmuş.

     Bu olgunun en açık delili, kuranın kıssalarıdır .

Share
475 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...