logo

13 Ağustos 2022

Pirim vermeyelim


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

Sevgili okurlarım; “Kestel Yöre”nin geçen sayısında Ramazan Kestane, “CHP ve ön seçim” başlıklı  köşe yazısı yazmıştı, gayet isabetli bir tespitler yaptığı için kendisini tebrik ediyorum.

     Kimi CHP’li arkadaşları anlamakta zorluk çekiyorum.  CHP de ön seçim olsa ne olacak. Türkiye’nin bu gün karşı karşıya olduğu çok ciddi sorunların hangisi çözülecek, anlamış değilim. Türkiye toplumunun büyük bir kesimi, işsizlik ve pahalılık mağduruyken, insanlar kuru soğana muhtaç durumdayken, halkı bu dertten kurtarmak için gayret  edeceğimize, bütün enerjimizi bu amaç için harcamamız gerekirken, biz toplumun sorunlarıyla ilgisi olmayan ön seçim yapalım mı, yapmayalım mı konusuyla vakit geçireceğiz, vallah kimse kusura bakmasın şu anda Türkiye de ivedi sorun, toplumu bir an önce bu adaletsiz bozuk düzenden kurtarma sorunudur, bu işi de küçük hesapların peşinde koşan, kendi bekası için çabalayan, omurgasız siyasilerle kotaramayız bu saatten sonra. Türkiye’nin ülküsü olan, vizyon sahibi, erdemli siyasilere ihtiyacı var, geçmişte yapıldığı gibi  mezhepçi, ırkçı ve benzeri argümanlar kullanarak sıralamaya girmek için partiyi asıl görevini yapma yerine, gereksiz şeylerle meşgul eden anlayışa pirim verilmemeli. Zira, yıllardır siyaseti, Türkiye’nin temel sorunlarını çözmek yerine, parti ilgisi olmayan konularla meşgul edildi, şayet gerçekten iktidarı alıp toplumun adalet, eşitlik ve barış taleplerini yerine getirmek istiyorsanız, eski siyaset yapma alışkanlınızı terk etmek zorundasınız. Gayri anlayın, sizin yaptığınız siyaset şekliyle Türkiye de iktidar olma şansı sıfır, ha siz diyeceksiniz ki “bizim iktidar olma derdimiz yok, bizim derdimiz sıralamada iyi bir yere gelmek” o zaman Allah işinizi gücünüzü rast getirsin, şunu iyi bilin ki, Türkiye toplumunun bu tür siyasilere tahammülü kalmamıştır, bizim derdimiz ülkeyi ve halkı bu cendereden kurtarmaktır  gerisi hikaye.

     Size söyleceğim şudur; Adalet, Eşitlik ve Barış için mücadelede bizimle var mısınız yok musunuz..?

     İşin özü de sözü de budur.

     Yani bir kerede sıralama için parti içinde itişip kakışacağınıza, ülke ve toplumun yararı için gayret gösterin.

Share
521 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...