logo

27 Ağustos 2022

SAVAŞ  VE  DIŞ  GÜÇLER


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     TÜİK’e göre enflasyon % 80, aslında sokak enflasyonu % 150 nin altında değil, bunu beş yaşındaki çocuk bile biliyor, ama devleti yönetenlerin işine gelmiyor bırakın böyle devam etsin artık kimsenin umurunda değil, bu işi yaşayan biliyor biliyor da ülkeyi yönetenler hala bir çıkış arıyor ve yalan söylemeye devam ediyorlar. Hani bizi kıskanan Avrupa onların durumu bizden kötü gibi söylemlerle, ne kadar komik durumlara düştüklerini gördük. Son olarak Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan enflasyonun nedenini Rusya, Ukrayna savaşına bağladı  iyi de biz savaşa girmedik bu iki ülkede bize oldukça uzak ve sınırı yok ilginç olan yarısı savaşta yıkılmış Ukrayna da enflasyon şu anda % 21.5,  Rusya da ise % 15.9 bizde ise ikisinin toplamının iki katından fazla oda resmi olan, savaşa girmekten beter bir durum.

     İYİ Kİ  VAR  YA  OLMASAYDI

Adı: İbrahim Kalın Cumhurbaşkanı sözcüsü diye biliyoruz. Ne iş yapar, ne işe yarar bu güne kadar ben anlayamadım, iyide insanda biraz akıl fikir olur öyle bir resmi açıklama yapıyor ki, akıl alacak gibi değil bu kadarına da pes dedirtiyor. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Zeytinburnu Balıklı Rum hastanesinde bir yangın oldu bakın ne dedi bu arkadaş, “Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla olaya derhal müdahale edildi, can kaybı yok soğutma çalışmaları devam ediyor” yine “Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hastalar bir başka hastaneye sevk edildi.” Dostlar gerçekten böyle bir açıklamayı yapmak için insanın geri zekalı olması lazım. Yani C.umhurbaşkanı talimat vermese burası çatır çatır yanacak ve onlarca insan ölecekti öylemi. İstanbul itfaiyesi görevinin başında, İmamoğlu ve vali olay yerinde hemşiresinden doktoruna, polisinden itfaiyecisine, hastane personeline hepsi olağan üstü bir gayretle çaba sarf ediyor, yaşlı hastaları dışarı taşıyor, ama bu arkadaş “Cumhurbaşkanının talimatlarıyla” diye açıklama yapıyor, bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir resmi açıklama tam bir komedi.

Bunlar Türkiye’deki tek adam rejiminin bir gerçeğidir, bir başka deyişle hastane yangını bile iktidarın siyasi propagandası ve siyasi çıkarlarına dönüştürülüyor, ne kadar acı bir durum.

ARAP SEVİCİLİĞİ

     Bizim nesil çok iyi hatırlar 80’li yılların başında Bulgaristan’da yaşayan Türklere karşı bir soykırım başladı Türkçe yasaklandı, Türk okullar kapatıldı, camiler kapatıldı, cenaze yıkamak ve çocukları sünnet etmek dahi yasaklandı. Türk isimler Bulgarcaya çevrildi Belene kampında binlerce Türk çok zor şartlarda işkenceye maruz kaldı. Türkiye bu soydaşlarını almaz diye düşünmüşlerdi, tam tersi oldu 350 bin Türk vatandaşı çoluk çocuk yollara döküldü ve sınır kapılarımız açıldı, doğdukları toprakları evlerini bağ bahçelerini bırakıp anavatana geldiler. Çünkü, onlar Türk’tü baskıya ,zulme boyun eğmediler.

     Tam da o sırada, R.T.ERDOĞAN Refah Partisi İstanbul il başkanı idi, soykırımdan kaçan öz be öz soydaşlarımızın anavatana gelmesine kesinlikle karşıydı, devletin büyük bir hata yaptığını söylüyordu, bak burada Ahmet, Mehmet aç asgari ücrete talim ediyor diyordu, nereye yerleştireceksin bunları diyordu, Bursa’nın parklarında ahlaksızlığa başlıyorlar bu nasıl devlet anlayışıdır diyordu, asrın lideri o günlerde hatta Todor Jivkov’da gelsin diyerek alay diyordu.

     Soydaşlarımız geleli 33 yıl oldu, bir tanesi bile bir suça bulaşmamıştır, tarikat cemaat işlerine bulaşıp,  ülkemizi hiç biri sırtından hançerlememiştir, terör örgütleri ile ilişkileri olmamıştır, iş seçmediler onurlarıyla, namuslarıyla çalışıp ülke ekonomisine ciddi katkı koymuşlardır, hemen hepsi tahsilli insanlardı cahil değildiler sanatkar insanlardı, el becerileri yüksekti, kadınların çalışarak ülke ekonomisine ne kadar katkı koyabileceğini gösterdiler, komşusunu rahatsız edeni, borcunu ödemeyeni, kirasını ödemeyeni gören duyan var mı, esnaf oldular, iş veren oldular, namuslu, yurt sever evlatlar yetiştirdiler, avukat, mühendis, akademisyen oldular, asla devlete yük olmadılar ve yardım almadılar, müstesnalar hariç aksini iddia edecek bir kişi bulamazsınız. Kendi sektörümde Bursa’da Baykal makine, Durmazlar, Coşkun Öz, Şahinler, daha niceleri hepsi birer dünya firması oldular onlarla gurur duyuyoruz.

     Bizlerde köken olarak Kestel’imize 1890’lı yıllarda Osmanlı döneminde Bulgaristan’dan göç edip gelmişiz ve Kestel’imizin kurucu aileleriyiz.

     Şimdi bu gururumuz olan soydaşlarımızın anavatanına gelmesine karşı çıkan asrın liderimiz en ufak bir akrabalık ilişkimiz olmayan, tarih şuur birlikteliğimiz olmayan ,kara cahil, işsiz güçsüz mesleksiz ve kimliksiz milyonlarca Suriyeliyi hem de maaşa bağlayarak Türkiye’ye sokmasına ne diyeceğiz. İnsanımızın boğazından kesip 60 milyar dolar harcamasına ne diyeceğiz, tabur halinde ülkemize giriş yapan Afganlılara ne diyeceğiz.

Daha da ilginç olan son olarak asrın liderimiz Bulgaristan vatandaşlarına vizeyi kaldırdı.

Kalın Sağlıcakla…

Share
501 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...
  • Yolsuzluklar Karşısındaki Sessizlik

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         Bir ülkenin ekonomik dinamikleri, sadece rakamlar ve grafiklerden ibaret değildir; aynı zamanda o ülkedeki adalet, şeffaflık ve liyakat anlayışının da bir aynasıdır. Son yıllarda Türkiye'de en çok tartışılan, toplumun farklı kesimlerinde derin yankı uyandıran konuların başında hiç şüphesiz "kamu kaynaklarının kullanımı" geliyor. Geniş kitlelerin geçim mücadelesi verdiği, enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük yaşamı zorlaştırdığı bir dönemde, gözler doğal olarak gücü elinde bulunduran siyasi iradeye ve onun etrafınd...
  • DUMLUPINAR’DAN CUMHURİYET’E; BU MİLLETİN İRADESİ YIKILMAZ

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         Dumlupınar sadece bir meydan savaşı değildir.      Dumlupınar; bir milletin esareti kabul etmediğinin, vatanından vazgeçmediğinin ve kendi geleceğine sahip çıkacağının dünyaya ilanıdır.      26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da büyük bir zaferle sonuçlandı. Bu zaferin başında ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı.      O gün mesele yalnızca düşmanı topraklardan çıkarmak değildi. Mesele, Anadolu’da bağımsız ve egemen bi...
  • KRİZİN SEBEBİ NEDİR?

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         1) Sorun nedir ?      2) Sorun niye oluşur ?      3) Sorun nasıl çözülür ?      Her gün şikayet ettiğimiz yaşantımızla ilgili, bir çok soruna çare bulabilmek için yukarıdaki üç soruya cevap bulunması gerekiyor.      Birinci sorudan başlayarak kendi açımdan cevap vereceğim.      Birincisi, yaşantımızı zorlaştıran hadislere sorun deniliyor.      İkincisi, tabiat olaylarından kaynaklana...