logo

06 Kasım 2021

KİRACININ BİTMEYEN DERDİ


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Kiracılık dar ve orta gelirli insanların dünya üzerinde yaşayıp barınabilmek için mecbur kaldıkları bir durum. Kaçınılmaz olarak kira parası, artışı, kiranın şartları gibi konularda çokça ihtilaf çıkıyor.

            Son günlerde ev sahiplerinin artan enflasyon ve aslında enflasyon oranının gerçeğin hayli altında açıklanması gibi nedenlerle kira artışını yüksek talep etmelerine şahit oluyoruz. Bu konu geçmişten günümüze çeşitli hukuki ihtilaflar yaratan bir konudur. Borçlar Kanunu’nda kira artışı konusu netleştirilmiş durumda. Kira sözleşmesinde daha fazla yazsa bile kira sözleşmesinin bitimini takip eden ayda açıklanan 12 aylık TÜFE ortalamasını geçmeyecek şekilde bir kira artışı mümkün olabilecektir. Bazı ev sahipleri daha yüksek olan ÜFE oranında kira artışı yapmak istemekteler. Ancak bunun bir yasal dayanağı söz konusu değildir. Yani kira artış dönemi geldiğinde geçmiş 12 ayın TÜFE ortalaması ne ise “en fazla” o miktarda artış yapılması mümkündür. Bu miktarın üzerinde kira artışı talep edilir ise kiracının bu artışı kabul etme zorunluluğu yoktur. Ev sahibinin de yasal orandan daha fazla artış yapmadı diye kiracıyı tahliye ettirme imkânı olmayacaktır.

            Kiracıların en önemli yükümlülüğü kararlaştırılan günü geçirmeden kirasını tam olarak ödemektir. Şayet yasaya uygun biçimde TÜFE oranında artış yapıp kirasını da gününde ödüyorsa, üzerine düşeni yapıyor demektir. Uzun yıllardır oturan kiracılar hep TÜFE oranında artış yapmış ise emsal evlere göre kira miktarı düşük kalabilir. Eğer gerçekten uzun yıllardır kiracılık söz konusu ise ve emsal evlerin kira bedelleri ile arada fahiş bir fark oluştu ise bu durumda ev sahibi Mahkemeye başvurup kira tespit davası da açabilir. Ancak arada önemli bir fark oluşması lazım piyasaya göre bir miktar düşük kira ödenmesi, eski kiracı olmanın bir getirisidir ve bu durumda kira miktarı değişmeyecektir.

            Herkesin bir gün ev sahibi olması dileğiyle… 

Share
485 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...