logo

30 Mart 2021

MERKEZ BANKASI, BİLİM VE BAZI PIRIL PIRIL KAFALAR


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Ülkemizde yaşanan gelişmeler yıllardır hız kesmez. Sürekli gündemi takip etmek insan ömrünü kısaltsa da mizah için zengin bir ortam mevcut. Merkez Bankaları ülkelerdeki fiyat istikrarını sağlamak ve bu kapsamda hükümetin ekonomi politikalarını desteklemek üzere ortaya çıkmış yapılardır. Aynı zamanda Merkez Bankaları siyasi iktidara bağımlı olurlarsa enflasyonun her zaman yükseldiği ve fiyat istikrarının bozulduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuş bir bilgidir.

            Bilimsel bilgilerin dikkate alınması ve uygulanması, aksi halde zararın oluşacağı bu durumu eğitim hayatında gören insanlar tarafından kolaylıkla bilinen ve tartışılmayan konulardır. Bu yüzden “okumak” önemlidir. Önemli ve kritik işleri bu yüzden “okumuş” lar yapar. Bilimsel bilginin ne demek olduğunu bilmeyen biri doktor olamaz mesela. Doktorluk yapmaya kalkışınca da etrafta çokça gördüğümüz üzere ya insanları sakat bırakır ya da öldürür. Merkez Bankalarının bağımsız olması gerektiği, aksi halde ülke ekonomisinin zarar göreceği de bir bilimsel bilgidir. Bu bilginin aksine davranınca zarar oluşup oluşmayacağını bilmek için bu bilgi yeterli iken, ülkemizde illa denenmesi gerekiyor. Bu bilgiler ve bilim hiçbir şekilde ciddiye alınmadığından, sürekli kötüye gidiyoruz. Bu gidişle de ekonomi ya sakat kalacak ya da ölecek. Elbette bazı pırıl pırıl kafalar hemen konunun Merkez Bankası’nın bağımsız olmaması ile değil dış güçlerle ilgili olduğunu yazıp rahatlıyorlar. Örneğin profilinde hayat üniversitesi mezunu yazan biri, ekonomi profesörüne ders vermeye kalkabiliyor. Bunlar komik olduğu kadar trajik olaylar.

            Ben yine de bir örnek vereyim;

Yapılan bazı ampirik çalışmalar da merkez bankası bağımsızlığı ve enflasyon arasında ters yönlü belirgin bir ilişki olduğunu gösteriyor (1992, Cukierman, Webb ve Neyaptı).- https://tr.euronews.com/2020/11/07/merkez-bankaları-neden-bağımsız-olmalı

Anılan çalışma kapsamlı biçimde siyasi müdahalelere maruz kalan Merkez Bankalarına sahip ülkelerde ekonominin kötüye gittiğini ve enflasyonunun yükseldiğini ortaya koymuştur. Çalışmayı yapanlar gâvur olduğundan dikkate alınmayabilir. Gerçi deneyip aynı sonucu elde ettiğimizde de dikkate alınmıyor. Sorun bir şekilde Merkez Bankası’nın bağımsız olmasında değil, başka bir yerde aranıyor, sonra buna inanılıyor.

            Yapılan Anayasa değişikliğinin ve kontrol/frenleme mekanizması olmayan bir başkanlık sistemine geçilmesinin ne denli yanlış olduğu böyle örneklerle ortaya çıkıyor. Genel seçimler sonunda bir başka partiden bir başka kişi Cumhurbaşkanı olsa da sorunlar çözülmeyecek. Mevcut sistem çok fazla sorun üretme potansiyeline sahip. TBMM’nin onayladığı bir sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılması hukuken imkânsızdır. Birinci sınıfı bitiren, Anayasa Hukuku dersini de geçmiş olan bir hukuk öğrencisi için çok basit bir bilgidir bu. Ancak mevcut sistemde bunu engelleyecek bir mekanizma yok. Bu yüzden parlamenter sisteme dönülmese bile dünyada örnekleri olan daha demokratik başkanlık sistemlerinin mekanizmalarına benzer anayasal mekanizmalar getirilmesi için anayasa değişiklikleri yapılması zorunluluk haline gelmiş durumda. 

Share
1273 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...