logo

01 Mart 2026

Neler oluyor


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

Değerli Okuyucular,
Kadirşinas Dostlar..
Bunaldık artık diyebilirim. Gündem o kadar hızla değişiyor ki, şaşırıyoruz. Hatta anlamak, duymak, düşünmek bile istemiyoruz diyerek, Aralık ayında ki yazıma aynı başlık ve giriş ile başlamışım. Aradan geçen zamana rağmen konular değişmiş, ancak bizim iç dünyamızda ki fırtınalar değişmemiş, durulmamıştır. O vakit gündemde oluşan siyasi durumdan hissettiklerimizi aktarmaya çalışmıştım.
Bu kez tamamen kendi düşüncelerimi yazacağım. Çarşı pazardan, sosyal hayatımdan duyduklarımı, dinlediklerimi aktarmak istiyorum. Hakikaten bir şeyler oluyor, olmaya devam ediyor.
Size, Ortadoğu da planlanan gelecekten, Ukrayna – Rusya savaşından veya Amerika’nın çılgın kovboyunun yaptığı Venezuala Maduro baskınından, Meksika iç karışıklığından bahsetmek istemiyorum. Veya komşumuz İran’a her an olabilecek muhtemel bir kovboy saldırısından söz etmeyeceğim. Bu olanlara dünya seyirci olarak uzaktan bakıyor. Birleşmiş Milletler Teşkilatı bile seyirci kaldığına göre, yapacağımız bir şey kalmamış demektir. “Atı alan Üsküdar’ı geçti” derler bu duruma.
Bir ara bu veciz sözü , dünya liderimiz, Cumhurbaşkanımızda bir vesileyle ekranlardan söylemişti. Bende, bizde, siz de hepimiz seyretmiştik. Seçimlerin sonuçları için değerlendirme oluşumuna…, ifade etmişti. Hafızanızda kayıtlı olarak duruyordur eminim.
Hatırlayınız lütfen. Ancak, bütün bu gerçekler bir tarafa, şu an mutfakta ateş var. Tencereler doldurulamıyor, büyük bir kitle emekliler ve asgari ücretle çalışanlar, işçiler bundan muzdarip. Maalesef açlık sınırının altında bir yaşamları var. İktidarın kendilerini enflasyon canavarına karşı koruyamadığına inanıyorlar. Gerçekten bu ekonomik bunalıma çare bulunamadı ve görünen o ki, çare de bulunamayacak. Halkımız borç batağına batmış durumda. Milletin büyük bir bölümü icraya düşmüş durumda. İcra daireleri 24 milyondan fazla dosya, ve 6 trilyon liralık dava ile borç takibinde. İktidar ise, yaptığı 2026 yılı için meclisten geçirdiği bütçesini bile denk bütçe olarak kullanamıyor. Her ay bütçe açığı ile karşı karşıya kaldığı gerçek. Çünkü tasarruf tedbirleri bile uygulanamayan bir anlayışla yürütülüyor.
Diğer yandan gençlerin umutlarını kaybettiği, ev ve evlilikle yuva kurmak hayallerinin yok edildiği bir gerçektir. Fırsat ve imkan bulabilen iyi yetişmiş gençlerimiz, gelişmiş batı ülkelerine gitmeye çalışıyorlar. Kadınlarımız mutsuz ve güvensizdirler. Milletin efendisi olması gereken çiftçilerimiz, köylümüz yüksek maliyetler dolayısı toprağından üretimden uzaklaşmaktadır. Hayvancılık yapılabilecek halden çıkmıştır. İnsanımız protein ihtiyacını karşılamak tan acizdir. Kobilerimiz, Esnafımız da kira, stopaj, vergi ve kredi faizleri altında bunalmıştır. İş, üretim yapamamakta kepenk kapatmak zorunda kalmıştır. İşsizlik hükümetimizin bütün çabasına rağmen artmakta, ekonomik açıdan insanlarımız çaresiz kalmaktadırlar. Kaybettiğimiz varlıklarımız, sahip olduğumuz zenginliğimiz, satılmak istenen köprü ve otoyollarımız, gözden kaçmamakta aksine daha derin sorgulanmaktadır. Terörsüz Türkiye ifadeleri ile yapılmak istenenleri, necip Türk milleti ayan beyan görmektedir.
Çare olarakta değişim istiyoruz diyor.
Artık İYİ’lerin vaktinin geldiğini düşünüyor.
Önerilen ise vatandaş diliyle ERKEN değil HEMEN SEÇİM istemektedir.
Gününüz neşeli, verimli geçsin.
Sağlıcakla kalın, mutlu olun.

Share
1082 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...