logo

01 Şubat 2021

PANDEMİNİN SONU VE İSPANYOL GRİBİ


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Salgın uzadıkça insanların ekonomik, sosyal, psikolojik durumları kötüleşiyor. Tahammül etmek gittikçe zorlaşıyor. Bir çok dükkan, şehirlerin hafızasını oluşturan mekan kapalı. Çoğu iflas bayrağını çekti. Elbette insanlık çok daha ağır bunalımlardan geçti ve hepsinden sonra da ayağa kalktı. Bu günler de geçecek, eski zamanlara dönülecek. Ancak bu dönemde büyük çöküşler yaşayan işlerini kaybeden insanlar için zararların telafisi mümkün olmayacak.

            Binalar yerinde dursa da yeni şehirler inşa etmek gerekecek. Eskiden gidilen lokantalar, barlar, kahvehaneleri yerinde bulamayacağız. Ama yenileri açılacak. Çocuklar eski sınıf arkadaşlarını bulamayacaklar. Ancak yenileriyle tanışacaklar. Belki eski dostların bazıları gitmiş olacak. Ama yenileriyle tanışacağız. Umutsuzluğu körükleyip dünya hep böyle olacakmış gibi karamsarlık içinde olmak durumumuzu daha da zorlaştırmakta.

                        Geçen yüzyılda şu anadaki salgın hatalıktan kat kat fazla insan öldüren dünyayı kasıp kavuran İspanyol Gribi yaşanmıştı. 500 milyondan fazla insana bulaşmış 50 milyondan fazla insanı öldürmüştür. Üstelik 18 ay gibi bir sürede ve Dünya nüfusu çok daha azken. Elbette o dönemde şu anda gibi ciddi tedbirler alınmamıştı ama belki de bu yüzden salgın hızlı yayılıp alacağını alıp gitti. Covid-19 a karşı ise ciddi tedbirler uygulandığından sayı çok daha düşük. Ancak yine de İspanyol Gribi gibi büyük bir salgın, Ortaçağ’da görülen veba salgını gibi büyük salgınlar insanlığı terk edip gittiyse onlar kadar ağır olmayan bu salgın da bitecek. Salgınlardaki rakamlar istatistik olarak kalsa da gerçek olan sevdiklerini kaybeden insanların acısıdır. Rakamlar ne olursa olsun 1 kişi ya da 100 milyon. Sevdiğiniz öldüyse sizin için acıdır. Bunların farkındayım ama insanlık tarihi çok daha büyük acıları atlattı. 

            Boş iyimserlik içinde olup tedbirleri zayıflatmak yanlış elbette. Ama son günlerde artan karamsarlık bulutlarını da yok etmek gerek. Yeni çözümler, yeni çıkışlar bulmalı. Buna kafa yormalı.

Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer. Sağlıklı günler.

Share
2365 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...