logo

11 Mart 2019

ONLARIN SEÇİMİ


Para, pul, mal, mülk, makam, mevki sahipleri seçime gidiyorlar. Onlar, kendi aralarında belediye başkanlıkları için yarışacaklar, biz fakirler ve yoksullar onlardan birine oy vereceğiz. Günlerce yalan söyleyecekler, iftira edecekler, edep, erkan haya dışı sözler sarf edecekler, bu utanç verici amellerini göreceğiz, alkışlayacağız ve üstelik oyumuzu kendilerine vereceğiz.
Ne kadar trajik bir olay, öyle değil mi..?
Yarışan ve kazanan onlar, maydanoz olan biz.
Ne kadar akıllı becerikli ve dürüst olursa olsun, bir işçinin veya dar gelirli insanın belediye başkanı veya milletvekili olduğunu duydunuz mu, gördünüz mü…?
Duyamazsınız da, göremez siniz de…
Hiç bir parti bizleri kazanacağımız bir yerden aday göstermez. Zira, bizleri yönetmeye layık görmezler…Yönetmek onların işidir. Seçim sistemini de ona göre ayarlamışlar. Parası, pulu, malı, mülkü, makamı, medyası hepsi onların. O vakit, yönetmekte anaların ak sütü gibi haklarıdır.
Kendilerine, sömürmeyi, ezmeyi ve yönetmeyi. Bize de, sömürülmeyi, ezilmeyi ve yönetilmeyi layık görüyorlar.
Her hangi birimizin akıllı dürüst, yetenekli olması belediye başkanlığı veya milletvekilliği görevini çok güzel bir şekilde hakkıyla yapabilmesinin onların nazarında hiçbir önemi yoktur.
Çünkü, o makamlar kendilerine aittir.
Yeteneksiz, beceriksiz ve cahil bir kişide olsa fark etmez. Ezen ve sömüren sınıfından olsun istiyorlar.
Bu durum maalesef, Türkiye’de olduğu gibi ilçemizde de aynı şekilde devam etmektedir. Belediye başkan adaylarına ve meclis üyesi listelerine baktığımızda, ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınıza eminim.
Seçim; şimdiden onların kazananlarına hayırlı olsun. Bize de geçmiş olsun. Seçimden sonra eve gider bir bardak soğuk içeriz afiyet olsun.
Son olarak şunu ifade edeyim: benim eleştirim sömürü ve haksızlık düzeninedir. Bireysel olarak niyetleri salih olan kimi adaylar, bu yazının muhatabı değildirler. Asıl sorumlular herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. Tercih sizlerindir. Neresi size cazip geliyorsa, gidin oyunuzu oraya verin.

Share
318 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ekonomi kurmayları Bursa’da

    14 Haziran 2021 Yazarlar

          Esasen ben yazılarımda, genel bilgi ve ulusal ilgi konularından ziyade yerel ölçekte yazmak istiyorum. Gerçi yinede yerel kabul edilebilir bir konu. Özne Bursa idi.  Bursa’nın muhalefet gözünden bakılan ekonomik değerlendirilmesi ve çözüm önerileri anlatıldı.       Geçen hafta benim için özeldi. 4 ve 5 Haziran için önceden bilgilenmiştim, haberim vardı. Doğrudan Konularına hakim, uzmanlıkları bilinen iki akademisyen Prof. Dr. Hoca ve iki kıymetli Bürokrattan oluşan bir ekip olduğu...
  • Kurtuluş hak düzende

    14 Haziran 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım. Kestel YÖRE’nin bundan önceki sayısında, köşe yazarımız Mustafa Ülker, kardeşim yazdığı makalede güzel bir değerlendirme yazısı yazmış.      Tespitlerinin hepsine katılıyorum.      Zira, hepsi çok doğru sözlerdir.      Fakat eksik bırakmış, “niye eksik bırakmış” sorusuna gelince; sayın Mustafa Ülker, var olan gerçeklerin doğru bir analizini yapmış, iyi niyetli bir şekilde bu durumla ilgili fikirlerini dile getirmiş, Türkiye’de dik d...
  • ŞİKE KUMPASI VE FETÖ

    14 Haziran 2021 Yazarlar

                FETÖ illeti devleti devlet yapan tüm ayakları kanser haline getirmişti. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz yargıdır. Tüm ihanetlerini ve operasyonlarını yargı üzerinden gerçekleştirdiler. Son on yıla damga vuran, halkı kendi içinde ayrıştıran o dönem iktidarın da sonsuz destek verdiği bu örgüt birçok kirli operasyona imza attı. Balyoz, Ergenekon gibi kumpaslar güncelliğini yitirse de zaman zaman dönüp bu operasyonları hatırlamakta fayda var. Yargının silah olarak kullanılmasını, ba...
  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...