logo

09 Şubat 2022

KÖY ENSTİTÜLERİ VE ERDOĞAN


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan, Köy enstitüleri ile ilgili “milletin değerlerine karşı ideoloji yükleme aracı haline geldiği için kapatıldı” demiş. Bakın dostlar, eğer kapatılmayıp yoluna devam edebilseydi bu gün ülkemiz her açıdan Norveç, Hollanda, İsveç ve Fransa seviyelerinde olurdu, hatta onlardan daha da üstte olabilirdi. Eğitim böyle bir şey. O yıllarda köy enstitülerinde verilen eğitim bu gün verilemiyor bu kadar basit sn. Erdoğan bu konuya neden girdi bilemiyorum. Ama, söylediklerinin gerçeklerle uzak yakın alakası yok. Milletin değerleri neymiş bu günde olduğu gibi kadınımızı, kızlarımızı yok saymak mı insan yerine koymamak mı Nazım Hikmet’in dediği gibi “soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen mi”  bakın arap kültüründe böyle olabilir şunu kimse unutmasın, biz Arap değiliz bizim öyle bir kültürümüzde yok.

     Gelelim gerçeklere ve doğrulara, bu okullarda karma eğitim vardı. Yani Anadolu da kaderine terk edilmiş kızlarımız, bu okullarda erkek arkadaşları ile birlikte okuyorlardı ve bu kızlarımız öğretmen olup, eğitim ordusuna katılıyorlardı, cahil halkımız bir şeyler öğreniyor ve bilinçleniyordu buda en başta toprak ağalarının, sonra siyasilerin hiç işine gelmemeye başladı. Çünkü, cahili yönetmek kolay.

     Yıl 1940’lar  bakın bu okulda okuyan kızlı erkekli çocuklarımız ne eğitimi alıyordu. Türkçe, matematik, fizik, Kimya, resim, müzik, tarih, coğrafya, psikoloji, sosyoloji, pedagoji, spor, sağlık, makine, motor, fotoğrafçılık, kooperatif, ziraat, bağcılık, seracılık, ağaççılık, sütçülük, konservecilik, hayvancılık, arıcılık, daha bitmedi tavukçuluk, balıkçılık, ipek böcekçiliği, inşaat,demircilik, marangozluk, dokumacılık, biçki dikiş, ev idaresi, yemek, meslek dersleri ayni zamanda uygulamalı idi inşaat yapıyor, tarlada çalışıyorlar, fırında ekmek dahi pişiriyorlardı, laboratuvarları vardı deney yapıyorlardı, Klasik müzik, halk müziği öğreniyorlar piyano, keman, akordeon, mandolin, mandolin, bağlama çalıyorlar Mozart, Beethoven dinliyorlar, resim yapıyorlar Efes’te, Bergama’da Arkeoloji çalışmalarına katılıp eğitim alıyorlardı, sinema, tiyatro salonları bile vardı, voleybol, futbol, tenis oynuyorlardı. Günlük gazeteleri vardı, dergi okuyorlardı çok değerli hocalardan eğitim alıyorlardı sevgi, saygı, hoşgörü esastı, hukuk, demokrasi öğretiliyordu.

     İnanılır gibi gelmiyor, değil mi dostlar. Ama, maalesef gerçek bu 1940’lı yıllar ve verilen eğitime bak, birde gelelim bu günlere milletin değerlerine karşı olmayanlara bir bakalım.

Karaman’da tarikat yurdunda 45 yoksul köylü çocuğumuza tecavüz ediliyor yaşları 9-10, Dikilide adres yine tarikat yurdu 7 yoksul köy çocuğumuza tecavüz ediliyor, içlerinde zihinsel engelliler var, yaşlarımı 11-12, yine tarikat yurdu satırla başını gövdesinden ayırdılar bir çocuğumuzun, Konya Balcılarda yine denetimsiz bir tarikat yurdu gaz sıkışmasından meydana gelen patlamada 17 gariban köy çocuğumuz, Adana Aladağ’da yine izinsiz bir tarikat yurdunda çıkan yangında 11 köy çocuğumuz yanarak öldü.  Son olarak 18 yaşında Enes isminde bir çocuğumuz yine bir tarikat evinden kendini atarak canına kıydı, milletin değerlerine karşı olan nedir buyurun tartışalım, o köy enstitülerinde karma eğitim olduğu halde ve o yıllarda en ufak bir olay yaşanmamıştır hangisi doğru dersiniz.

     KOMBİYİ KIS – PORSİYONU KÜÇÜLTÜN

     Zamların ardı arkası kesilmiyor, vatandaş gerçekten geçim sıkıntısında faturalarını ödeyemiyor, sıkıntı gerçekten büyük ama bizi yönetenler hala bunun farkında değil daha doğrusu göremiyorlar yapmayın bunları şu zamanda yapmayın alay eder gibi, yazlık kışlık sarayların inşaatı, onarım ve araç alımları için bu yıl harcanacak para ne yazık ki 470 milyon TL., nedir saray ne işe yarar millet evinde yakacak odun bulamıyor, bu arkadaşlarda çıkıp kombiyi kısın porsiyonları küçültün diyebiliyor, çok yazık çok.

     VATAN HAİNİ

    Dört nala gelip uzak Asya’dan Akdeniz e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek halıya benzeyen toprak, bu cennet bu cehennem bizim.

Sarışın bir kurda benziyordu ve mavi gözleri çakmak çakmaktı, yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu, bıraksalar ince uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.

     Sevgili dostlar bu dizeleri ve yüzlercesini yazabilen bir vatansevere vatan haini diyebildiler bu ülkede, bunu söyleyenler veya buna inanalar büyük ustanın kurtuluş savaşı destanını okusun yeterli inanın özür dilerler.

     Nazım Hikmet 120 yaşında, sevgi ve saygıyla.

     Kalın sağlıcakla… 

Share
512 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TRT, İBB DAVALARI VE SN. BAHÇELİ

    04 Nisan 2026 Yazarlar

         Bu yaşlara geldik, uzun bir sürede yönetici olarak siyasetin içinde olduk, nelere şahit olduk, neler yaşadık ve ne liderler gördük, oturup yazsak kitap olur. Ama, bir kişi var ki, hükümetin de destekçisi, aslında ortağı olan MHP’nin lideri Devlet Bahçeli, ya bilerek veya bilmeyerek yapıyor, söyledikleri ile toplumu oyalıyor ve kandırıyor, sn. Bahçeli, ekonomiyi desteğiniz sayesinde birlikte batırdınız diyebiliriz. Ama, hala bu tek adam rejiminden vazgeçmiyorsunuz, sonra da birlik olalım, iç cepheyi güçlendirelim diyors...
  • BOZBEY TUTUKLANIRSA NE OLUR…?

    31 Mart 2026 Yazarlar

         Seçimle alınamayan yerler, bir dizi operasyonlarla alınmaya devam ediyor.      Bunun en büyük örneklerinden birisi; İSTANBUL...     İstanbul da, CHP Meclis üyelerinin çoğunlukta olması, belediyenin haliyle CHP'de kalmasına sebep oluyor.     Ama, Bursa öyle değil…      Bir çok il de olduğu gibi, seçmenin iradesine ipotek vuruluyor, seçmenin kararına saygı gösterilmiyor…      Burada şu soru akla geliyor.  ...
  • SU

    30 Mart 2026 Yazarlar

    Su yoksa hayat da yoktur. Su hayattır, su kutsaldır Suyun aktığı yerde medeniyet yeşerir, yolun geçtiği yerde insan çoğalır. Tarih boyunca yerleşimler nehirlerin kıyısında kurulmuş, savaşlar bile suya erişim için verilmiştir. Bugün de değişen bir şey yok; sadece mücadelenin biçimi daha karmaşık, daha görünmez. Peki, böylesine hayati bir kaynağa sahip olduğumuz hâlde neden susuzluk konuşuyoruz? Türkiye, coğrafi olarak “su zengini” bir ülke değildir; aksine “su stresi yaşayan” ülkeler kategorisine giderek ya...
  • BU ŞARTLARDA BAYRAM KUTLAMAK..!

    20 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Eğer, Ordular karşılıklı çatışıyorsa onun adı savaştır. İnsanlık tarihine bakarsak sadece Orduların savaştığı savaşlar, savaş olarak kabul edilmiştir. Silahsız, savunmasız masum insanlara yapılan katliamlar, insanlık suçu olarak kabul edilmiştir ve bu suçu işleyenler, Birleşmiş Milletler kararlarına göre yargılanması gerekiyor. Bu bağlamda, Gazze’yi yerle bir edip, on binlerce savunmasız masum insanı katleden katil Netanyahu ve siyonist İsrail devletine karşı çıkan, Türkiye ve İran devletleri dışında, düny...