logo

Kimin ne olduğu ortaya çıksın

     Sevgili okurlarım; öncelikle bir konuya açıklık getireyim. Irkçı, dinci, mezhepçi, tarikatçı yapılanmalar Türkiye halkı için en tehlikeli yapılanmalardır. Adı geçen oluşumlar, bölücü, ayrıştırıcı, fitne fesat yuvalarıdır. Ben kendimi bildim bileli, Türkiye halkı bu oluşumlardan çok çekti, halen daha çekiyor. Türkiye halkının birliğine, beraberliğine en büyük darbeyi, en çok zararı veren söz konusu şer yuvalarıdır. Benim açımdan alevi-sunni gibi, iman açısından alevi-sunni gibi hiçbir hükmü olmayan, insanlar arasına nifak koyarak, yapay çelişkilerle düşmanlık yaratan gerici anlayışlar, tehlikeli yapılanmalardır. Benim düşüncem, böyle olduğu halde, kendimi bildim bileli alevi bir ailenin çocuğu olduğum için, suni gericiliğinin çok aşağılayıcı sözlerinin hedefi oldum. Yobaz takımının alevi toplumuyla ilgili sözlerini ne inanç kitaplarında, ne de genel insanlık hukukunda yeri olmadığı halde, yinede utanmadan ahlaksız iftiralarına devam etmekteler. Gayrı bu konulara girmeyelim, yaralar kapansın. Bize zararından başka hiçbir faydası olmayan şeylerden vazgeçelim diye gayret ediyorum ama olmuyor.

     21. yüzyılda da bu rezillikler yakamı bırakmıyor. Bir hafta önce, sunni ağırlıklı bir partinin çok koyu savunucusu olan iş arkadaşım facebooktaki paylaşımında şöyle yazmış: “Eğer yabancılar Türkiye’yi işgal ederlerse kana kan, cana can savaşacağım, sen yatağının altına saklanacaksın”

     Tabiî ki, o sözü kibarca söylemiş. Demek istediğini anladım, Anadolu halkı bu sözü; “Karısının eteğinin altına saklanmak” olarak söyler.

     Bende ona cevap olarak; Dedemle iki kardeşi Kurtuluş savaşında işgalcilere karşı savaştığını, dedemin kardeşi Mehmet’in Erzincan’daki çatışmada şehit olduğunu Şayet, benzer durum olurda işgal söz konusu olursa, atalarımın izinden gideceğimi kendisine yazdım.

     O da, dedemin kardeşi Mehmet ile ilgili alaylı sorular sormaya başladı.

     Ben, doğru meyse olduğu gibi yazdım.

     O, sonuna kadar ukalalığına devam etti.

     Ben, o şahsın yaptıklarını normal karşıladım. Zira, bütün bu olgular gerici, yobaz bir zihniyetin ürünüdür. Onlara göre, aleviler vatanın bağımsızlığı, halkının özgürlüğü için savaşamaz, şehit olamaz. Halbuki, kurtuluş savaşında sizin padişahınız işgalcilerle işbirliği yapmıştı. Ama, aleviler top yekün savaşmışlardı. Bana vatanseverlik taslayan vatandaş ve onun zihniyetine sahip olanlar size diyorum ki; kimin kurtuluş savaşına katıldığını, kimin şehit olduğunu devlet biliyor. Hiç kimsenin ismi kayıp değil, Anadolu da yaşayan toplumların hepsinden kurtuluş savaşına katılanlar olmuştur. İşgalcilerin işbirlikçilerini de, işgalcilere karşı savaşanları da devlet biliyor. İsterseniz, araştıralım kimin ne olduğu ortaya çıksın. Sözü uzatmanın anlamı yok. Gelin, bize faydası olmayan kısır döngüleri hayatımızdan çıkarıp atalım. Azıcık aklınızı kullanın, düşünün. Mezheplerin, tarikatların İslam toplumuna en ufak bir faydası var mıdır. Hayır yok. İslam toplumunun gelişmesine, ilerlemesine, birliğine, beraberliğine hiçbir yararı olmamış ve olmuyor. Zararlarının haddi var hesabı yoktur. İslam toplumunun bünyesindeki mezhep ve tarikat hastalığı bu toplumu çürütüp, yok ediyor. Hastalık son evresindedir, şimdi kurtulmazsak yarın çare tükenir. Siz bilirsiniz, ya şimdi, ya hiç bir zaman.

     Bugün kendisine Müslüman diyen, münafık yapılanmalar yok olursa gerçek islamın yolunun açılması mümkündür. Son tahlilde, batıl yok olmaya mahkumdur. Zira gerçek olan haktır.

Share
2155 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?