logo

18 Ocak 2021

KİŞİSEL VERİLER VE GİZLİLİK


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Akıllı telefon ve kamera kullanımının artışı ile özel hayatın gizliliği ve kişisel veriler alanı hem büyük yara aldı hem de önemi arttı. İnsanların rızası olmadan görüntüleri, özel konuşmaları ve diğer kişisel bilgileri depolanmaya ve kullanılmaya başlandı.

Hemen herkesin kullandığı whatsapp uygulamasının kişisel verilerin ve özel görüşmelerin tümünü kullanma iznini kullanıcılarından talep etmesi ile kullanıcıların büyük kısmı başka uygulamalara geçtiler. Whatsapp ın bu izni istemesi basit ticari kaygıların yanı sıra gerektiğinde istihbarî bilgi üretmek için de ihtiyaç duyduğu bir izin. Burada dikkat çeken bir husus Whatsapp ülkemizde bunu yapmayı hedeflerken, Avrupa Birliği ülkeleri için böyle bir girişimde bulunmadı. Sebebi AB’de kişisel verilerin korunması alanında önemli yasa ve düzenlemelerin bulunuyor olması. Kişisel verilerle ilgili ülkemizde de ilgili yasalar mevcut. Ancak demokrasi ve insan haklarına saygı anlamında bir hayli gerilerde olduğumuzdan olsa gerek, Whatsapp’ın gözünde de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kişisel verilerinin ya da haklarının bir kıymeti olmadığı anlaşılıyor.

Demokrasi, basın özgürlüğü, yargı bağımsızlığı gibi kavramları küçümseyip biat kültürü gelişen bir ülkede bireyin de birey olmaktan çıkıp kul olacağı, dolayısıyla kişisel veri, insan hakkı gibi kavramların da artık gereksiz olacağının basit bir göstergesidir bu durum. AB vatandaşları için yapamadığını bizim için yapmaya çalışan bir uygulama var karşımızda. Elbette ABD’nin oyunları, küresel güçler “böyyük Türkiye’ye, uçuşa geçen ekonomimize düşman” edebiyatına inanan ciddi bir kitle mevcut. Onlara göre her olay bu şekilde açıklanıyor zaten.

Çocuklarımızın, gelecek nesillerin böyle ikinci sınıf dünya insanı gibi algılanacak olması benim canımı ziyadesiyle sıkıyor. Cumhuriyet, bu ülkenin çocuklarını birinci sınıf yapmak için gereken her şeyi vermişken, alt lige düşmeye izin vermemek gerekli.

Vatandaşların hükümete destek olan(devletin yanında yer alan, vatansever) , hükümete muhalif olan (vatan haini, terörist) olarak ayrılması tuzağına düşmemek, kutuplaşmayı düşmanlığa çevirmemek, hep beraber medeni ülkenin hak sahibi insanları olarak kalabilmemiz dileğiyle.

Share
1401 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...